dünyaitiraf.com

#özgürler 

11244.
size "öyle çok da şey değilmiş ya sen de" dedirtebilecek ama benim bir türlü aklımdan çıkmayan bir rezil olma durumum var.. niye böyle onu da bilmiyorum..

şöyle anlatayım. üni kazanıldı, başka şehre gidilecek falan.. yurt seçerken kurda kuşa yem olmasın çocuk deyip babam da benimle gelmişti. üniye kayıttan sonra bikaç yurt baktık ettik açık standlardan, sonra agd'nin yurdunu seçip gittik. peder eski mgv'li olunca. hoş beş derken yurt müdürü yurdu gezdirmeden önce odasında yurdun özelliklerini anlatmaya başladı. ama nasıl sallıyor, sanırsın beş yıldızlı otelde kalıcam. izinleri olmadığından 1.5 ay sonra mühürledilerdi yurdu ama konumuz o değil. adamın nası salladığını anlayın diye yani.
neyse..
müdür masasında, biz babamla karşılıklı oturuyoruz. lafın arasında bölüm neydi, oo çok iyi bölüm cart curt gazladı müdür bi beni. sonra odalarımız 2,4,6 ve 8 kişilik siz hangisini düşünürsünüz dedi? babam bana baktı. ben de:

-tabi ki iki kişilik odayı tavsiye ederim baba, dedim. nası tavsiye lafı çıktı ağzımdan bilmiyorum.. sanki ben babamı yurda yazdırmaya gitmişim..babam afalladı 1-2 saniye. müdür o arada benden babama çevirdi kafayı, kim kimi yazdırıyor acaba, noluyo lan oldu adam da. neyse babam ilk şoku atıp "gerizekalı oğlum" kısmını içinden söylemek üzere "2 kişilik odayı tercih edersin di mi" dedi. müdürde müstehzi bir tebessüm.. ben de "öhöm tercih ederim demek istedim afedersiniz" vs

ulan yıllardır bunu unutamıyorum.. babamın o bi iki saniyelik mala bağlayışı, sonra üstüne basa basa "tercih edersin di mi gerizekalı oğlum benim" iması.. düşündükçe hala utanıyorum yani sözlük..
devamını gör...
11245.
keşke mutluluk para ile satın alınabilen bir şey olsaydı. bol bol alıp etrafıma dağıtırdım.

çevremdeki insanların mutsuz olması, mutluluğu değil de mutsuzluğu talep etmesi çok canımı sıkıyor, enerjimi tüketiyor.
nasılsa öldükten sonra bizi yeterince stresli günler bekliyor. bari bırakın da şu üç günlük dünyada huzur içinde yaşayalım.
devamını gör...
11247.
dün bi arkadaşı bekliyorum gelen geçen tüm kadınlar bana bakıyor istisnasız hiç biri sekmeden. bende güzel tribe girmişim sonra arkamı bi döndüm meğer %60 indirim olan kadın ayakkabıcısının önünde duruyormuşum.
devamını gör...
11248.
evde şu an bir kedi var. henüz 3 haftalık ve pazartesine kadar bende kalması planlanıyordu ama ev soğuk ve o da sepetinde sıcakta durma taraftarı olmadığı için üşüttü ya da üşütmek üzere... vicdan azabı çekiyorum.
devamını gör...
11249.
annemin kahve makinasını bulaşık makinasına atan bendim. Allahım ya onu nasıl becermişim hiçbir fikrim yok. dün bide o yüzden zılgıt yemiyim diye günaha girip yalan söyledim. üstüne kadını dalgınsın sen atmışsındır diye kandırdım. atın beni denizlere. bide makinayı prize sokunca şalter atmadı mı resmen mefta olmuş. yenisini alıp gözündeki iyi evlat konumumu tazeleyeyim bari bende napayım.
devamını gör...
11250.
alucard “21 kere ameliyat oldum. görüyorsun ki yampur-yumpur görüyorum dedi. hastalığım ayaklarıma vurdu. ama elhamdülillah şikayetçi değilim” dedi. mütebessim bir insandı. 55 yaşında bir emekli hemşireydi.

şaşırdım.
devamını gör...
11252.
alışveriş merkezlerinden, pis deneme kabinlerinden,almayacağı şeyi iş olsun diye deniyenlerden, alışveriş yaparak aklını dağıtavağını sananlardan, aynı modelin aynı bedenin farklı rengini dahî denemeyi zaman israfı görmeyenlerden, buralarda çalan iğrenç şarkılardan...

nifrit idiyirim!!!
devamını gör...
11253.
çok yakın bir arkadaşım var. biricik dostum o benim. her şeyin en güzeli olsun istiyorum hakkında. ama yakın zamanda karşısına çok iyi bir iş teklifi çıktığında ne hissettiğimden emin olamadım. böyle doya doya sevinemedim. belki de benim hala daha öğrenci öğrenci takılıyor olmam etkilidir bunda. kıskandım mı emin değilim. ama burukluk yaşadım resmen... sanki o da benim gibi sefil takılmaya devam etse daha mutlu olacaktım. kendime kızdım, bencil olduğumu düşündüm, dostluğumu sorguladım... insan nasıl bu kadar çok sevdiği birisinin mutlu olmasını buruklukla karşılar anlamıyorum.*
devamını gör...
11254.
unutuyorum. hem de öyle bir şey ki bazen en temel şeyleri. bunamak gibi. bazen insanlarla tekrar tekrar tanışıyorum bazen halamın adını hatırlayamıyorum falan.

az evvel dolapları düzenlerken eski notların arasından sararmış kağıtlara yazılmış bir mektup buldum.
bir varsın bir yoksun’la başlayıp seni seviyorum’la biten.

yazanın kim olduğunu hatırlıyorum, yüzünü hatırlıyorum. *
lakin, adı yok.
devamını gör...
11255.
yarın gidecek... sevinsem mi üzülsem mi bilmiyorum. onu özleyeceğim... umarım yeni ailesinde el üstünde tutulur ve güzel bir hayatı olur çünkü o bunu o kadar hak ediyor ki...
devamını gör...
11257.
bugün araba ile hiç bilmediğim bir yola girdim. şu dağın arkasında ne varmış diye diye epey gittim. sonra geri döndüm geldim. niye yaptım ben de bilmiyorum.
devamını gör...
11259.
bayağı bayağı sinirden uyuyamıyorum. şöyle yapsaydım böyle deseydim demekten uyku tutmadı. bari ders çalışayım diye notları elime aldım; bu seferde gözüm notlarda geziyor ama aklım hâlâ şöyle etmeli, böyle yapmalıydım'da... sözde bütün notları okudum ama sorun bakalım aklımda ne kaldı? saadettin köpek! neden acaba? tanrım sen bana ya uykumu ya da sükunetimi ver. sabır tanrım, lütfen! böyle kaba insanlarla savaşacak, hakkımı geri alacak gücü ver bana. katil olmadan çıkayım şu işten.
devamını gör...
11260.
bize ve hayatına sırtını döneli 11 gün oldu ve ben hâlâ seninle ölümü bir tutamıyorum çocuk.

burdan sivas'a uçup mezarına gelmenin planını dahi yapamıyorum, yok işte olmuyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar