dünyaitiraf.com

#özgürler 

9261.
dünyanın en saçma fobisine sahip olduğumu düşünüyorum: anadolu yakası!

ergenliğimde yaşadığım bazı duygusal travmalar sebebiyle tek başıma metrobüse binmekten inanılmaz huzursuz oluyorum.sırf metrobüs kullanmamak için ayvansaray'dan pendik köprüsü'ne 500t ile ayakta gittiğimi bilirim.
ve haliyle metrobüsün götürdüğü yer olarak anadolu yakasına zaruri işim olmazsa asla gitmek istemiyorum.murphy yasaları gereği her türlü zaruri işim stajım,seminerlerim,iş görüşmelerim hepsi anadolu yakası'nın ücra köşelerine denk geliyor.tuzla osb de 1 saatlik toplantı için trafikle birlikte 4-5 saat yol gittiğimi bilirim.böylece iş stresi ve anadolu yakası fobisi birleşip kombo oluyor,bir kez daha nefret ediyorum.artık anadolu yakası'nı ayrı bir şehir yapsalar da ben gitmek zorunda kalmasam!

ve kendimi birazcık tanıyorsam ya atanınca ya evlenince kurtköy'de yaşamak zorunda kalacağım*
devamını gör...
9262.
aynı renkte lalelerden oluşan büyük peyzajın içine karışan o tek farklı renkteki laleyi yolma fikri bazen çok saçma, bazen çok mantıklı geliyor.
devamını gör...
9263.
kimseyi düzeltmeye çalışmıyorum. kendimi ikna etmek zorunda hissetmiyorum. biri yanlış bir şey yaptıysa alınmıyorum, sadece soğuyorum. eleştirmiyorum, gözümden düşüyor. böylelikle bir sürü arkadaş kaybediyorum. pişman mıyım? hala değilim. ama hayatımda bazı insanlar var ki onlar düzelmek zorunda. yaptıkları yanlışların (bana yaptıkları) farkına varmalılar. çünkü onları seviyorum. onları benimsedim. sayıca çok değiller. bazen sabrımı öyle zorluyorlar ki, onları da diğerleri gibi görmemek için kendimi zorluyorum. en yakınım yaptığı aptalca davranışı hala kabul etmedi ve alınmamayı tercih etmeyi düşündüm. böylelikle umurumda olmazdı. "olsa da olur olmasa da olur" olacaktı. bana ne yanlış yaparsa yapsın düzeltmeye çalışmayacaktım. bir şeyler için teklif etmeyecek, böylelikle uzaklaşmış olacaktım. ama onu seviyorum. bu yüzden bundan vazgeçtim. ama sonra, amaaan dedim. kim ne yaparsa yapsın.
devamını gör...
9264.
bir hüzün çöküyor ve gitmiyor.

özledim neşeli ruh halimi, şen kahkahalarımı. artık fersah fersah uzak kalıp, hasret kalmış olsamda gözlerimin parlamasını özledim. hayat bu değildi ve böyle değildi. bunlarada eyvallah.

uzun zamandır arkadaşa ihtiyaç duymuyorum, bana en iyi dostun gene kendim olduğunu farkettiğimden beri. hayat bu aralar, kaldırıma oturup tam kıvamında izlemelik. insanlar akvaryumdaymışta, ben dışardan izliyormuşum gibi.
devamını gör...
9265.

yanıma geldi sırıtmaya başladım onu görünce zaten. ismin ne dedim kağaaan dedi. elimi tuttu. elini gıdıklamaya başladım kıkır kıkır gülmeye başladı. seni öpebilir miyim dedim. hemen kafasını çevirdi önce o öpecekmiş. yanaklarımı öptü. ben de onu öptüm. kaç yaşındasın dedim döyt yaşındayım dedi 5 parmağını gösterdi. el sallayıp durakta indim. otobüste gördüğüm en şapşik çocuktu sanırım.
devamını gör...
9267.
büyük ama çok büyük bir derdim vardı, lanet olsun ki var hala. kendim başarabilirim dedim üstesinden gelirim, psikolojik tedavi olayına girmeden, okuyarak, dua ederek gezerek. ama olmadı başaramadım, yapamadım. durum kötüye gitti iyice, sağlığımdan oldum. sınavdan erken çıkmak gibi kötü şeyler düşünmeye başladım ve artık korkarım ki ne kadar yan etkisi de olsa ilaç tedavisi kaçınılmaz oldu.
devamını gör...
9268.
günün birinde "boklamanın ahlakı" adlı bir makale yazıcam. bir ideoloji, görüş, aşırılık yahut popüler kültür nasıl boklanır, tutarlılık açısından dikkat edilmesi gerekenler nelerdir gibi sorulara cevap bulunacak. bu sayede hayatta hiçbir şey yapmadan salt boklayan yoldaşlarım ile belli bir sistem içerisinde güçlerimizi birleştirerek akım olacağız. akım akım akacağız. mantıkî açıklamalar, teskin çabaları bizi durduramayacak. formatlama işi böylece gerçekleşecek. sonra yeninden medeniyetler, kültürler, onların bozulmaları filan...
devamını gör...
9271.
içeridekilerde bulunan ilk kez gördüğüm mahlas sayısı çoğaldıkça ve aşina olduklarım azaldıkça miadımı doldurmuş gibi hissediyorum.
yaşlanmış gibi hani. ne bileyim uzaktan akrabaların çocukları sürekli büyüme ve değişme halinde de ben tanıyamıyorum her seferinde sanki çocukları. hepimizin oflayıp pufladığı o teyze gibiyim.
emekliye ayrılma vakti gelmiş gibiyim.
devamını gör...
9272.
insanın ömrüne çok kısa bir zamanda temas etmiş biri hakkında düşündüklerinin, tahmin ettiklerinin zamanla birer birer gerçekleşmesi nasıl bir şeydir Allah'ım?

sadece neden ? bir gün bunu öğrenebilecek miyim.
devamını gör...
9273.
keşke ben panda olsaydım. belki o zaman neslim tükeniyor diye kıymetimi bilen olurdu. panda olsam ya ben. panda olmak istiyom.
devamını gör...
9274.
zorundalıklarım kaçışlarıma sebep olurken ve bu durum bir fasit daireyi de doğururken... bende hiç bi aaa hadi kalk kendini acık düzelt diyecek içsel enerji yokken... durumlar böyleyken... vesselam duaya ihtiyacım var, buradan bütün sözlük ahalisine selamlar.*
devamını gör...
9275.
bizi köpekler kovaladı arkadaşlar. hem de böyle tepe aşağı kovaladı. sonra bir dede geldi köpeklere sssdddt yaptı. köpekler de gitti. olay bu. ama köpekler bizi gerçekten ısıracak gibiydi. iki tane köpek vardı, biz de iki taneydik. zeynep bir tarafa ben bir tarafa koştum. köpekler de zıt koştuujfnksk. ben terliklerimi fırlattım, zeynep yumurta topukla koşmaya çalıştı, tın tın tın koştu salak. sonra dede sssssdddddtt diyip köpekler gittikten sonra benim ilk cümlem de şey olmuş zeynebe: bu da böyle bi anımdır. afksdnfksdjfkljl.
devamını gör...
9276.
babamın tüm kalıtımsal hastalıklarina sahibim lipomalar,alerjiler,taşikardi. sekiz çocuğu arasında kendisine en çok benzeyen benim. huylarımız, düş dünyamız da çok benzer. şimdi esas konu babam tam altı kere evlendi a dostlar. çok korkuyorum.
devamını gör...
9277.
bugün yeğenimi izlemek için futbol antremanına gittim. hava çok güneşliydi, antrenman saatini beklerken bunaldım ve gölge bir yer aradım. ağaçlık altında bir bank vardı ve oraya geçtim.

beklerken yanıma yeğenimden daha küçük ve kocaelispor altyapısında olan iki çocuk geldi. bana dediler ki" abi seni uyarayım orada zehirli örümcek var oturma oraya.. biz zehirli örümcek gördük!" dediler. ben de "hadi ya! bir şey olmaz" falan dedim ve merak ederek "kaç doğumlusunuz siz?" diye sordum. bana "2008 doğumluyuz" dediler. 2008 lan 2008! şaka gibi... o an anladım "paso sen yaşlanmışsın" dedim kendi kendime.

2008 lan 2008 daha dün gibi ve o çocuklar büyümüş de futbol oynuyorlar şimdi. harbi şaka gibi.
devamını gör...
9278.
dün gece ödünç aldığım bir eşyayı bırakmak için bir arkadaşıma gitmiştim. kullandığı anti deprasanlar çarpıntı ve titreme yapınca fenalaşmış. hemen acile gittik. önemli bir sorun olmadığını öğrenince gel biraz hava alalım dedim ve dışarı çıkıp bir bahçede oturduk.

anti deprasan kullandığını önceden bilmiyordum. duyduğumda çok şaşırdım. çünkü hayatta en son psikoljik sorunu olabilecek insan oydu benim gözümde ama iki yıl önce babasını kaybetmiş ve bir yıl önce ise sevdiği insan bana söylemediği bir sebeple onu bırakmış. ve bunalıma girmişti. bir yıla yakın bir zamandan beri psikolojik tedavi görmeye başlamıştı.

biraz vakit ilerleyince kendinin aptal ve deli gibi göründüğünü söylemeye başladı. okulda ve sosyal hayatta çok aktif her projede gönüllü, yardımsever ve ideal insan diyebileceğim bir yapısı vardı halbuki. onu böyle gördüğümü ve imrendiğimi söyledim. ben de ergenligimden beri biraz asosyal olduğumu ve sebeplerimi anlattım. o da şaşırdı ve çok rahatladı.

sonra farkettim ki hepimiz iyi hal oyuncusuyuz. mükemmel sanılan birinin dertlerini dinlemek bize psikoterapi etkisi yapmıştı ve her zamanki gibi anlatarak değil dinleyerek rahatlamıştık.
devamını gör...
9279.
olmuyor. ne yapsam ne için çabalasam hiçbir şey değişmiyor. ne öz güvenim yükseliyor, ne uğraştığım özelliklerim değişiyor, gelişiyor. aylar, yıllar sonra bir bakıyorum başladığım yerdeyim. nefret ediyorum bu durumdan...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar