dünyaitiraf.com

#özgürler 

11922.
hadi yine itiraf edeyim bir şeyler.

türk kahvesi yapmayı daha bu sene içinde öğrendim, hatta yazın ya da bahar gibiydi. sebebi de evde hiç kahve kültürü olmamasıydı. neyse öğrendim ve fena yapmıyorum artık, en azından içilebilir.*

yemek yapmakla aram hiç yok. annem biraz düzen takıntılı bir tipti ki hala öyle, ne zaman mutfağa girsem "hadi ben de bakayım, yardım edeyim hem öğrenirim" desem elletmedi bir şeyleri, ben de vazgeçtim. ayrıca mutfakta olmak beni boğuyor, dolayısıyla hiç de hevesli değildim zaten ama içimdeki minicik kırıntılar da öldü gitti böylece. kısaca makarna, yumurta, vs gibi şeyler haricinde yemek yapmayı bilmiyorum.

ayrıca vücudumun en hassas bölgesi midem sanırım, ne zaman hasta olmaya kalksam oradan darbe yiyorum. hatta sırf öğürme refleksi yüzünden hastayken yemek yemiyorum, sadece çubuk kraker ve ayran. o da çocukluktan kalan bir alışkanlık.

hediye almayı sevmiyorum, sanırım ruhuma görünmez zincir vuruyorlarmış gibi hissettiğim için. o hediyelerle minnet duygusu oluşturuyorlar ve zamanı gelince ben de aynısını yapmazsam içim sıkılıyor. hayır manyak değilim o kadar, sadece minnet duymak istemiyorum kimseye. kendi halimde mutluyum.

genel olarak kendimle barışık olsam da bazen o kadar çekişme içinde oluyorum ki huzur vermiyorum kendime. özellikle sonbaharda deliriyorum, en az bir 15-20 gün cozutuyorum ve kendime gelemiyorum. zaman geçince sakinleşiyorum ama o zamanı bilemiyorum işte, ne kadar zaman geçmeli ki kendime geleyim.

bir aksilik olmazsa yakında hala olacağım, dünyanın en süper halası olmak için elimden geleni yapacağım. tabi prenses modunda yeğen yetiştirmek istemediğim için evdeki erkek çocuklarla oynatacağım bol bol.* tabi babasının ya da annesinin bundan haberi yok, çünkü bilmelerine gerek yok. ve tabi ki en kısa zamanda gs store ziyareti yapmam şart, ocak ayında gidip minik aslanımıza bir şeyler alayım da çocuk şimdiden alışsın ortamlara.

bu arada toplu taşımalarda uyumak bende bir huy, bir ruh hali gibi bir şey oldu. kafamı koydum mu uyumaya başlıyorum ve o uykular acayip dinlendirici oluyor.

sanırım bugünlük bu kadar yeter. herkese mutlu tatil günleri dilerim.
devamını gör...
11923.
son bi haftadır avrupa yakası dizisinin youtube kanalına düştüm çok fena. 15-20 dakikalık kesitleri su gibi götürüyorum. yayınlandığı dönem bu kadar izlememişimdir. bazı karakterler eğreti ve itici o dönem biraz komikmiş sadece fakat burhan'dır bülent'tir fatoş'tur bunlar epey sağlam karakterlermiş hala eğliyor insanı. kurtulmam lazım bu bataktan.
devamını gör...
11924.
geçen seneden beri bir arkadaşım aklıma birini sokmaya çalışıyordu başlarda yok anlatma falan diyordum araya yaz girdi bir iki kere daha konu açıldı dalgaya vurdum geçtim. öncesinde bir iki kere karşılaşmıştık arkadaşın yanında ama tanışmamıştık. bu sene başında yine bir ki kere konu açıldı pek bir şey demedim. çünkü büyük ihtimalle karşı taraf beni tanımıyor bile sadece arkadaşımın kendi kafasında kurduğu bir şeydir. ve büyük ihtimalle ona böyle konuyu açamıyordur bile çünkü bahsettiği kişi her şeyden elini ayağını çekmiş köşeye çekilmiş bir iki erkek arkadaşıyla takılan kendi halinde sessiz sakin hayattan derslerini almış bir insan. sene başından beri hergün görüyorum karşılıklı sigara içiyoruz genelde. geçenlerde arkadaş heycanlı heycanlı geldi. evde yemek hazırlarken beni sormuş bizim arkadaş da başlamış anlatmaya bir sürü şeyi yemek hazırlama yeme ve toplama sürecinde hep benden bahsetmiş bizimki. bizimkine göre istemese sus diyip konu değiştirirmiş. yani bu büyük olaymış. bunu gibi birkaç olay daha oldu. sonra birgün sigara içerken bakmaya başladı yüzümü kaldıramadım hemen bitirip girdim içeri başka birgün gülümsedi başka birgün arkadaşla önünden geçerken onunla konuşurken benimle de konuştu. sanırım hoşlanmaya başladım biraz ama sonradan başka bir arkadaştan bir şey duydum. çok yakın olmadığım ama aramızda saygı ve sevgi bağı olan bir arkadaşım önceden ondan hoşlanıyormuş. bunu öğrenir öğrenmez tüm ihtimalleri çöpe atmaya karar verdim. görmemeye çalışıyordum. konu açılınca hemen kapatıyordum. ama geçen gün hislerimin sandığımdan daha yoğun olduğunu anladım. ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim yok bu saatten sonra sadece utanıyorum. umutlanmak dünyanın en kötü şeyi galiba.
devamını gör...
11926.
acaba karşı cins de bizimkiler gibi kendisiyle alakasız olsa bile beni niye oraya çağırmadın, ben de gelirdim belki diye trip atıyor mu birbirine?
mesela seramik atölyesi oluyor, adamın bir gram alakası yok ama beni de çağırsan gelirdim diye laf yiyorum. hayır merakınızdan mı, bir arayış içindesiniz ondan mı anlayamıyorum da. gece gece sevgili tribi gibi trip yiyoruz iyi mi...
devamını gör...
11928.
beynimin daha az ve daha yavaş çalışması için içmek zorunda olduğum bir hap var. aslında güzel bir hap, mallaşıyorum böyle, hiç bir şey umrumda olmuyor,boyuna uyuyorum, mis gibi. ama öyle değil işte, 10 gündür almıyorum. her halta ağlıyorum, her şeye agresif tepki gösteriyorum, "tembel hayvan" "koala" modunda olmak istemiyorum.. ama o zamanda çok hırpalanıyorum, ayrıca libidomu düşürüyor bu ilaç benim, boğa burcuyum ben... övündüğüm yegane vasıflarımdan biri o, onuda elimden alıyor...neyse.. hapı yutmak ve yutmamak arasında geziniyorum. olmak yada olmamak.
devamını gör...
11929.
harrry potter serisinin her bölümünü 10 defadan fazla, serinin 4. filmi olan ateş kadehini ise evde cdsinin bulunması sebebiyle 20 küsür kere izlemişim.dürüstçe soruyorum gerçekten buna gerek var mıydı ki?
devamını gör...
11930.
bugün doğum günüm ve yaşlandım artık ama hiç göstermiyorum ya bazen mutlu bazen mutsuz hissettiriyor. aslında çok güzel bir şey, yani her daim küçük görünmeyi tercih ederim ama bazı zamanlarda sanki insanlar sizi daha az dikkate alıyormuş gibi geliyor. oldukça sinir bozucu.
devamını gör...
11931.
dürbün açılsın diye bugüne kadar beğenmediğim kadar tanım beğendim hala 70 küsür beğeni yapmam lazım. yapamıyorum ya ben stalkçı insanım, beğenemiyorum.benim işim okuyup gülmek ya da kendi kendime yorum yapmak...
devamını gör...
11932.
kazan var ya kazan, hani içinde fokur fokur kaynayan su dolu bir bakır kazan... başım bu durumda; ıslak... kaynar... fokurtulu...

bir cümle geçiyor zihnimden: "denize bıraksam kendimi"
devamını gör...
11935.
kafam karışık. mutlu olmak şükretmek için bi düzine sebebim varken, depresif mutsuz ve karamsarım. galiba çok yoruldum. tek başıma olsam çoktan pes ederdim. kendim için değil zorunda olduklarım için dayanıyorum. ama düşünüce tek başıma olsam zaten bu kadar yorulmazdım bambaşka bir hayatım olurdu. neyse.
devamını gör...
11936.
artık ne insanları sevebiliyorum ne de insanlara güvenebiliyorum. herkes birdenbire sahteleşmiş gelmeye başlıyor... önceden ilgimi çeken şeyler de banallaşmış durumda. bunların dışında da midem iyiden iyiye hassaslaştı ve ara ara yemek yedikten sonra midem bulanıyor. bir de geçmiş sürekli aklımda ve burcumun en sevmediğim özelliği de bu. bir insan neden gelecek yerine geçmişi takıntı eder ki?

benim itirafım da bu işte.
devamını gör...
11938.
emevi dini bknz'ı görmekten gına geldi. hayır bu yeni mi geldi anlamadım ki her yerde karşımıza çıkıyor. bkz verenler de hep aynı kişiler. bu olay bir ergenin yeni bir insana hayranlık duyduğunda her yerde fotoğraflarini ve sözlerini paylaşması gibi. küçük yazarımız bunu öğreniyor ve heyecanla her yerde paylaşıyor.
devamını gör...
11939.
hep mutlu olmak zorunda değilim! her zaman neşeli olmak zorunda da değilim! bazen hiçbir şey yapmadan amaçsız bir şekilde oturmak, sadece kendimle kalmak istiyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar