dünyaitiraf.com

#özgürler 

10042.
öncelikle şunu belirmek isterim kesinlikle şiddet yanlısı bir insan değilim.
birkaç hafta önce yenikapı- havaalanı metrosuna binmiş keyifli keyifli kitap fuarına gidiyordum. metro çok aşırı dolu değil. yol uzun diyerekten cam kenarında oturmuş kitap okuyordum. yanıma geldi biri oturdu. telefonla konuşuyor ama öyle böyle bir ses yok. tüm vagon duyuyor. arkadaş yabancı tam milletini bilemeycem anlamıyorum o kadar. adam da böyle boylu poslu konuştukça iyice benim üzerime oturduğum alana doğru kaymaya başlıyor kendimi iyice cama yapıştırdım yok arkadaş devam ediyor. nerdeyse sağ omzuma yatacak. uyardım bir toparlandı. ama iki dakika sonra aynısı gibi. normalde ben ordan kalkar giderim la koltukta senin olsun. sonra düşündüm bi an niye kalkıyorum arkadaş. elin adamı gelecek benim ülkemde bana bu şeklimde davranacak. o an karadenizli damarım depreşir. adamın ayağına sağlam bi tekme atıp elimlede omzunu bi güzel sertçe ittim. neye uğradığını şaşırdı. o an onu boğabilirdim orda. muhtemel anlamadım bi dilde küfür etmiştir. velasıl söyleyip kalktı yanımdan.
bu da böyle bir sinir anımdır. her gün şiddetin ne kadar kötü olduğunu vurgulayıp bu yola başvurmamda ironik oldu.
devamını gör...
10044.
bir gün çamlıca tepesine çıkıp beykoz taraflarını elimle gösterip " işte tam şurada ciğerime ütü bastılar" demek geliyor da sonra 3 5 liseli ergenin tumblr sayfasında oradan oraya savrulup heba olmamak için susuyorum.
devamını gör...
10045.
kayınvalidemi sever sayar hatta etrafında fır dönerim. tanısan sende seversin diye tabir edilen kişilerden kendileri, pamuk şeker gibi, erkeklerin annelerine benzeyen kadınlarla evlendiklerine dair şehir efsanesine, kadını tanıyınca baya inandım çünkü benim kopyam ya da ben onun her neyse iyi anlaşıyoruz.

arkadaş toplantılarında eşlerin hanımlarıyla bir başımıza kalınca Allah affetsin bir dedikodu kazan'ı fokurduyor haliyle, nasıl olur bilen bilir. sohbet bir yerden sonra ne kadar kaymasını istemesende o konulara kayar bir şekilde işte. işin ucuda en sonunda gelip kaynanalara dayanır. malum konu, herkeste bir şikayetçi.

bana ne oluyorsa? ah!

onlar şikayetlerini ardı arkasına sıralayınca, anlatınca falan çiğ süt emmişliğimizden midir nedir bilinmez bende nemalanıp, normalde takmadığım, alınmadığım olayları abartarak anlatmaya, mağdur edebiyatı yapmaya başlıyorum. onlara katılıyorum. sürü psikolojimisidir? aidiyet duygusu mudur? nankörlük müdür? çiğ süt şeysi midir? nedir bu zıkkım bilmem ama başıma bela oldu onu bilirim.

sonra çok üzüldüm çünkü. vicdan yaptım. pişmanda oldum fakat her zaman görüşülen insanlara ikinci perdede başka oyun sunmaya kalkarsan vetoyu alırsın. yapıştı kaldı bu kaynana sevmemezlik üstüme, kadın bir yerde duysa etse çok üzülür. üzülürde gelip bana hesap bile soramaz o denli naif bir insan, asıl o koyar insanaya işte of. içimi döktüm ya valla kimseye diyemiyordum ben bunu, çok işlevsel bu başlık. özlemişim.
devamını gör...
10046.
ilk başlarda rol yapmasını, iyiyi, kaliteli insanı oynamasını becerebiliyorum da sonrasını getiremiyorum.
doğaçlamam iyi değil sanırım, hem belki de bu yüzdendir tiyatroyu bırakışım.
role tam giremiyorum demek ki.
ama şu an ne yapacağımı bilmiyorum. kaliteli insan ayaklarından sıkıldım ve kalitesizlik paçalarımdan akıyor ama onu da istiyorum ya da dur en başa dönelim sözlük, an itibariyle istediğim şey için şu an rol yapıp sonrasını getirememekten korkuyorum. evet istiyorum ve her istediğinin peşinden koşan biri değilimdir lakin bunun olmasını istiyorum ama heyecandan elim dolanıyor dilim takılıyor tüm oyunlarım boşa düşüyor.
evet sözlük kötü biriyim.
ayrıca ben bunları psikologa bile anlatmadım değerini bil.
devamını gör...
10047.
ters köşe oldum daha demin.. arkadaş kazığı desen tam değil hayal kırıklığı da tam olarak değil inanamıyorum hala dün geceden beri ne düşünüyodum ne yaptım ve aslında olan ne..dakikalar öncesinde son vizeme girip tekrar izleme hayali kurduğum "huzur" oyununa gideceğim için içim kıpır kıpırken şimdi kocaman bi buruklukla oturduğum yerde kaldım...
devamını gör...
10049.
dün akşam yatsı vaktinde imamın yokluğundan dolayı namazı benim kıldırmamı istediler bende istek üzerine mihraba geçmek zorunda kaldım. ama ikinci rekâtta telefonum çaldı ve ben sessize almayı unutmuşum sözlük. telefon melodisi de duman tarafından seslendirilen "içerim ben bu akşam" parçası. elimi telefona attım ama sessize alamadım ve bu arada büruc suresinin sonunu okuyorum velhasıl telefon sustu selam verip namazı bitirdim tabi bu arada ter içinde kaldım. tam arkamı dönüp hakkınızı helal edin açık unuttum telefonu demek üzereyken minberin solundan bir cemaat "hoca sıkma canını hep cemaat in telefonu çalacak değil ya bir kerede imamın telefonu çalsın namazdayken" diye bir cümle kurdu ve ben kendimi yıldızlar arası filminde ki gibi bir beşinci boyuta hissettim. acayip birşeydi lan.
devamını gör...
10051.
bugün çok kötü ve hayatı sorguladığım bir gündü.
ilkokuldan bir arkadaşım var kendisi hemşire...bir de kardeşimle yaşıt kardeşi var.
babaları kendisini asmış. bulan kişi de oğlu!
ulan hala da yaşıyormuş bir de...
neyse ambulans falan çağırıyorlar... adam hastaneye yetiştiriliyor. acilde ise hemşire kızı...
kızının kollarında ölüyor.

yav bu nasıl bir acı. nasıl bir hüzün. nasıl bir keder.

şimdi o evlat kendi mesleğini bile nasıl yapsın ya nasıl?
o oğlan ömrü boyunca nasıl unutacak babasının boynundan ipi çıkardığını...

Allah'ım biz nelere üzülüyorken dünyada neler oluyor.
acımızı daha büyük acılarla karşılaştırıp mutlu olmaya çalışmak ne kadar bencilce...
ben bugün 3 kat üzüldüm...

bunlar yetmiyor gibi, hasta çok hasta bi kızın haberini aldım... kaşları dökülmüş, başını böyle bağlamış saklamış...

yav biz neye yaşıyoruz... Allah'ım senin gücünden sual olunmaz, ama ne olur böyle acılarla sınama ne olur...
devamını gör...
10052.
odamın üstünde komşunun fino köpeğinin odası var. bu akşam köpeğe birşeyler oldu. köpek havlayıp, küt küt ses çıkarıyor o sesi nasıl çıkarıyor bende çözemedim. ulan bende ses yapıyorsun diye süpürge sapıyla vuruyorlar diyip müziğin sesini kısıp duruyordum. zaten kılım o köpeğe beni görünce anasına sövmüş gibi havlıyor.
devamını gör...
10053.
insanları anlamlandıramıyorum artık. popülarite ve sevilme uğruna yapabildiklerini; menfaat çatışması yaşadıkları anda dost dediklerine yapabildikleri kötülükleri... yaşadığım her an insanlardan daha fazla soğuyorum. ve tanıdığım bir çok insana mesafe koyuyorum. çok az insan kaldı hayatımda ve bu insanlar beni çıkarsızca sevenler. herkese tavsiyem çıkarcı insanları hayatlarından çıkarmaları. az insan daha iyidir. aslında bir yerde yapılan bir seçim olarak görüyorum ben bunu. ya popüler olmak uğruna sahte dostlar bulup hayatınızdaki hakiki dostları kaybedersiniz ya da sahte yüzleri terk edip hakiki dostlara sarılırsınız. yanlış seçim yaptığınızda ikinci bir şansınız olmaz. popülarite uğruna sırt döndüğünüz o dostlar bir daha aynı yerde olmaz. menfaatleri tükendiği anda sahte dostlar çeker gider. sonuçta kaçınılmaz son sizi bulur: korkunç bir yalnızlık. insanoğlunun başına gelebilecek en büyük felaket: yalnızlık.
devamını gör...
10054.
hala çizgifilm izliyorum. hatta çizgifilm izlemeyi nice filmlere, dizilere tercih ediyorum. tv karşısına geçince ilk açtığım kanal çocuk kanallarıdır. mesela gumball iki yıldır favorim. yayınlanan bölümlerin hepsini en az üç kez izlemişimdir.
devamını gör...
10055.
gelen mesaja hemen cevap vermek gibi bir özelliğim yok, ama attığım mesaja hemen cevap beklemek ve gelmeyince de sinirlenmek, öfkelenmek gibi bir özelliğim var. hatta arayıp "lan mesaj attım niye umursamıyorsun, baksana şu mesajlarına sen telefonu ne diye taşıyorsun yanında vb." gibi söylemlerde bulunmak istiyorum.

sanırım bu normal.
devamını gör...
10056.
eğer çok ütopik gelmeseydi gider 12 ay karlı olan bir dağda yaşardım. sadece yemek içmek ve hayatta kalmak yeterdi. ama uzak işte. iş sahibi olmak aile ilişkileri vs vs... yahu babamı kaybedeli 3 buçuk ay oldu ve ben bu sürede insanların para koparma çabalarını gördükçe bıktım. yok mu bolu dağlarında bana bi ev yapacak marangoz?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar