dünyaitiraf.com

#özgürler 

10461.
çok canım sıkılıyor lan. işsizlik zor yeminlen. kasım gelse de askere gitsem.

sözlükte de hareket yok. trollük yapasım geliyor. 'onu yapan kız, bunu yapan kadın, vs.' şeklinde başlık açayım diyorum ama ben öyle bir insan olmadğım için vazgeçiyorum.

devamını gör...
10462.
ıstanbul'da bir tesettür mağazasında görüp çok beğendiğim bir ayakkabıyı bugün yaşadığım şehirde 20 lira daha uyguna aldım. ıstanbul'da almama sebebim ayakkabının bana küçük olduğunu düşünmem ve bir numara büyüğünü deneme imkanı bulamamamdı bir büyük numarası olmadığı için. burada bir numara büyüğünü de denedim ve fazla büyük geldi. orada denediğim numaranın aynısını almış oldum, iyi ki küçük geldiğini düşünüp orada almamışım. kâr ettiğim için mesudum. bu da kendime bayram hediyesi olsun. *
devamını gör...
10463.
sabah sabah herkese uykulu sesimle hayırlı bayramlar diyerek ses kaydı yolladım. adeta bir modern işkence yöntemi. dinledikten sonra sağır olmak isteyecekler. pişman değilim.
devamını gör...
10465.
niyeyse bu bayram kimseye bayram mesajı yazmak gelmedi içimden. sms.le, watsapla,feysten, hatta aramadım bile. bikaç kişiyi arayayım bari hala bayramken.
devamını gör...
10466.
başlığa güzel yerlerde okkalı alanlarda yüksek lisansa başlamış olan arkadaşlarıma hiç mi hiç imrenmediğimden bahsetmek için gelmiştim ama yine azıcık şımardığımı fark ettiren tanımlara denk geldim şükür ki.

sözlük var ol canım sen.
devamını gör...
10467.
bir insan hayatını neden sürekli anlatma ihtiyacı hisseder. bunu yaparken kendine farklı bir isim seçerek yapmasının anlamı nedir? bunu belki hiç bir zaman tam olarak anlayamayacağım,

adam akıllı yazılanlar dışında. "sözlük itiraf ediyorum basur olmuşum :/" tadındaki tanımların anlamı nedir?

bir şeylerin öznesi olmaya çalışmak mı? dikkat çekmek, ilgi görmek mi? sen edebiyattan çok iyi anlıyorsun, sen harika bir komiksin, sen ise muhteşem bir anaçlığa sahip ideal bir ruh eşisin..

hepiniz bir şeysiniz. muhteşem olanlarınız zaten muhteşem, muhteşem olmayanlarınız ise muhteşem olmadığının farkında olduğu için muhteşem. bu ortamdaki herkes sırf bu yüzden bile ödüllendirilmeli. hepsine altın madalyon değil madalyonlar verilmeli.
devamını gör...
10468.
çok şiştim.

gücüme güç katacağım diye gıdığıma gıdı kattım, boyun moyun bir çirkin oldum çıktım. annem iğrençsin ayı gibisin deyip duruyor ikide bir, mahalle yapılacak amele işler için beni çağırıyor, artist gibi çocuktum lan ben qıslar karşımda güneşte kalmış tereyağı kıvamına gelirdi, ama işin kötü yanı daha da şişeceğim. güzel qıslar beni beğenmeyecek mi şimdi beni beni bihterini.... ben de ama senin içi güzel diye avutulan tayfaya girdim. işin kötü yanı içim dışımdan daha pis. tutulacak bir tarafım yok arkadaş.allahım üstüme iyilik sağlık.
devamını gör...
10471.
işte ben okul kantininde arkadaşlarla oturuyordum. kız da çaprazda başka bir masada. karşısında başka bir kız. bir iki kere göz göze gelince, dostum scotty'e, "hey, bu kız bana mı bakıyor?" diye sordum ve ben başka şeyle ilgilenirken ona bakmasını tembihledim. az sonra, "evet, dostum jhon", dedi. "gerçekten sana bakıyor." bunun üzerine kıza daha bi dikkatli baktım. diz üstü etek, dize kadar çizmeler, uzun zarif bir endam. tabi güzel bir yüz. aklımdaki yüzleri eşleştirmeye çalıştım ama sanki... bu sırada kız, elini kaldırdı ve 'hi' dercesine parmaklarını zarifçe salladı. aynı anda yan taraftan arkalara doğru amerikan futbolcusu jimy geçiyordu. o'na el ettiğini düşündüm tabi; onu bu denli etkileyecek biri olamazdım ya.

fakat içimden bir şüphe yükseldikçe yükseldi. "hey scotty" dedim; "bu kız aynı lisa'ya benziyor." tabi scotty, lisa'yı tanımıyordu; ama son zamanlarda o'nun adını çokça anıyordum. acaba lisa, süslenip püslenip benim için okuduğum fakülteye mi gelmişti? çünkü onun fakültesinde tanışmış ama devamını getirememiştik. bütün romantik komedilerdeki budalalıkları sergilemiştim. şimdi yeni bir budalalık mı sergiliyordum acaba?

bu esnada, durumu yanımızdaki massimo da öğrendi. ikircikli halime gülüyordu. aslında o kızın yanına gitmeli ve 'lisa' diye seslenmeliydim. o'ysa bingo! değilse, mühim değil. ama cesaretsizliğime diyecek yoktu.

bir kaç dakika sonra kız kalktı ayağa ve arkadaşıyla beraber çıkış kapısına doğru yürümeye başladı. lanet olsun, bu lisa'ya ne çok benziyordu! lisa, lisa deyip duruyordum. scotty ve özellikle massimo halime gülüyordu. jonathan bile kıkır kıkırdı. onlar gözden kaybolunca kapıya doğru seğirttim hızlıca. "lanet olsun! bu lisa'ydı" diye bağırdım. okuldan çıktım, kalabalık sokakta, onun fakültesine doğru hızlıca koşturdum. ama lisa, çoktan kayıplara karışmıştı.

aylar sonra, bir arkadaşımın vasıtasıyla uzaktan yaptığım teklifi de reddetti.

bir kaç yıl sonraysa bu defa bir lokantada arkadaşlarıyla otururken gördüm. bu muydu lisa, diye söylendim içimden. okula yeni başlarkenki o tazeliği gitmiş, yüz çizgileri daha bir belirmiş, kadınsı bir hale bürünmüştü. ama şimdi marry'nin zamanıydı.
devamını gör...
10472.
ruh esimin 80 yasinda bir cinli olmasina alistirmistim kendimi. galiba 60larinda bir bangladesliymis.

ula bir kurtulamadim asya kitasinin garabetinden. ben istemez miyim norvecli, irlandali ruh esi? neden Allahim asya neden? nedeeeennnn?

not: son kisimlar vurgulu okunacak. yoksa beklenen etkiyi vermiyor yazdigim.
devamını gör...
10473.
kendi kendime söz vermiştim ama dayanamadım! yine sözümü tutamadım. 2 gün önce ailece gittiğimiz piknik dönüşünde çöpün kenarında ölmek üzere olan yaklaşık 3 haftalık bir kedi gördüm. ilk başta ölü sandım, sonra elime aldım baktım yaşıyor. etrafa sorduk annesi, kardeşleri var mı diye, yokmuş. başka bir yerden biri getirip bırakmış üstelik mahallede beslediğimiz bir köpek var o da saldırmış çocuklar elinden zor almış falan. bir görseniz bir lokmacık bir şey. onu o halde bıraksam gece uyku uyuyamazdım. aldım hemen güzelce yıkadık, yedi içti bir güzel uyudu. ertesi gün vete gittik 400gr kilosu, düşünebiliyor musunuz? yine yenildim kendime işin özü, ev artık kedi evine dönecek böyle giderse. ama şuna karşı koyulur mu allasen?




edit: bakın o çocuk koca bir prens oldu.

devamını gör...
10474.
hayatımın en önemli gunleri hep 7 ve katları ile takvimdeki yerini aldi. bir cift mavi göz ugruna aşka düşmek de , kalbine bi ayrılık sonrasi boş temiz bir oda açmak da, uğur da şans da kiymet bilmek de bazi bazi bahtsizlik da. tel numarasindan okul numarasına her daim karşıma çıkması da. hayat bana sevdirdi 7 yi. ben de zaten sevmeye meyilliydim.. bazen takintiya dönüşüyor yalniz. saplantili aşığı oluyorum o kötü.

misal sozluk sıralamasında ayın en çok yazan 7. yazari olmak 1. likten evla oluyor. bi vakitler bunu hedef olarak koymuştum. bir yil sonra agustosta bunu yapmışım. * istatistiklere göre 694 tanim vardi. dedim ben bunu 700 yapip birakayim. bi baktim ki hizimi alamamis 707 yapmışım. o an oyle mutluydum ki. gereksiz bi simariklik. saçma bir sevinç. neyse dedim oldu ya yaptimmm. tabi cok surmedi sevincim.

keyfi tanim silmelerim var benim. yazdigimi sonra sevemiyorsam hic acımıyorum. bi baktim bi gun gereksiz bi nick alti yapmisim. sildim. birkac gun sonra tabi ki tanim sayim 706 idi. yaaaa diye bir ic çekisim vardi ki sanırsın ciddi bir sey olmus. sonra karar verdim. silmeye devam edecem. 700 e getirip yine 7 inin katında bitiricem. çünkü takintili olmak bunu gerektirir. *

hayir bu sefer de kötü tanim bulamiyom. hepsi benim bebeklerim gibi..

kendime ozel derdimi seveyim butonu mu alsam napsam. * ya da iyisi mi 7 yane alayim. fazla mal göz cikarmaz..
devamını gör...
10475.
küçüklüğümde istanbul u başka bir ülke sanıyordum. sonradan öğrendim ama hala dalga geçer bizimkiler. gerçi çok da saçma bir düşünce değil çoğu ülkeden daha fazla bir nüfusa sahip. *
devamını gör...
10478.
bir başlık altında renklenmiş bir tanımı okuyup oyladığımda varsa diğer renkli tanımları da rengi bozulmasn diye okuyarak ya da okumadan artı oyluyorum.
devamını gör...
10479.
saat 21.30 da git 15 dakika evine yürü sonra telefonunu cafede unuttugunu hatirla dön 15 dakika daha yürü. saat olsun 22.00. taksiye bin evine git.
bir leylalık ki sorma gitsin..
devamını gör...
10480.
bu sene hepi topu 9 tane dersim var ve ben bu kadar az yoğun seneyi hayatımda görmedim.

bu kadar lüks fazla bana. geçen sene eşek gibi çalışıp bu seneye bir şey bırakmadığıma pişman gibiyim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar