dünyaitiraf.com

#özgürler 

9543.
darbe gecesi bi ara bizim sözlük açılmadı
sonra ekşi ye bakayım dedim o da açılmadı. vah dedim devlet bu kaos halinde daha fazla kargaşa, bilgi kirliliği olmasın diye sözlükleri kapatmış dedim. sonra heyt be bizim sözlükten haberleri varmış demek diyip kısa süreli bir sevinç hissettim. derken sözlüğün açılması benim mevzu nun maviş maviş baktığını görmem çok uzun sürmedi. meğersem dervişciğimiz tedbiren şaapmoş. iyi de yapmış lakin o kısa süreli mutluluk ne kadar havalıydı bilseniz keşke. ..
devamını gör...
9544.
darbe gecesi sözlük açılmadığında tedbir ya da devletin kapattığı hiç aklıma gelmedi. sokağa çıkmaya teşvik eden entrylerden sonra aniden kapanınca dedim bilader n'oluyoruz? bunlar n'apıyor? bir kızdım bir sinirlendim bir anlamaya çalıştım. eğer yeniden açılmayaydı zerre miskal hakkım varsa helal değildi. bu da böyle bir itirafımdı.
devamını gör...
9545.
uyuduğumuz zaman kimseyi hiçbir şeyi hatırlamayız. bazen tek istediğimiz ve belki tek ihtiyacımız olan budur. uyumak. unutmak.
devamını gör...
9546.
dinlemekten kaçıyorum lafı değiştiriyorum. bana hala sıcacık bakıyorlar. vedalaşıyoruz. sıcacık sarılıyorlar. emin olamıyorum. o kapı kapanınca ardımdan ne konuşulacak?
devamını gör...
9547.
bazı günler vardır. yalnızca o gün kötü değildir. yani o gün, kötü geçmiştir fakat kötü bir gün gibi yaşanıp bitmez. ne zaman hatırlansa yine ağlatır. çok fazla ağlatır. içinde kalmıştır o gün. geçmez, ukte gibi yaşanmıştır. her yerde ayak izi, her yerde cam kırığı, her yer kan revan.
devamını gör...
9549.
uyuduğumuz zaman kimseyi hiçbir şeyi hatırlamayız. bazen tek istediğimiz ve belki tek ihtiyacımız olan budur. uyumak, unutmak.
devamını gör...
9552.
bi darbe de bana bugün. hala ümidim vaarkıen sevdiğme görücü gideceklermiş bunu ogrendim Allah ım sana sıgındım yok böyle bi kötü hissediş
devamını gör...
9554.
işte yine başlıyoruz!
şu hayatta yine üzgün mü üzgün günlerime denk geliverdim. telefonların çalıp açmadığım o günlere.
oysa maskem güzeldi dün, açıyordum telefonları konuşuyordum herkesle. çok samimi olmadığım birileri bile beni arıyordu. hani çok "kimsesiz" olduğumu düşünürken. muhabbetlilerdi bana. ya da muhabbetliler bana...
bugünse çok yakın bir arkadaşım ısrarla aradı ısrarla açmadım. üzgün olduğumu da belirten bir mesaj attım kendisine.
şu hayatta hiçbir yere ya da kimseye ya da şeye ait olamamanın derin sıkıntısından ve boşluğundan bahsedeceğim sizlere.
işte yine başlıyoruz!
bu cümleyi bir ritüel gibi cümleler arasına serpiştirip anlatımı kuvvetlendirmeye çalışmayacağım merak etmeyin.
bu garip bir şey. sözlük ortamlarında ateistleri gördüğümde derdim ki, benim de emin olduğum tek şey bu. Allah, o nun varlığı, efendimizin son peygamber oluşu. vs. adımdan bile emin değilim o'ndan emin olduğum kadar, derdim. şimdi de aksini iddia edecek değilim. aslında aksini tam da iddia etmediğimden ötürü bir ışık yok mu sizce de? ama bence yok. yine başlıyoruz, yine ölmek isteği beni sarıp sarmalamış. böyle her şeyden çok uzak bir yerde kalakalmışım gibi.
mesela insanlar kitaplar okuyorlar, yazılar yazıyorlar. benim de yakın zamana kadar tek sevdiğim şeydi bu. merak etmeyin, belki birkaç güne yeniden ayağa kalkarım. ama şimdi öyle ıssız ki her taraf. mesela bunu düşünüyorum bazen ben. insanların kitaplar okuyup yazılar yazıp filmler izlemesini... kafelerde oturmasını. arkadaşlarıyla dostlarıyla birbirleriyle görüşmesini... belki de bir amaçları var. ben bilmiyorum, bir hedefleri var belki. ama bir şeyden zevk alıyorlar. bir canlılıkları var. bense şimdi bir film izlesem donuk bir ifadeyle bakmaktan korkuyorum ekrana. çünkü canım istemiyor. çok şey anlamsız geliyor. bir tek ölmek anlamlı geliyor. onu da kendi isteğinle yapamıyorsun...
mesela tüm bu satırların da devamını getiresim yok şimdi. çünkü: yorgunum.
devamını gör...
9555.
şu an yazlıkta olan ablamları çok kıskanıyorum öyle ki sürekli arayıp rahatsız ediyorum. bir de bu ara hep başlıkları yanlış okuyorum. burma bıyık basligini hurma bıyık diye,cemaatler başlığını kerametler diye okudum mesela. bir de babam yeniden evlenir diye çok korkuyorum. evet şimdilik bu kadar.
devamını gör...
9557.
kimseye nasihat verecek değilim. herkes kendi hayatını yaşar. ve herkes kendini ölür. (bu ikinci ifade heidegger'in. ilki de bundan türetilmiş.) hem bu bir işe yaramaz. birisi size gelip hayattan ders verebilir, hayatın ne kadar dolu olduğunu anlatabilir. ama bir de bakmışsınız ki, aslında o bir hayaletmiş. yani anlayacağımız şey, hayat işte budur; hatta başka bir şey değildir. yük ya da değil. neyi hissediyorsak, o.

hem biliyorsunuz ki hayalet bayım, insan en derin sızılarını hiç kimseye açmaz, açamaz. ve bir şey daha: insan en çok var olduğunu sandığı anda yoktur. işte bu yüzden hayaletsiniz bayım. hem sonra, kim hayalet değil ki?

hayat ne garip değil mi? bazıları varlığını duyumsamaktan şikayet eder, bazıları yokluğunu duyumsamaktan.
devamını gör...
9558.
ben hiç olmamış gibi davranmak yerine, yaralarımla birlikte yaşamaya devam etmek istiyorum. çünkü ne derler bilirsiniz, yaşamak yaralanmaktır. yaralanacağız, illa ki.
devamını gör...
9560.
ne vakittir yazmıyorum buraya.
yok tabii ki itiraf bu değil canım. fena da olsa insanların ayarlarını değiştirmeyi seviyorum.
bu da benim kötü yanım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar