dünyaitiraf.com

#özgürler 

10441.
dün bugünkü doktora başvurumu yapabilmek için okuldan ilişiğimi kestim. ve bugünkü doktora kaydında okula teslim edebilmek için mezuniyet belgesi isteğinde bulundum. normalde kendi öğrencilerinden para almayan okulum, 2 gün önce kendi öğrencisi olmama ve bugün yine tekrar kendi öğrencisi olacak olmama rağmen benden belge başı 2.5 tl aldı. bug gibi bir şey buldum galiba. bir de bundan iki sene önce yüksek lisansa başlarken duyduğum heyecanı duymuyorum. çok yoruldum, yıprandım... sağlığımın zarar gördüğü oldu. doktorada bunu yapmayacağım. ne kadar başarılı olurum bilmiyorum. her iki anlamda... bir de o içimdeki sıkıntı var ya... geçmiyor... doktoraya başlıyorum mutlu olmak gerek değil mi? ne hissettiğimi bilmiyorum. hayatta beni en çok mutlu edecek şeyleri düşünüyorum ve gerçekleştiklerini hayal ediyorum. aman vermez bir gölge gibi peşimi bırakmayacak bu dert. asla mutlu olamayacağım o yüzden. neyse sözlük... ben bugün doktoraya başladım. sevincimi paylaşmak istiyorum seninle, derdimi değil...
devamını gör...
10444.
ailem memlekete gidecek. ben onlarla gitmeyeceğimi söyledim, ama kabul etmiyorlar, ısrar ediyorlar... benim hiç bir şey yapmaya gücüm yok, gezmeye eğlenmeye takatim yok. anlamıyorlar, geçiştiriyorlar, önemsemiyorlar... bu tatilin bana iyi geleceğini söylüyorlar... asıl oraya gitmek benim için ölüm... anlatamıyorum. şu odadan dışarı adımımı atmak istemiyorum, sadece biraz yalnızlık... insanlarla konuşmaya gücüm yok. onların söyleyeceklerini dinlemeye mecalim yok. amerika'ya gitmeyi en çok bu yüzden istiyorum. yeni bir hayat, herkesin beni yeni tanıdığı bir çevre... sadece yazabiliyorum, yazmak iyi geliyor. yıllardır kapağını açmadığım günlüğümü kederimle doldurdum. ne kadar bencilce, sadece mutsuzken içini boşaltmak için yazmak... sözlüğe de bu yüzden döndüm galiba.
devamını gör...
10446.
hiç bir yara, sonsuz değildir. zamanla azalır, kabuk bağlar, kaybolur, bazı zamanlar yerinde ince bir sızı bırakır, ancak öldürmez...

hiç bir yük ebedi değildir. insan ya yükünün ağırlığına alışır ve hafifletir, yada bir yerde onu bırakır. her durumda, yük de sensin hammalda...

hiç bir yolculuk, gerçekten kaçırmaz seni. insanları geri de bırakınca, kederini ve vicdanını geride bırakmazsın, o da seninle gelir. mesele, kaçmak değildir, çevren değişince, insanların huyları değişmiyor...

bunları öğrenmem 10 uzun yılımı aldı. itiraf ediyorum 10 uzun yılımı, acılarıma, yüklerime ve kaçışlarıma ayırdım. öğrendim ki, hiç bir çözüm yanı başımda duran kadar gerçek değil...
devamını gör...
10447.
vallahi imtihan dünyası.

aynı anda o kadar farklı şeyle imtihan olunuyor ki insan, birinde şikayet edeceği bir husus başka birini akla getirince şükre dönebiliyor.

ve sabır öyle bir sır ki, yaratan bu kelimeye o kadar şey gizlemiş ki, ağırlığınca altından daha kıymetlidir sabrın sonundaki selamet.

bunca esprili komikli şakalı entryler yazmak inancınız olsun ki içimdeki o az kalmış gülme ihtiyacının tezahürü. zaten o kadar ciddi bir hayat yaşıyoruz ki, ve o kadar iç içe ki imtihanlar, arada herşeyi bir kenara koyup içindeki o gülme ihtiyacına tutunmaktan başka bir çaresi kalmıyor insanın.

reelde tanıyan bir çok arkadaşım az ciddi olsana diyorlar. bilmiyorlar ben ciddi ciddi laubalilik yapıyorum. bilmiyorlar ki dalgaya aldığım konular gerçekten bir anlam ifade etmeyen şeyler...

gerçi bu çok bencilce bir yazı oldu. nerden bilebilirim ki karşımdakinin dertlerini sıkıntılarını... bi imtihan edilen benmiyim sanki...
devamını gör...
10448.
dişlerimi fırçalarken hep önüme damlatıyorum. her seferinde nasıl yapıyorum bunu bilmiyorum o kadar da dikkat ediyorum. bebeklerin yemek yerken damlatmasın diye önlük taktıkları gibi ben de dış fırçalarken takacağım bu gidişle.
devamını gör...
10450.
bugün 32. oldum. geride bıraktığım yıllardan ağzımda kalan olmamış bir murdum eriği burukluğu.

yaş günlerimi kendim kutluyorum. sasadan uzak. ve yalnızlığın tescili gibi. bugün bana üzerinde tek bir mum yanan ufak bir browni eşlik ediyor. ama bu durumdan keyif aldığını da düşünmüyorum. belki o bile eşlik etmiyor emin olamıyorum.

32. yaş günümü kutluyorum. grafik tasarımcı olarak başlamak istediğim kariyerime hibrit araba satıcısı olarak devam etmeme sebep olan olayları düşünüyorum. gözlerim doluyor.

...
devamını gör...
10451.
bu sözlükte en çok doktorlar ile ters düşmekten korkuyorum...

+ hımm demek gölge sensin... tahlillerine baktım da... en fazla 3 gün ömrün kalmış...
- gölge??? sen??? kaç gün???
+ 3 günlük hayatında artık bol bol tanım girersin...
- ????
devamını gör...
10453.
evimizde "bizim evin dili ve edebiyatı" denilen ve evden olmayan kimselerin anlamakta hayli güçlük çektiği bir iletişim tarzı var.

- çamaşır ve bulaşık makinelerin adı bizim evde hanım kız. annemin makineye "elin ne yavaş be hanım kız" dediğini duyduğumda aha yine başladılar diyorum.
- babam "katile bak bakalım atmış mi?" dese, yüzüne mal mal bakılmaz, "tamam baba çayı demiyorum" denilir.
- annem "şunu vınlat" dediğinde çorbayı blendırdan geçir demek oluyor.
- bizim evde sinekliğin adı pat pat. dolayısıyla biz evde sinekleri öldürmüyoruz, patlatıyoruz.*
- babam tuvalette biraz uzun süre kaldığında annem kapıya gidip "makamı uzun süredir işgal ediyorsun beyfendi, sırası gelenlerin önünü açalım" diyor.* aslında bundan iyi karikatür olurmuş.
devamını gör...
10454.
bugün kız kardeşimi aradım. bacım dedim bir şarkı var denk geliyorum her yerde ama ismini bir türlü öğrenemedim sen bilirsin bi buluver hayrına. tamam bulalım da abla sözlerini, melodiyi duymadan ben nasıl bilcem dedi. demez olaydı, çünkü şarkı arapça ve ben hep melodi kısmına denk gelmişim. iş başa düştü neyse, kafamın içinde birebir çalan melodiyi ağzımla yapmaya çalıştım. bir anda flütle çalınan yılan hikayesine döndü güzelim melodi. kız kardeşimden utandım yemin ediyorum oda krize girdi tabii. yok be gülme krizine, telefonları kapattık sonra.
devamını gör...
10455.
1. üniversiteye başlayacağım yıl ingilizce hazırlık atlama sınavına girmeden beş dakika önce, konuştuğum hocaya çaktırmamama rağmen, içimden anladık yazarız da sa ne ki acaba diye geçirmiştim.

2. çok yakın bir zamana kadar küçükbaş hayvanların büyüyünce büyükbaş olduğunu sanıyordum.

3. birkaç gün sonra bineceğim uçağın düşmesinden şiddetle korkuyorum.
devamını gör...
10456.
edepsiz insanlara nasıl mukabelede bulunacağımı bilmiyorum. şu yaşıma geldim, hala da öğrenemedim. söylemediğim sözler, sallamadığım yumruklar içimde kaldı. halbuki haram olduğunu bilmesem, bir insanı rahatlıkla doğrayabilirim.
devamını gör...
10457.
abi hayatı dar kalıplara indirgemek istemiyorum diye tiratlar atan adam şu an kastamonu'da ve tatilini eşinin abisinin evinde geçiriyor. evet.

küpe takmayı savunduğu üniversite yıllarındaki hararetli tavırları ile mangal yellediğini hayal edebiliyorum. abi bu pişmiş bu da pişmemiş diye ustalıkla tasnif ediyor mudur mangalda pişirdiği etleri acaba. işi abartıp salata da yapıyor mudur? abi etin suyu kaçarsa bi şeye benzemez diye ayağa düşmüş nusret replikleri yemek masasının üzerinde uçuşuyor mudur? eminim hepsini yapıyordur. akşam gerdek var diye düğün gecesi göbek atmaktan bitap düşen insanların olduğu memlekette herkesten her şeyi bekliyorum artık.
devamını gör...
10458.
annem bugün önüme bir torba çikolata koyup "şimdiden ye bayramda kudurma dedi" şaka gibi. 23 yaşındaki şahsıma yapılan bu inceliği nereye koysam bilemiyorum.
devamını gör...
10459.
aziz kardeşlerim, beni tanımıyorsunuz. buradan değildim, yeni dahil oldum. destiny kimdir? venom kimdir?
lethe kimdir? ben var yeni girmek dünya sözlük. yahu yabancıyım. elim ben el !
devamını gör...
10460.
ilişki konusunda çok başarısız bir adamım. ben bunu bugün kabul ediyorum artık. öyle ironili, eziklenmeli, sitcom tadında bir itiraf değil, itiraf gibi itiraf bu.

olm yazın kafede garson olarak çalışmak isteyen bir kız ile çıkmak nedir diycem diyemiyorum.. çünkü seneler önce hediye alarak gül kokulu tespih alan bir diğeri geliyor aklıma. ya da bir kaç sene önce ilanı aşk ettikten sonra memleketine gidip nişan yapan bir diğeri. sinirden devamını getiremiyorum şimdi.

yemin ediyorum sirk gibi bir ilişki geçmişim var. ergenlerin web tarayıcı geçmişi gibi. Allah belasını versin.

ha tabi bunda türk kızının yadsınamaz başarısını da ihmal etmemek lazım. yaşamaya çalıştıkları şey hello kitty ama yaşamları alttan çıtçıtlı badi.

canım sen doymadın bi tane daha ye istersen diye soruyorum 20 cm'lik bir hamburgeri daha gömüyor. afiyet olsun, helal olsun koçuma. tamam ama sonrasında gidilen şekilli cafede ay bana siyah çay dokunuyor yeşil çay istiyorum diye kırılgan kız tribine neden giriyorsun ayı oğlu ayı.

şaka filan değil, ruh hastası mıknatısıyım ben. alnındaki gerizekalı yazısını problemli kızların okuyabildigi bir mıknatıs. bir hatun benimle ilgileniyorsa otomatik soğuyorum ondan, akşam yemeklerinde evinde insan beyni sotelediğini filan düşünüyorum artık.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar