dünyaitiraf.com

#özgürler 

11041.
ev arkadaşlarımla oturuyoruz birinden bahsediyorum, olay anlatıyorum. ordan oda arkadaşım sordu işte:
-burcu ne? akrep mi? o da?
+ yok canım ne akrebi öyle rahat akrep mi olur. manyak. yay o.
-sessizlik ,acı gülüşler.-
dememle yan tarafıma bakamamam bir oldu. ben sıralayıp sıralayıp en sonunda yay o, derken yanımda oturan arkadaşın yay olduğunu unutmuşum. *neyse rezil oldum toparlamaya çalıştım ama nafile kızın morali de pek iyi değildi toparlayamadım yani ama ben onu kastettiğimden deği..*
devamını gör...
11042.
üç yıl önce 11 martta bir mesaja verdiğim cevaptan sonra bugüne kadar yaşadıklarım beni benden etmeye yetti.
devamını gör...
11044.
8 yıl boyunca koşturduğum güzel işlerden bir süredir uzak kaldım, bu süreçte ne kadar çabuk rehavete ve rahatlığa kapıldığıma şahit oldum. "oysa 6 7 ay önce dertleriyle uykularımı kaçıran çocuklar vardı etrafımda, ne oldu onlara? ne çabuk boşluğa bıraktım kendimi? ben bırakınca onların derdi son buldu mu?" diye düşünürken 4 yıl önceden bir fotoğraf çıktı önüme az önce... yine mart ayındayız ve yetimlerle bir salonda eğlenip kendimizden geçerken yarım yamalak bir poz vermişiz, hepsinin yanakları al al koşmaktan... bense şaftı kaymış bir palyaço kılığında osman'ı kucağımda zapdetmeye çalışıyorum. hepsi önüme dizilmiş, ibrahim başgan, ayşe, şirince zeynep ve diğerleri... biliyorum yerime başkaları onlarla ilgileniyor belki de beni çoktan unuttular. ben uzaklaşsam da hiçbirini unutmadım.

hem nasıl unutabilirim ki, sen de olsan unutmazsın sözlük...

şirince zeynep'in salondan dışarı çıktığımızda yoldan geçen bir çocuğun babasına seslenerek koşarken bakakalışı ve onlar gittikten sonra yeni kaybettiği babasını hatırlayıp "ben de babamı istiyorum." diye ağlarken beni jokerden bozma palyaço halimle ona sarılarak ağlatmasını, yanlarına giderken haber verdiğim muhammedle isa'nın sokağın başında beni karşılayıp bacaklarıma dolanmalarını, uçuramayacağımı bile bile mutlu olsun ve eğlensinler diye mahallenin dik yokuşundan uçurtma uçurma bağanesiyle yalpalaya yalpalaya koşmalarımızı nasıl unutayım.

yine mart ayındayız, yetim dayanışma günleri başladı ve maskot ablanız sizi çok özledi...
devamını gör...
11046.
geçen perşembe öğlen dersteyken bi mesaj aldım, filmlerde oyuncunun etrafındaki her şey döner kişi fenalaşır başı döner ya. hah işte o şekil oldum. hemen gittim idareye izin aldım birkaç arkadaşa dedim ben gidiyorum.. duramayacaktım.

o gün arayan arkadaşlardan sadece birine olayın aslını anlattım. diğerlerine ise tek söylediğim kötüydüm ama şimdi daha iyiyim demek oldu. eskiden gerekli olduğunda ustaca yalan söyler, kendimi kurtarmam gereken bi hal varsa kurtarır , başı sonu iyi bağlardım. şimdilerde daha az yapıyorum. hafızam eskisi kadar iyi değil ondan mı üşengeçlik mi bilmem ama bazı ifadelerle geçiştirmeyi seviyorum.
devamını gör...
11047.
mıymıntı, mutsuz, memnuniyetsiz insanlarla muhatap olmuyorum çok arkadaşlığımı bitirdim böyle. hatta kuzenim de böyleydi bütün dünyanın kahrını o çekiyor sanki hiç bir şekilde mutlu edemedik. neyse işte evlendi de kurtuldum. canım kuzenim.
devamını gör...
11052.
kötüyüm.
bu kadar kötü biri olduğumu hiç düşünmemiştim. öyle böyle değil bayağı kötü biriyim.
evvelinde yaşadığım olaydan ötürü daha büyük bir darbe yemeyeceğimi düşünürdüm. şimdi ise kendimi tanıyamıyorum.
çimkafa her gün biraz daha uzaklaşıyor kendi masumluğundan. biraz daha yabancılaşıyorum kendime.
devamını gör...
11054.
bugün haberlerde engelli adamı engelli asansöründen indirmeye çalışan iranlı kadınlara ana avrat sövdüm. hele "allah biliyormuşta seni o sandalyeye oturtmuş" dedi biri sülalesine düz kaydım. şuan yazarkende hala küfür ediyorum. hatta çevredekilerede sövdüm ulan yokmuydu orda o lafı duyunca saç baş yolacak biri? ne biçim duyarsız bir millet olmuşuz!! engelli adamı asansörden biz binicez diye indirmeye çalışıyorlar yanı başlarında da yürüyen merdiven!!! tüüü sizin insanlığınıza!
devamını gör...
11055.
insanların değişim hızına ayak uyduramiyorum. heyecanını yitirenlerin, yolun dönenlerin, ben onu hayatta yapmam diyenlerin dönüş hızlarını hesaplayacak matematiğe dahi sahip degilim.
önceki kalem ucum çok iyi çıkmıştı mesela. öyle sevmistim ki onu... sonra o uc bitti, hatırasına riayeten bir liralık uc almak yerine o kadar para verdigim uçlu kalemimi bir kenara koydum, yumurtlayan kalem aldım. kalın ve silik yazıyor ama yol ya bu dönmek yok.
aynı biten ucumu bekler gibi beklediğimi farkettim bazı şeyleri. o kadar umutsuz aslında durum.
sonra beklediğime bakıyorum da, hadi kendine saygın yok insan karsidakine ayıp olmasın diye biraz duraksar. tamam biliyorum tiyniyetinde vefa yok da sigara markana daha riayetlisindir be. ne ara... diye iki kelime çıkıyor sadece ağzımdan.
neyse koca bir elhamdulillah.
devamını gör...
11056.
"çok şey diyecektin, bir anlamı kalmadığını fark edip sustun. konuşmak istedin, beklenilmediğini hatırladın, geri döndün. kimse bilmedi"
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar