dünyaitiraf.com

#özgürler 

11701.
bütün kandırılmışlıklarımı köşe minderi gibi oturarak izlemişim meğer... hem de uzun metraj bir film izler gibi... film bitip ışıklar da yanınca çizikleri gördüm üzerimdeki... ben de niye böyle sızlayıp duruyorum diyorum... karanlık işte, kör ediyor gözleri...
devamını gör...
11702.
son zamanlarda başka insanlarla daha bir farklı yüzleşiyorum. herkesin yalnız olduğunu ve kendi yalnızlığına hizmet ettiğini düşünüyorum. kendi yalnızlığını bir başkasına adayıp, onu sonsuza kadar bırakmak için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan insanların, bütün yapıp ettikleri o başkasının yalnızlığına hizmet ettiğini düşünüyorum.

daha bir yalnız olmak gerekiyor. madem hayatımız bir yalnızlığa hizmet edecek, bari kendi yalnızlığımıza hizmet etsin...
devamını gör...
11704.
her şeye rağmen zayıflığıma yorgunluğuma ve kendimi unutuşuma. evet bugün çıkıp gelse ve "bir tek sana söylüyorum" diyerek girişse konuşmaya hiç düşünmeden tereddüt bile etmeden "hemen anlat!" deyivereceğim. sen anlat yeter ki. herkes bilse de bilmese de bir şeyler anlat.
devamını gör...
11705.
bizim oğlan evleneceğim deyü her tarafa haber salıyor. herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor fakat beklentiler bizim oğlanın istediği gibi olmuyor. zavallı çocuk, herhalde herkesten bir emma stone, annuskha sharma gibi kızlar bulmasını bekliyordu. velhasıl çevresi bir türlü isteğini karşılayamadı. aradan geçen 3-5 ay sonra bir haber geldi. bizim oğlanın bir aile dostu var. bu aile dostlarında benim de bir halamın çocuğu var onun hali de içler acısı avradının eteğinden düşmüyor. halamın oğlu bizim oğlanın göreceği kızın ablası zaten kızı da ablası öneriyor. ben de bunu duyunca bizim oğlanı kenarı çekip yapma etme diyorum ama dinletemiyorum. neyse. haber geldikten bir kaç gün sonra bizim oğlan kız evine gitmek üzere hazırlanıyor. nihayetinde beklenen saat gelip çatıyor kız da görülüyor. bizim oğlan kızı çok beğeniyor. bu beğeniden sonra ağzı kulaklarında ortalıkta geziyor. kız görüldükten sonra aileler de tamam diyorlar çocuklar da kendi aralarında konuşmaya başlıyorlar ta ki 3 gün öncesine kadar. 3 gün önce bizim oğlanı arıyorum. nasıl gidiyor diyorum. üzgün bir sesle “ya sorma canım çok sıkkın” deyince ben de hemencecik bekle yanına geliyorum. merkez caminin orada buluşalım orada konuşuruz diyorum. tamam diyor. bir kaç saat sonra bizim oğlanı caminin orada mahzun bir şekilde otururken görüyorum. yanına varıyorum. anlat bakalım diyorum. başlıyor saatlerce anlatmaya. konuşmasını bitirmek üzereyken abi kız güzel ama emoji kullanmasını bilmiyor dedi. acayip canım sıkılıyor buna ve hatta ben espri yapıyorum kendisi bana “komik” diye cevap yazdı. komik bir şeyler söylüyorum bazen sonuna da “sjsjsjsj” koyup çok güldüğümü ifade ediyorum kendisi “sjsjsjsj ne” diyor. abi ben alışamadım. bu ilişkilerde teknolojiye yatkınlık da aradığım yeni bir şart emoji kullanmayı bilmeyen kız mı olur dedisjsjsj. tabi ben çok şeye şaşırdım ve güldüm fakat emma stone’nin *emoji yüzünden terketildiğine şahit olmam kadar hem şaşkınlık hem de komik ayrılığa şahit olmadım. emoji önemli arkadaşlarsjsjsj.
devamını gör...
11706.
geçenlerde ilk kez beni geçiştirmeye çalışan, işini savsaklayan birini yüksek sesle ezdim. bunu hayatımda ilk kez yaptım. ve bu şekilde işim hallolduğunda ikimizden de tiksindim. tam anlamıyla tiksinmek. yüksek sesle karşılık verebildiğim için saygı duyulması öyle mide bulandırıcıydı ki.

onca insanca yaklaşmama, karşımdakilere sadece insan oldukları için saygı duymama rağmen ikimizi de böyle alçakça bir duruma düşürdüğü için ona, kendime hakim olamadığım için kendime kızgınım.

üstünden zaman geçmesine rağmen kızgınım.

böyle biri olmaktan korkuyorum. uyum sağlayıp, eriyip gitmekten korkuyorum. umursamamaktan korkuyorum.
devamını gör...
11707.
eve iki çeşit peynir aldım. birisi tam yağlı ezine peyniri diğeri ise böreklik tatsız tuzsuz lor peyniri.
ezine peynirinin tadına bakınca "bu ne lan böyle? vıcık vıcık" demek geldi içimden. sonra lor peynirini açıp bir kaseye bir miktar koydum. üzerine de maydonoz doğradım. güzelce tuzladım . tadı o kadar lezzetli oldu ki, şu anda deli gibi yemekle meşgulüm.
fakirlik genlerime işlemiş. bünyeye zenginlik ağır geliyor.
benim mutluluğum; kuş sütü, kırmızı pullu alabalık havyarlı sofralarda değil.
benim mutluluğum; domates, peynir ekmek, soğan, karpuz olan sofralarda...
devamını gör...
11708.
uzakta olan biriyle bir ilişkim var. ama artık eskisi gibi sıkı fıkı değiliz. önceleri geceyi beklerdik muhabbet için. sabaha kadar konuşurduk bi bakardık sabah olmak üzere.

şimdi ise birbirimizden uzaklaştığımızı hissediyorum. olmuyor. iyi geceler dileyip kaçıyoruz birbirimizden. yakınımda olsa böyle olmaz ama uzaktan ve de telefonla iletişim kurabildiğimiz bir ilişki olunca insan arayı sıcaklaştıramıyor.

ne yapmam lazım aramızı eski hale getirebilmek için bilmiyorum. bilen bari mesaj atsın sayın yazarlar.

öyle işte.
devamını gör...
11709.
siyasilerimizin alayı koltuk ve kazanç uğruna ülkeyi foseptiğe götürdüler ve şimdide nefes aldırmamacasına hareketler yapıyorlar, siyasiler hatalarını ört pas etmek için uğraşırken muhalif denilenler olaya karışmıyor bile ve ben bunları konuşuyorum, ön yargılı, biatçı, sorgulama kapasitesi olmayan adamlardan intikam almak için seviyemi düşürürken yüreğim harbiden ağrıyor manevi olarak.

daha güzel ülke ve ülke beklentilerinden kendi toprağımda uzaklaşmanın acısını hissetmeye başladım, bu siyasilerle beklediğim güzellikleri ve refahı göremeden yaşlanıcam belkide ölüp gidicem. bu durum harbiden canımı yakıyor. diğerleri partisi zarar görecek diye üzülecekler ya bu da beni kahrediyor, bu ülkenin birliğini koltuk sevdalısı siyasiler sağlamış gibi davrandıkları için.
devamını gör...
11710.
kendimi çok seviyorum, baya ciddi anlamda söylüyorum bunu. insanlara çaktırmıyorum tabii bu durumu. bazen aynada kendimi görünce güzel sözler söylüyorum "ulan ne yakışıklıyım hehehe, ayna ayna söyle bana var mı benden yakışıklısı bu dünyada" gibi. bu biraz abartı oldu ama olsun. megaloman olabilirim. bilemiyorum altan.
devamını gör...
11712.
sol gözümle ağlıyorum sözlük. gribim, sol üst dişim ağrıyor, sol kulağım patlamak üzere sanırım o da ağrıyor, başımın sol tarafı ağrıyor. nefes almak için üstün çaba sarfediyorum. sol taraftan grip olmak nedir ya!?
devamını gör...
11714.
hellö sözlük. uzun zamandır yoktum biri demiş öldü, şimdi de yazsınlar kral geri döndü sjsjsjsjsjs. sözlüğe kısacıkkk bir ara verdikten sonra işte geldim buradayım, sizlerle yan yanayım. yepisyeni stajlardan öğrendiğim ilginçli bilgiler, yer yer tıbbi alanda doğru bilinen yanlışları düzeltme amaçlı kamu spotları, kimi zaman aslında sizi hiç de ilgilendirmeyen duygudurum hâlimlen ilgili içerikler ve daha neğler neeeğlerrrr. just follow me babies kihkihkih. love u alls. xoxo.
devamını gör...
11716.
kaç gündür hastayım ve iyileşemedim ya gıcık oluyorum. tabi hiç yatak döşek yatmadım, en azından o güzel.

bazen düşünüyorum da galatasaraylı olmamak nasıl bir şey, hiç anlamıyorum.* cidden düşünemiyorum bile.

uzun uzun itiraf yazmak istiyorum ama üşeniyorum, çok üşengecim evet. bazen eve gittiğimden yatağa girip işe gidene kadar çıkasım gelmiyor.
devamını gör...
11717.
öğleden sonra daha önce hiç yapmadığım bi işi yapıcam, yemin ediyorum midemde kelebekler uçuşuyor.

en son sevdiceğimle ilk buluşmamızda böyle hissetmiştim.

bir şeyi ilk kez yapmak -çok basit bi şey olsa da- çok heyecanlı lan.

mesleği cidden sevdiğim nadir anlar. *

not: ve hevesim kursağımda kaldı. hayat heveslerimizi kursağımızda bırakmak üzerine kurulmuş bir düzendir. *
devamını gör...
11719.
la biri tüm semte ömer karaoğlu'dan yol mu dayanır dinletiyor ciddi ciddi. o biter bitmez peşine bir taner yüncüoğlu ekleyesim var zor tutuyorum kendimi. bizim muhit pek alışkın değil böyle şeylere ya akşam haberlerine laikliği elden götürenler olarak çıkarsak hakkınızı helal edin şimdiden.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar