dünyaitiraf.com

#özgürler 

10581.
akşama kadar çalış
sonra yetmez gibi eve gel
maç başlamadan temizlik yemek olayını hallet
sonra maçın başlamasını bekle
beklerken yorgunluktan uyuyakalmamak için dua et.
ıtiraf ediyorum yalnız yaşamak zor zanaat.
devamını gör...
10582.
uzunca zamandır görmediğim eski bir şahsı, çok farklı daha doğrusu hiç ummadığım ve kendisinden kesinlikle beklemediğim yeni bir tarzda gördüm. şaşkınım. merak eden aklıma sokayım. son bir parça saygım vardı o da yerle yeksan oldu.

Allahım daha neler göstereceksin şu ahir ömürde...
devamını gör...
10583.
fikir hırsızlığıyla mimlenmiş bir arkadaş moda bölümünden ödev için malzeme getirmiş, aramızda şu korkunç diyalog geçti:
"nereden buldunuz bunları ya, ehiehei çok iyi oldu."
"x'le moda bölümünden çaldık"
"aaaa senden beklerdim de x'den hiç beklemezdim" *sessizlik...
bunları laf sokmak için söylemedim ama yarası olan gocundu galiba.
devamını gör...
10585.
bugün çok ciddi şeyler olmuş sözlükte, yazarlar topa değil birbirine girmeye başlamış . şallı kız başlıklarına geri mi dönsek acaba , ben kendi adıma olmayan bi tatlı veya yemek çeşidi daha bulabilir, bikaç hüzünlü şarkı, şiir paylaşabilirim. yeter ki ortalık durulsun biraz.

hadi herkese benden bi soda, şakire de çay.
devamını gör...
10586.
itiraf ediyorum sözlük bold yazmayı bilmiyorum. biri hayrına öğretebilir mi? bold yazarsam belki daha çok tanım girerim. girdiğim tanımlar belki islami açıdan insanlara faydalı olan tanımlar olur. hem ben kazanırım hem bana bold yazmayı öğreten. ha ne dersiniz?
devamını gör...
10588.
hayatımda hiç kendi adımla bir sosyal medya hesabı açmadım. anonim isimdeki hesaplarımda dahi sürekli bir şey ekleyip sildim.

misal twitter, bir twit atıyorum sonra beğenmeyip siliyorum. halbuki hiçbir sataşma yok tamamen kişisel. tamamen anonim bir şekilde iç dökme. 6 yıllık anonim hesabımda şuan dahi 7 twit var diyecektim demin onları da sildim.

misal ınstagram, bir fotoğraf atıyorum. kendimin de değil bir çiçek fotoğrafı ekliyorum, sonra beğenmeyip siliyorum. 2 senelik anonim hesabım yine aynı şekilde.

whatsapp, hiçbir zaman "hey there..." dışında daha mantıklı bir hakkında yazısı bulamadım.

insanlar gibi olabilmek isterdim. sanırım istikrarsızlık var. çok şaşırıyorum binlerce twit atılan hesapları, yüzlerce fotoğraf olan ınstagram hesaplarını görünce.

sosyal medyayla sözlükler dışında hiçbir alakam olmasa da çok şaşırıyorum bu konuda. ve kıskanıyorum o hesapları. binlerce twit atmışlar kaliteli kalitesiz demeden. ve binlerce insan takip ediyor. ki hayatımda bunu hiç umursamaz görünsem de cidden çok başarılı buluyorum bu insanları.
devamını gör...
10589.
"kızım sana söylüyorum gelinim sen anla" dan yola çıkarak bugün ağırından 3 cümleyi ortaya attım. olaydan sonra kızım dediğim kişi yarım saat ağlamış! senin yaptığın da yanlıştı ama asıl eşekliği yapan diğeriydi niye ağlıyorsun yahu? gelin olacak kişi de kızı teselli etmiş. sonra gittim bir de ben teselli ettim, amacım seni kırmak değildi falan fıstık dedim ama kızın gözler kıpkırmızı olmuş.. yaptığım yapacağım kavgaya tüküreyim! öğrenemedim şu kavga işini bir türlü.
devamını gör...
10590.
uzun zamandır çok gerçekçi, tuhaf ve beni sarsan rüyalar görüyorum. ister kötü ister iyi olsun üstüste gördüğümde uyumaya da korkuyorum. kötü rüya anlatılmaz ya,kimseye anlatmak istemesem de bazen dayanamıyorum. rüyadakiyle kendi yaşadıklarımın, rüyamda gördüğüm kişilerle onların yaşadıklarının paralelliği beni korkutuyor. ciddi anlamda. uyumak istemiyorum. gece korkularım başladı sırf bu yüzden, çocuk gibi. rüya içinde rüya görüyorum. rüyanın bütün ayrıntılarını hatırlıyorum. gördüğüm yüzleri. olayın akışını. seher vaktine yakın rüyalar hepsi. ve şu an yine uyumaya direniyorum.
çevremde rüya tabirinden anlayan ehil birisi yok. bu işlerden anlayan, yardım edebilecek birini tanıyan varsa Allah rızası için..
devamını gör...
10592.
yaklaşık yarım saatlik youtube seyrimin ardından şunu farkettim.türkiye'deki en mutlu kesim demet akalın, ebru polat, serdar ortaç dinleyenlerdir. bu ükenin yitik evlatları ise ıtri, bergen, ali teküntüre, debussy ve dede efendi dinleyenlerdir. hadi bağalım.
devamını gör...
10593.
Allah biliyor ya eski notlarımı alt dönemlere vermek istemiyorum artık. çünkü verdiğim notları geri gelmiyor ve o notlar benim geçmişim, alın terim, manen bağlıyım onlara. mesela elektronik dersimin notları da bu hiç olan notlardan biri ve o notları inci gibi ve rengarenk kalemlerle yazmıştım ben kalın kağıtlara. şimdi olsa bakıp eski zamanlarımı hatırlar, "helal olsun be zuleyha, dönemin yüzde 80 i bütünlemeye kaldı dedikleri dersten finalde geçtin sen" der kendimle iftihar ederdim. ama yok işte, o inci gibi rengarenk notlarım, o hatıralarım yok oldu gitti...

neyse, durumu bu kadar trajikleştirmeye gerek yoktu. *
devamını gör...
10594.
önümüzdeki hafta ödevler, sunumlar inanılmaz sıkışacak. ve benim yarın çok gitmek istediğim bir yer var. demiştim ki kendime "şunları şunları bitirirsen gidebilirsin izin veriyorum". bitiremedim ya la. tüm gün boş boş evde olmama rağmen odaklanamadım bir türlü. üstelik yarın için söz vermiş gibi oldum gitmem lazım. ama o zaman da vicdanım susmayacak biliyorum. peki ben neden bugün hiçbir şey yapmadım ha soruyorum sana sözlük, yüzyılın sorusu bu bak. nasıl kızıyorum kendime, tam sopalığım yemin ediyorum. bir de ders çalışacağım diye hasta ziyaretine de gitmedik, oradan da kapamadım sevap point'ları. ya ama hakikaten bazen öyle mide bulandırıcı geliyor ki, çekemiyorum. yüzlerce sayfa makale oku, not al, paper yaz. yine oku, yine yaz, sunum hazırla. hepi topu iki gün gidiyorum okula ama her günüm ders çalışmakla geçiyor. galiba belli bir yaştan sonra kaldırmıyor kafa. her ne kadar itiraf etmek istemesem de yoruldum ben galiba. iki dakika kafam rahat vakit geçmiyor, hep bir şeylerin telaşı, stresi... çok güveniyordum kendime, yanılmışım ama *
devamını gör...
10595.
en son bir filme ağladığımda 11 yaşındaydım. çok duygusal biriyim ama kimseye göz yaşlarımı göstermem. bu halimi hiç sevmiyorum o kadar zor ki. güçlü görünmeye çalışmak o kadar berbat bir şey ki. bu gün (bkz: ayla) adında bir filme gittim arkadaşlarımla. arkadaşım beni filme çağırırken ağlamaya gidiyoruz selpaklar benden sende gel dedi. bende içimde ki olan her şeyi, biriktirdiklerimi kafamda bir topladım. girdik filme ilk on dakikadan sonra ağlamaya başladım. yeni yeni ağlamayı beceriyorum, sessiz sessiz film bitene kadar ağladım. bazen perdede başka yüzler koyup ağladım, bazen filme ağladım. karanlığın verdiği rahatlıkla ağladım, ağladım içim dışıma çıkana kadar ağladım.
devamını gör...
10596.
neşet ertaş'ı dinlemeyi sevmiyorum. erkan oğur'un sesinde ise kaybolurum.
herkes de -özellikle bu ara- neşet ertaş'a öldüğü için bir şey diyemiyorum. dışlanacakmışım gibi bi his nedense.

o onu sever, bu bunu sever, kimse kimsenin dinlediğine garışamaz değil mi oysa?

bu dandik itirafımı buraya bırakıyorum ve üzerimden bu yükü attığım için bir miktar rahatlamış olarak hayırlı geceler diliyorum. *
devamını gör...
10597.
aşırı dozda hayırlısı, kader, nasip ve ne yazıldı ise o kavramlarına maruz kaldım. bunlar benim kriptonitlerim ya. bunlar beni öldürüyor. yaşama enerjimi 1%'e filan düşürüyor. neden yapılıyor bu bana.
devamını gör...
10598.
bazen çıkıp karşısına hesap sormak istiyorum; yapmadığı tüm açıklamaları yaptırmak, kaçtığı her şeyle yüzleştirmek. hatta bağırmak böyle içimde ne varsa hepsini söylemek. sonra vazgeçiyorum. diyorum ki; değer vermesini bilse, bir şeylere saygısı olsa ya da içinde azıcık bir şey olsa biz bunu böyle yaşamazdık zaten.
devamını gör...
10599.
genelde ciddi konularda bazı tecrübelerimden dolayı fikrimi belirtmek, kendi tezlerimi savunmak istemiyorum. belki de insanları kırmaktan korkup özür dilemekten sıkılmışımdır. reelde konuşmuyorum bari kendimi sanalda ifade edeyim diyerek buralara geldim, burda da "aman alirıza bey ağzımızın tadı kaçmasın." modunda takılıyorum. gittikçe sıkıcı bir insan olmaya başladım sanırım, çay ısmarlayanım bile yok artık. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar