dünyaitiraf.com

#özgürler 

9281.
babamın tüm kalıtımsal hastalıklarina sahibim lipomalar,alerjiler,taşikardi. sekiz çocuğu arasında kendisine en çok benzeyen benim. huylarımız, düş dünyamız da çok benzer. şimdi esas konu babam tam altı kere evlendi a dostlar. çok korkuyorum.
devamını gör...
9282.
bugün yeğenimi izlemek için futbol antremanına gittim. hava çok güneşliydi, antrenman saatini beklerken bunaldım ve gölge bir yer aradım. ağaçlık altında bir bank vardı ve oraya geçtim.

beklerken yanıma yeğenimden daha küçük ve kocaelispor altyapısında olan iki çocuk geldi. bana dediler ki" abi seni uyarayım orada zehirli örümcek var oturma oraya.. biz zehirli örümcek gördük!" dediler. ben de "hadi ya! bir şey olmaz" falan dedim ve merak ederek "kaç doğumlusunuz siz?" diye sordum. bana "2008 doğumluyuz" dediler. 2008 lan 2008! şaka gibi... o an anladım "paso sen yaşlanmışsın" dedim kendi kendime.

2008 lan 2008 daha dün gibi ve o çocuklar büyümüş de futbol oynuyorlar şimdi. harbi şaka gibi.
devamını gör...
9283.
dün gece ödünç aldığım bir eşyayı bırakmak için bir arkadaşıma gitmiştim. kullandığı anti deprasanlar çarpıntı ve titreme yapınca fenalaşmış. hemen acile gittik. önemli bir sorun olmadığını öğrenince gel biraz hava alalım dedim ve dışarı çıkıp bir bahçede oturduk.

anti deprasan kullandığını önceden bilmiyordum. duyduğumda çok şaşırdım. çünkü hayatta en son psikoljik sorunu olabilecek insan oydu benim gözümde ama iki yıl önce babasını kaybetmiş ve bir yıl önce ise sevdiği insan bana söylemediği bir sebeple onu bırakmış. ve bunalıma girmişti. bir yıla yakın bir zamandan beri psikolojik tedavi görmeye başlamıştı.

biraz vakit ilerleyince kendinin aptal ve deli gibi göründüğünü söylemeye başladı. okulda ve sosyal hayatta çok aktif her projede gönüllü, yardımsever ve ideal insan diyebileceğim bir yapısı vardı halbuki. onu böyle gördüğümü ve imrendiğimi söyledim. ben de ergenligimden beri biraz asosyal olduğumu ve sebeplerimi anlattım. o da şaşırdı ve çok rahatladı.

sonra farkettim ki hepimiz iyi hal oyuncusuyuz. mükemmel sanılan birinin dertlerini dinlemek bize psikoterapi etkisi yapmıştı ve her zamanki gibi anlatarak değil dinleyerek rahatlamıştık.
devamını gör...
9284.
olmuyor. ne yapsam ne için çabalasam hiçbir şey değişmiyor. ne öz güvenim yükseliyor, ne uğraştığım özelliklerim değişiyor, gelişiyor. aylar, yıllar sonra bir bakıyorum başladığım yerdeyim. nefret ediyorum bu durumdan...
devamını gör...
9286.
şimdi arkadaşlar;
numaraları yanlış yedeklemişim geçen senenin yedinci ayından itibaren kaydedilen numaralar gitti. numaran yazmıyor diyince, hadi ordan falan demeyin. *
facebook hesabımı tamamiyle sildim yaklaşık bir ay oldu, sonra efenim özdemir asdasdasdasd bizi silmiş defterden olmasın. *
devamını gör...
9288.
arkadaşım dediğim insanlar bir elin parmağını geçmez ha. bir kaç ay önce bile böyle değildim. tahmini 5 aydır acayip değiştim, eski takvam kalmadı ibadetlerimi huşu içinde yapamıyorum tahammülüm korkunç az , kimsenin zerre kaprisini çekemiyorum. genel olarak insana değer veremiyorum sevdiğim insanlar bu dünyada çok sınırlı, hislerim çok çabuk değişiyor eskiye nazaran daha çabuk kinleniyorum hırslanaıyorum, toplu taşımda gözleriyle yiyen kızı bile dövesim geliyor salak buluyorum kadınları ciddi salak buluyorum, yanına yaklaştığın zaman seni gördüğünde hindi gibi kabaran kendi kendine triplere giren hemcinslerime tahammül edmiyorum. deli kalp kırıyorum, şiddet göstermemek için kendimi çok zorluyorum. eskiden umursardım yok yeminle zerre çabalama yok. bir ara öyle çabaladım ki balataları sıyıracaktım ama pes artık oluruna bırakıyorum. lanet insanoğlunun bencilliklerine her gün şahit oluyorum ben bunları çok takıyorum. neden herkes bu kadar kaprisli egoist ve benmerkezciyken etrafındakileri bencillikle suçlar . ama senin fikirlerine değer vermiyourm arkadaşım. seni ve tavrını sevmiyorum.s.ktir git. deli doldum bildiğin gibi değil. kendimi garip hissediyorum.

rahatlama geldi hafiften.
devamını gör...
9289.
yalnızca kendi kararıyla hallolacak bir işle karşı karşıya kalınca anlıyor insan kocaman olduğunu ve o dönemeçte o kararı vermekten başka çarenin olmaması da omuzlarının yükünü iyice artırıyor. yüzünde tebessüm varken gözleri gülemeyen bazı insanlar vardır ya derinlerdeki kederini merak edersin, işte kocaman olduysan artık o insanlardan biri oluverirsin.
devamını gör...
9290.
dersim yoktu bugün. kardeş evleniyor alışveriş yapılmalı falan gezdim tozdum baya. öyle yoruldum ki üstümu değiştirmeye uşendim. aradan saatler geçti baktım rahat böyle erteledim de erteledim. yarın da nöbet falan var
bi an once zibarmam gerek.. napayım dedim.. sonuç kot ten corap ve tunikle yatıyorum. eşofman giymekle nevresim makineye atmak arasındaki secimim ikinciden yana oldu. başörtüsünu de yapsam olur muydu ama iğne falan cesaret edemedim.

(bkz: true story)
devamını gör...
9291.
her şey boşa gidiyor. her şeyi harcıyorum. acınacak haldeyim. zaten kendime acıyorum da. ama artık suçlunun tamamen ben olmadığımı da biliyorum. bu yaşıma beni neler getirdiyse onlar da sorumlu şu durumdan. insanların sevgili dertlerinin, kız dertlerinin, para dertlerinin içine bi şeyler... benden daha az canı sıkkın olup da derdini dert sananın, üstüne edebiyatını yapanın da... ezberden söylenen saçmapa sapan veya gerçekçi avutmaların da... bu sıkışmışlıkta başka bir stres atma aracı olmadığından bu nefreti püskürttüğümü de biliyorum. bu da umrumda değil. çözümler çok zor. zor lan işte. gidenler de geri gelmiyor. gerçek olan bu ıstırap. ama bu da tutunulacak, tapınılacak, "gerçek olan bir şey buldum" denecek bir şey değil. daha da yazarsam okuması sakıncalı olacak.
devamını gör...
9292.
dün ellerimi ve ağzımı kırmak istedim. gerçekten. kırılınca hatalarımı tekrarlamam diye düşündüm. sonra yavru kuşumun bana ihtiyacı olduğu aklıma geldi, yapamadım. ağladım.

sonra telefonuma gelen mesajlarımı okurken şu ayet-i kerimeyi gördüm:
"...rabbinin her şeye şahit olması kafi değil mi?" (fussilet suresi/53. ayet)

basitliğime ağladım, rabbimin merhametine şükrettim.

devamını gör...
9293.
öyle bir yoruldum ki sözlük. ilişkilerden,götü kalkık kızlardan, hayatın rutinliğinden, günde 4 saatimin yola heba olmasından,kafa dengi bir tane arkadaşımın olmamasından. gençliğimin böyle böyle gidiyo oluşu da ayrı bir olay.

devamını gör...
9294.
dün geceki başlık yüzünden ankaralı ayşe dinçer'in tiki tak tak adlı şarkısı halen beynime yankılanıyor. ofisin bilgisayarında hoparlör olsa son ses açıp dinleyeceğim, o derece.
devamını gör...
9298.
birisinin fiziksel bir hastalığa yakalandığını öğrendiğimde ne kadar üzülüyorsam, psikolojik bir hastalığa yakalandığını öğrendiğimde de o kadar üzülüyorum. ikisi de acı çekiyor çünkü biliyorum. birisi zihninin yaptıklarını kontrol edemiyor, istemeden hayatı kendine dar ediyor; aslına bakarsak öteki de hücrelerini kontrol edemiyor belki, sonuç olarak ondan bağımsız gelişen sıkıntılar var vücudunda.
psikolojik rahatsızlıkları olan insan, hassas insandır. her ne kadar hastalık olarak sayılabilmesi için beyinde birtakım işlev bozuklukları görülmesi gerekiyor olsa da, o kimyasal bozukluğu da başlatan kişinin o zamana kadarki düşünceleri ve bunun sonucunda oluşan stres oluyor. tabii ki bir yatkınlık söz konusu olduğu da bir gerçektir bu anksiyetenin bir hastalığa dönüşmesinde.
Allah bütün hastalara şifa versin, kimseyi hastalıklarla sınamasın. insan ne yaparsa yapsın kurtulamayabiliyor bazen.
devamını gör...
9300.
hep bir yere yol alırken, bir kafe ya da ne biliyim bir yer, birileriyle görüşeceğim zamanın hayalini kurunca çok güzel bir anmış gibi oluyor ama gerçeğini yaşayınca beğenmiyorum. bu muymuş yani diyorum. en basit şeylerde bile böyle...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar