dünyaitiraf.com

#özgürler 

1145.
daha evvel kurtlar vadisi'ni hiç izlememiştim. oturup bir bölümünü bile.. son zamanlarda zor günler geçirdiğimden biraz, bir diziye sardırmak ihtiyacı hissediyordum, aşktan meşkten kusacak hale geldiğimden, en iyisi mafya dizilerine sardırayım, dedim.
kaç gündür sabah okula gitmeden, öğle arasına geldiğimde, okuldan sonra izlemeye başladım.
korkuyorum, kapıya tekmeyi basıp girmem yakındır.
devamını gör...
1146.
sayfalarca okuduğum şeylerden bir halt anlamıyorum. öylesine sadece okumuş olmak için okuyup, koca bir kitabın bütün satırlarının altını çiziyorum. geçen fark ettim sayfa numaralarının dahi altını çizmişim. bu kadar boş işlerle hayatımı heba ediyormuşum gibi geliyor ama böyle düşünmemem gerek. aslında ne yapmam gerektiği konusunda fazlasıyla kararsızım. keşke haziran ayında doğsaydım, en azından tüm bu kararsızlıklarımın bir anlamı olurdu.
devamını gör...
1147.
avcumun içi gibi bildiğim güzergahta, adım gibi bildiğim otobüsleri beklerken ikinci kez yanlış otobüse bindim, üstelik aynı yanlış otobüstü. gideceğim yönün tam tersi istikamette bir yarım saat sonra fark ettim yanlış otobüste olduğumu. şoföre ilettiğimde oovv çok yanlış binmişsin kardeş sen dedi. on dakikalık yol için başlayan otobüs maceram iki buçuk saat sonra evimde bitti. memlekete gidecek olsam o kadar ederdi. eve geldiğimde kendime olan saygımdan kırıntılar aradım benliğimin en ücra köşelerinde fakat yoktular. bunu çevremden kimseye söylemedim. mal olduğumu düşünmelerine hazır değilim henüz. müslüman aynı delikten iki kere sokulmazdı. neyi sorgulamalıyım emin değilim. cogüzülüyorum. *
devamını gör...
1153.
ölmek istemiyorsam korkumdandır, yoksa beni hayata bağlayan pek bişey yok.

insan bu noktaya nasıl gelir bilemiyorum, hayatta bir çok şeye sahip olmanın aymazlığı mı, yoksa hiç bir şeye sahip olamamanın hırçınlığı mı?

sabah erken uyanmak için sebepler tükendiğinde, hayata bağlayan ipler de kopuyor birbir.

ne çok yalana bağlamışız meğer hayatı, okullar bitsin, sınavlar geçsin, eee...hiç bitmeyeceğini sanarak dualar etmişiz bitsin artık falan diye.

lisedeyken var sandığımız, sımsıkı sarıldığımızı sandığımız idealler nasılda kaybolup gitmişler biz mezun olana kadar. o idealler ki yalnız idealar dünyasındayken güzelmiş meğer, yalnızca biz onlara ulaşamazken...
devamını gör...
1155.
saatlerdir barışmanço nun adam olacak çocuk proğramlarını izliyorum. ne güzel proğram yapıyormuş ya adam harbiden sanatçıymış diyorum her birini izlerken.

bu arada kimsecikler yok lan alıp götürsem sözlüğü kimse anlamaz ha.
devamını gör...
1158.
şimdi bu tanım yazdığımız büyük beyaz kutucuk varya, o beyaz kutucuğun üzerinde iki buton var b ve i diye. heh işte onları bu güne kadar hiç fark etmemişim. yani görmüşüm ama bakmamışım. algıda seçicilik işte.
sonra hani siz tanımlarınızda italik ve kalın siyah adı her neyse ondan yazıyorsunuz ya ben de bilmiyorum işte bu yazarlar nasıl böyle yazıyor diye. sormuyorum da kimseye. öyle bir huyum var asla bilmediğim şeyi sormam bir şekilde kendim öğrenecem. ilk okulda da böyleydim ben. her neyse.
meğer siz italik ve şu şekilde bu butonlar sayesinde yazıyormuşsunuz. vallaha itirafım budur. yeni öğrendim. işte üç ay falan oldu sözlüğe geleli yeni öğrendim.
ama ben olaya şöyle bakıyorum yani sözlük her geçen gün karşıma bilmediğim bir şeyle çıkıyorsun, böylece senden sıkılamıyorum. acaba daha başka neler olacak neler öğrenebilirim diye heycanla bekliyorum.
işte böyle de avuturum kendimi. her türlü kendi başımın çaresine bakarım. *
devamını gör...
1159.
sabahın köründe sınavım var ve hiçbi' şey bilmiyorum. bi taraftan sözlüğe bakıp bi taraftan notlara bakıyorum. o kadar zekiyim ki ikisi aynı anda yapabiliyorum. aslında bu zekâ ile çalışmadan sınavı da geçerim ama boşa gitsin istemiyorum, ee ne demişler işleyen demir ışıldar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar