dünyaitiraf.com

#özgürler 

1001.
yorganın nevresime geçirme işlemini yarım saattir erteliyorum üşengeçliğimden, öylece bakıyoruz birbirimize. **
devamını gör...
1002.
o'na koşmalıydım. içimden geçenleri, o'nu ne kadar çok sevdiğimi, bu ilişkiyi bitirmememiz gerektiğini o'na yüzyüze anlatmalıydım. gerekirse çirkefleşip, sümüklerim ağzıma aka aka "gitmeeaaa!" diye yerlerde sürünüp bacaklarına yapışmalıydım .ön koltukta oturmuş muzaffer abi'yle beraber, sevgilimle son telefon konuşmamızın ardından biten ilişkimizin kritiğini yapıyorduk. uçağı kaçırmamam gerektiğini her 10 saniyede bir söylemesi iyiden iyiye canımı sıkmaya başlamıştı.
"hayır abi anlamıyorum ben, bir insan neden durduk yere 'seni seviyorum, ama sana sarılamam, elini tutamam" der ki? belki senin de dediğin gibi benden kurtulmak için bahane arıyordur, ama yine de ben ilk ihtimalimiz olan aile baskısı üzerinde yoğunlaşmak istiyorum"
muzaffer abi iyice sıkılmıştı anlaşılan, ve muhtemelen düşünüyordu, yeni tanıştığı bir taksiciden "ilişkiye dair kurtarma planı" bekleyen bir deli kendisine onulmaz zararlar verebilirdi.
power fm'i açmasını rica ettiğimde yüzünün aldığı şekli düzeltmem uzun sürmemişti aslında, iç cebimden çıkardığım browni intensi yerken yüzünün aldığı hali görmeliydiniz, cenifır, pitbull her "cey lo!, cey lo!" dedikçe göğüs uçları daha da belirginleşiyordu muzaffer abinin, neyse bu konuya hiç girmeyeceğim.
"şu beyaz çorapları da değiştirip iniyorum taksiden muzaffer abi" dememe kalmadan levyeyi burnumun üstüne indirmişti bile. yarım saate yakın dövdü beni. ardından"pooliiss, poliiiss" diye bağıra bağıra indi arabadan, ayakkabılarının arkasına basılmıştı ve ensesi alabildiğine kalındı. ağzım yüzüm kan içinde kalmış ve taksici muzaffer abi tarafından sapık zannedilmişken czede! czede! titreyen telefonuma bakmayı akıl edebilmiştim,
"sarılamam derken, yani evlenmeden sarılamam demek istemiştim sevgilim"*
devamını gör...
1003.
ulan şu sekreter karısıyla kavga edip burdan şutlamak istiyorum, çok salağım ben sözlük niyetimi belli ettim, ne yapsam iyi davranıyo, anladı ipinin kesileceğini. suyuda kaynamak üzereydi gittim tuz ekledim resmen kaynama noktası yükseldi iyi mi?

(bkz: ya sabır)
devamını gör...
1005.
cogitograph gibi,
şaka bir yana itiraf yazmak mesela,
soruyor mesela söyle ulan p.ç
ali nerede.
ya da süheylayı sıkıştırdın mı sandalda.
mirim
şimdi ne diyeyim,
ali sizlere ömür desem olmaz dimi
yerim dayağı,
süheylanın kalçası mosmor.
iyisi mi susmak.
devamını gör...
1007.
arkadaşımın biri nereden estiyse benim sözlükte neler yazdığımı okuyacakmış ve bu vesileyle sözlük dünyasıyla tanışmış oluyor. merak edip sorular falan soruyor bana bu aralar. ben de bu entry'i sırf kendisine selam göndermek için yazıyorum aslında ve evet itirafım bu. *

dear friend, welcome the world of... yok be, hacı yazıyoz okuyoz işte burada. olay bu.

''70 milyonun'' haberi olacak şekilde birine selam göndermekte yeniyim, idare edin.

(bkz: seda sayan sözlüğe üye olsa açacağı başlıklar)

(bkz: yetmiş milyon bizi okuyor)
devamını gör...
1009.
hiç bir şey yazasım gelmiyor günlerdir. zaten sözlüğe de girdiğim yok pek. hayır hayır sözlükten kaynaklanmıyor bu. ama melankolik de değilim. bir garibim ya. bi boşluktayım ama enteresan bir hoşnutluktayım aynı zamanda. ne bileyim işte, öyle bir şeyler..
devamını gör...
1010.
belediyelerin parklara koyduğu spor aletlerinde çalışan teyzeler için güzel planlarım var. yaz geldiğinde spor salonundan çıkar çıkmaz soluğu parkta alacağım. önce sweetimi çıkarmadan bir süre dandirik hareketlerden deneyip, ardından sweeti çıkarıp muhteşem vücudumu cesurca sergileyeceğim. sonuç ne mi olacak? gaza gelip fazla mesai yapacak sporcu teyzelerden sonsuza dek kurtulacağız. salacak sahilde, uzun etek&beyaz nike kombinasyonu görmekten gına geldi lan!

ps: bu parklarda spor yapıp zayıflayabileceğini düşünen teyzeleri gerçekten anlamıyorum. mantı yaparken daha mantıklı duruyorlardı oysa.

devamını gör...
1011.
telefon yastığımın altında olduğu halde, ordan çıkarıp alarm kurmaya bile üşeniyorum bazen sözlük. sırf alarm kurmamış olduğum için uyumuyorum bazen. elime almışken itiraf edeyim dedim.
devamını gör...
1014.
paintte desen tasarımı yapan ilk insanım herhalde. evet itiraf ediyorum bunu sadece kolay olduğu için burada yapıyorum. yokluk ve tembellik bir araya gelince böyle oluyor. elde yapmaktansa. e bir adobe illustrator ım da yok ki.. neyse fena olmadı hani.
devamını gör...
1015.
veli toplantısında müdür "başarısız öğrenci yoktur" dediğinde hemen yanında oturan ben "az votka vardır." dedim. ama Allah korudu. müdür okulumuzda göreve yeni başlamıştı, tüm veliler karşımdaydı ve beni duymadılar. gerçekten Allah korudu, ötesi yok.
devamını gör...
1016.
veli toplantısında müdür "başarısız öğrenci yoktur" dediğinde hemen yanında oturan ben "az votka vardır." dedim. ama Allah korudu. müdür okulumuzda göreve yeni başlamıştı, tüm veliler karşımdaydı ve beni duymadılar. gerçekten Allah korudu, ötesi yok.
devamını gör...
1017.
teftiş geçirdiğimiz haftaydı.8b sınıfı, sınıf dolabını tekmeyle yere indirmiş,kırılan tahtalar kapaklar falan üstüste yığılı halde bizi bekliyordu,müfettişle ben içeri girdiğimde.o manzarayla karşılaştığımda ve hoca hanım nedir bu diye bana sorduğunda,tam o anda başka bir yere ışınlanmayı çok istedim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar