dünyaitiraf.com

#özgürler 

11801.
"senin fikrin öyle saygı duyuyorum ama benimki de böyle, uzatmayalım" diyerek kapattığım konunun uzatılmasından nefret ediyorum. bunu kabullenmeseniz de değişen bir şey olmayacak, niye beni bir savaşa sürüklemeye çalışıyorsunuz ki? savaşmaktan nefret ediyorum.
devamını gör...
11805.
arada sözlüğe girip nickaltıma bakıyorum. hiç mi özlemez bir şeyler yazmaz insanlar. alacağınız olsun sözlük. tam bir hayal kırıklığısın. ama incindikçe incilmeyi de öğrendim. sana inceden yazıyorum. anlarsın.*
devamını gör...
11809.
kendi zihnime girip duygu durum bozukluklarımı çözümleyerek stres - tepki sistemlerimin etkileşimini normal bir seviyeye çektiğim için tüm yaratıcılığımı öldürdüğüm bir gerçek. bu, normal bir insan olmak için ödediğim bir bedeldi ama bundan haberim olsaydı asla yapmazdım.
devamını gör...
11811.
şimdi size beni gerçekten hayrete düşüren bişeyden bahsedicem arkadaşlar. bilenleriniz vardır, tıp fakültesinde okuyorum bu sene beşinci yılım. bu yaz tatilinde oturup ankara'da burs verebilecek/verme ihtimali olan tüm vakıfların listesini çıkarıp tek tek hepsini aradım. ya telefonu açmadılar ya tersleme şeklinde 'bu sene burs falan vermiyoruz, arayıp durmayın' cevap verdiler. şöyle bir diyalog bile yaşadım vakıf elemanının tekiyle:
- alo
+ahhhahaha öyle olmuş işte meltem yaa..a a aloo? (bkz: telefonu açtığında dedikodusunu yarım bırakmaya kıyamamış vakıf elemanı)
- bu sene burs verecek misiniz diye sormak için aramıştım.
+ veriyoruz hayatım, ama sadece vakıf içindekilere
- vakıf içindekilere derken?
+ işte sadece vakfımızın içinden tanıdığı olanlara cınım yani sana veremeyiz...

yaptıkları torpili bu derece rahat, bir marifetmiş gibi anlatanını da gördüm ya gözüm açık gitmez artık sözlük. sonuçta vakıfların %70inden, burs verecek imkanımız yok yanıtı aldım, %5lik kısmı ancak başvuru yapabilirsin dedi geri kalan yüzdeye ulaşamadım bile. meğer türkiye'deki vakıfların çoğunun durumu benim gibi bir öğrenciden bile kötüymüş arkadaşlar, yardıma ihtiyacı olan esas vakıflarmış!

okullar açıldı, gerekli belgeleri toplama kısmını bilirsiniz bissürü prosedür vs. olsun dedim hepsiyle tek tek uğraştım, evrakları özenle topladım, kimine online başvurdum birkaç yere evrakları postaladım ki sadece bu işlem 50₺ tuttu.

sonuçta bu uzun uğraşlarım sonunda ne oldu dersiniz? tabiki koca bir hiç. hatta hiç bile değil, eksi 50₺ zarardayım zira hiçbir vakıftan olumlu sonuç almadım. hatta bazıları dönüş bile yapmadı.

geçen gün annemler ankara'ya geldi, gezerken karşımıza abdurrahman tatlıcı diye bir tatlıcı dükkanı çıktı. dedim ki ben bu amcamızın da bursuna başvurdum. gülme krizine girdiler ama hakikaten adamın hem tatlıcısı hem vakfı vardı abdurrahman tatlıcı halefleri ilim ve hizmet vakfı diye.

anlayacağınız o ki arkadaşlar bendeniz burayaneyaziliyodu, türkiye'deki holdinglerden şirketlerden tutun da, tatlıcı bir adamın vakfına bile başvurdum. hiçbiri olumlu sonuçlanmadı. he benden çok ihtiyacı olanlara çıkmıştır amenna, mutlu bile olurum o burs ihtiyaç sahibine gitmiş ne güzel diye. ama ülkenin her metrekaresinde akıl almaz bir liyakatsizlik baş gösterdiği için, burs işinde de eminim ki hak etmediği ve ihtiyacı olmadığı halde benim yerime burs alacak zibilyon tane kişi vardır.

bütün bunların sonunda çıkardığım sonuç, doktor olduğumda Allahın izniyle gerçekten ihtiyacı olan öğrencilere ulaşıp imkanım el verdiğince öğrenci okutmaya çalışacağım. zira özellikle büyük şehirlerde sömürmeye bakıyor herkes. okul kantincisinden, dolmuş şoförüne herkes ama. kimse de demiyor ki yahu bu öğrenci, yardımcı olayım. aksine bundan ne tartaklarsam o kâr olarak bakıyorlar sana..

ne diyebilirim ki, kahrolsun bağzı şeyler..
devamını gör...
11812.
35 yaşımda olmama rağmen jelibon yemeye bayılıyorum. bundan bir sene önce okuduğum bir makale doğrultusunda, hiç bir kilo ve sağlık problemim olmamasına rağmen şekeri mümkün olduğunca hayatımdan çıkardım. bir sene boyunca hiç jelibon da yemedim ve garip ki hiç aramadım.

az önce çalıştığım kurumun kantininde gördüm eski dostlarımı. bir paket aldım yedim. hem de en sevdiğim olan solucanlılarından. sonra bir paket daha aldım yedim.
şimdi kalan bütün maaşımı çekip evimi jelibonlarla doldurmak istiyorum.
korkmayın tabii ki yapmayacağım. ama kendimi bunu düşünürken yakaladım.
devamını gör...
11813.
bu hafta aşırı asosyal davranarak herkesten olabildiğince uzaklaştım.
öyle ki telefonun şarjı yüzde altmış ile akşama eve geldim.
pişman değilim. çok güzeldi.
devamını gör...
11814.
geçenlerde sınıfa yeni bir arkadaş geldi. yoklama esnasında hoca, isimleri okudu o kızın da soyadı “dıkıdık” idi. ben gülmüştüm. komik bir soyadı değil mi lan. dıkıdık dıkıdık dıkıdık galiba at koşarken ayaklarından çıkıyordu bu ses*
devamını gör...
11815.
istediğim şeyler gerçekleşince ne yapacağımı bilemiyorum, gerginlikten sonucu değerlendirip harekete geçemiyorum ve elimden kayıp gidiyor. olmasaydı mı daha çok üzülürdüm yoksa hep bu durumda kalmak mı daha üzücü, bilmiyorum.
devamını gör...
11817.
hem çok özledim hem de ziyadesiyle yoruldum. ne garip özlenenler ne kadar özlediğimin farkında bile değiller, zaten ben de laf olsun diye bile özledim diyemiyorum. özlenen özlendiğiyle kalıyor, özleyen özlediğiyle.
gün içinde çok yoruluyorum, sevdiklerinden, alıştıklarından uzakta olmak, gurbette olmak yorucu bir his. bedenin o kadar uzaktayken, zihninin sürekli bir yerde olması, ama elini uzattığında zihnindekilere ulaşamamak daha da zor.
çok zor be, bazen seni kimsenin tanımadığı bir yerde yazdıracak kadar zor.
devamını gör...
11819.
son zamanlarda çok karışık bir sürecin içine düştüm. az kalsın belamı bulabileceğim bir insanla tanıştım. bana karşı haksız, yalan dolan davranışları oldu. normal de ortalığı birbirine katardım, sessiz kalmak yerine. bu sefer sessiz kaldım. kalacağım da çünkü gerçek bir ruh hastası ile tanışmışım. Allah korumuş, gerçekten verilmiş sadakam varmış. olan biten her şey aklıma geldikçe kendime çok kızıyorum. benim utanacağım bir şey yok. ama böyle bir insanı, insan yerine koyduğum için utanıyorum.
devamını gör...
11820.
az önce sözlükten bir arkadaşıma şaka yapmak istedim. fakat elime yüzüme bulaştı. kendisiyle sözlük üzerinden arada sırada konusuyoruz, dertleşiyoruz. kendisinin tel numarası benim engelliler listemdeydi. niye o listedeydi uzun mesele. neyse ben mesaj yazdım buna ama saçma sapan bir mesaj " ben alucard :d :d " falan filan şeklindeydi. adımı sözlük dışında başka bir mecra'da görünce korkucak mı diye yazmıştım.* fakat o arkadaş bu arkadaş değilmiş ben yanlış kişiye yazmışım.sssss. o arkadaş sözlükten biri olabilir. kusura bakmasın.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar