dünyaitiraf.com

#özgürler 

10422.
ruh hastası kadınları daha çekici buluyorum. millet sapyoseksuel olur ben bildiğin saykoseksuelim. bunlar hep harley quinn'in suçu.
devamını gör...
10423.
nasıl olduğunu anlamadım ama eşime evlilik teklifini ben yaptım bundan 6 yıl önce.
nasıl bir punduna getirdi bilmiyorum ama pişman değilim.
yine olsa yine ben yapardım heralde.
hep erkek tarafı yapcak değil ya.

ilk defa bir eksi oy editi yapacağım; bak kardeşim, can kardeşim, sen güzel bir kardeşe benziyorsun. aş artık bunları, sakin. *
devamını gör...
10424.
daraldım. hakkaten da ral dım. arkadaşım, canım, cigerim ordan bakınca çok mu dertsiz görünüyorum ? neden aşk, meşk mevzularınızı, hayatınızın iniş çıkışlarınızı anlatıyosunuz bana ? hayır yani, beni benimle bırakın *.

vallahi bıktım. sevdiğim insanlara bile tahammülüm kalmadı.. ben anlatsam, utanırsınız halinizden.
devamını gör...
10426.
okulda iken banliyo treni ile eve gidip geliyordum. bir gün ayakta yolculuk yaparken, yanımda duran hoş bir kızla dayanılmaz bir konuşma isteği duydum. ama bu, onun hoşluğundan değil de, bendeki psikolojik takıntıdan kaynaklıydı. yani o anlık için... oysa uzun zamandır sessiz ve kapalıydım. o zamanlardaki arnold schwarzenegger imajı vardı üstümde. daha kötüsü, meriç dili ve edebiyatına yabancıydım. kızlarla konuşmasını bilmiyordum. trende sessizlik vardı. herkes yorgun ve bitkince duruyordu. tren de bir sebepten dolayı yolda durunca, daha fazla baskıya dayanamadım. yüzümü kıza döndüm ve soğuk bir sesle: "hava çok sıcak, değil mi" dedim. kız da yüzünü bana döndü ve aynı soğuklukla, "evet" dedi. sonra ikimiz de tekrar önümüze döndük ve bir daha hiç konuşmadık.
devamını gör...
10427.
bugün sabah kardeşim sayesinde ekmek alacak param bile kalmadığını fark ettim*.kahvaltı yapıcam ekmek yok,komşuya gittim komşu yok...ben de tam bir türk kızı gibi davranarak evdeki kenarı köşeyi taramaya başladım.son umut mevsimlik ceketlerin cebine bakayım derken tamı tamına 15 lira topladım**.babamın kullanmadığı ceketlerinde bile benden daha fazla para varmış.*
devamını gör...
10432.
bazen burda okuduğum itirafların yazarlarına içim çok acıyor.
keşke diyorum buraya yazmak yerine, gidip anlatabileceği ve kendisini dinleyeni olan birileri etrafında olsa...
devamını gör...
10433.
saat kurmadığım uykuları sevmiyorum. zira kurmadığım vakit erken kalkıyorum.
hep bir yerlere yetişmeliyim, bir hengame, bir amaç olmalı. zaten zaman mevhumunu da sevdiğim pek söylenemez.
devamını gör...
10434.
dün bugünkü doktora başvurumu yapabilmek için okuldan ilişiğimi kestim. ve bugünkü doktora kaydında okula teslim edebilmek için mezuniyet belgesi isteğinde bulundum. normalde kendi öğrencilerinden para almayan okulum, 2 gün önce kendi öğrencisi olmama ve bugün yine tekrar kendi öğrencisi olacak olmama rağmen benden belge başı 2.5 tl aldı. bug gibi bir şey buldum galiba. bir de bundan iki sene önce yüksek lisansa başlarken duyduğum heyecanı duymuyorum. çok yoruldum, yıprandım... sağlığımın zarar gördüğü oldu. doktorada bunu yapmayacağım. ne kadar başarılı olurum bilmiyorum. her iki anlamda... bir de o içimdeki sıkıntı var ya... geçmiyor... doktoraya başlıyorum mutlu olmak gerek değil mi? ne hissettiğimi bilmiyorum. hayatta beni en çok mutlu edecek şeyleri düşünüyorum ve gerçekleştiklerini hayal ediyorum. aman vermez bir gölge gibi peşimi bırakmayacak bu dert. asla mutlu olamayacağım o yüzden. neyse sözlük... ben bugün doktoraya başladım. sevincimi paylaşmak istiyorum seninle, derdimi değil...
devamını gör...
10437.
ailem memlekete gidecek. ben onlarla gitmeyeceğimi söyledim, ama kabul etmiyorlar, ısrar ediyorlar... benim hiç bir şey yapmaya gücüm yok, gezmeye eğlenmeye takatim yok. anlamıyorlar, geçiştiriyorlar, önemsemiyorlar... bu tatilin bana iyi geleceğini söylüyorlar... asıl oraya gitmek benim için ölüm... anlatamıyorum. şu odadan dışarı adımımı atmak istemiyorum, sadece biraz yalnızlık... insanlarla konuşmaya gücüm yok. onların söyleyeceklerini dinlemeye mecalim yok. amerika'ya gitmeyi en çok bu yüzden istiyorum. yeni bir hayat, herkesin beni yeni tanıdığı bir çevre... sadece yazabiliyorum, yazmak iyi geliyor. yıllardır kapağını açmadığım günlüğümü kederimle doldurdum. ne kadar bencilce, sadece mutsuzken içini boşaltmak için yazmak... sözlüğe de bu yüzden döndüm galiba.
devamını gör...
10439.
hiç bir yara, sonsuz değildir. zamanla azalır, kabuk bağlar, kaybolur, bazı zamanlar yerinde ince bir sızı bırakır, ancak öldürmez...

hiç bir yük ebedi değildir. insan ya yükünün ağırlığına alışır ve hafifletir, yada bir yerde onu bırakır. her durumda, yük de sensin hammalda...

hiç bir yolculuk, gerçekten kaçırmaz seni. insanları geri de bırakınca, kederini ve vicdanını geride bırakmazsın, o da seninle gelir. mesele, kaçmak değildir, çevren değişince, insanların huyları değişmiyor...

bunları öğrenmem 10 uzun yılımı aldı. itiraf ediyorum 10 uzun yılımı, acılarıma, yüklerime ve kaçışlarıma ayırdım. öğrendim ki, hiç bir çözüm yanı başımda duran kadar gerçek değil...
devamını gör...
10440.
vallahi imtihan dünyası.

aynı anda o kadar farklı şeyle imtihan olunuyor ki insan, birinde şikayet edeceği bir husus başka birini akla getirince şükre dönebiliyor.

ve sabır öyle bir sır ki, yaratan bu kelimeye o kadar şey gizlemiş ki, ağırlığınca altından daha kıymetlidir sabrın sonundaki selamet.

bunca esprili komikli şakalı entryler yazmak inancınız olsun ki içimdeki o az kalmış gülme ihtiyacının tezahürü. zaten o kadar ciddi bir hayat yaşıyoruz ki, ve o kadar iç içe ki imtihanlar, arada herşeyi bir kenara koyup içindeki o gülme ihtiyacına tutunmaktan başka bir çaresi kalmıyor insanın.

reelde tanıyan bir çok arkadaşım az ciddi olsana diyorlar. bilmiyorlar ben ciddi ciddi laubalilik yapıyorum. bilmiyorlar ki dalgaya aldığım konular gerçekten bir anlam ifade etmeyen şeyler...

gerçi bu çok bencilce bir yazı oldu. nerden bilebilirim ki karşımdakinin dertlerini sıkıntılarını... bi imtihan edilen benmiyim sanki...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar