dünyaitiraf.com

#özgürler 

11984.
5 litrelik suyu bardağa doldurup içmeye erindiğim için içine pipet daldırıp hüpletiyorum. birkaç pipet de içerken içine kaçtığı için suyun içinde yüzüyo.
devamını gör...
11985.
yapmayı sevdiğim birçok şeyden soğudum, soğumaya devam ediyorum. bana iyi gelen tek şey yeğenlerim. büyük yeğenimle bugün futbol oynadık ve bilerek yenildim. yüzündeki mutluluk bana yetti.
devamını gör...
11986.
buraya bir itiraf yazamayacak kadar gururluyum ne saçma değil mi ? düşüncelerimi dökerken bile kendi kendime gurur yapıyorum.lanet bir aslan burcu olmak !!!
devamını gör...
11987.
okumaya başladığım kitabı ilk 20 sayfasında bıraktım. yoo kitap kötü değildi, ben hazır değildim onu okumaya...

şimdi hangi kitabı mı okuyorum? yüzüklerin efendisi-yüzük kardeşliği....
devamını gör...
11989.
bugün enfeksiyon dersinde hoca şey dedi çocuklar bebekler balgam çıkaramaz bu şu anlama geliyor sokaklarda gördüğünüz balgamların hepsi erişkin erkeklere ait hsjsjsjsj. hâlâ gülüyorum.
devamını gör...
11992.
asansör altıncı katta servis dışı kaldı ve sonrasında binmeye korkan bir teyzeye “ bir şey olmaz en fazla yere çakılırız” telkini verip kadını arızalı asansöre binmeye ikna ettim.

altı kat merdiven inmektense asansörden yere çakılmayı da göze almak lazım.
devamını gör...
11993.
bazen insan bir yılanın deri değiştirmesi gibi sıyrılıp cisminden, benliğinden başka bir bedene bürünmek arzusuyla yanıp tutuşuyor. özellikle benim gibi konsantrasyonu çok çabuk dağılan, çok çabuk sıkılan, kıpraşmadan duramayan, devinen, çırpınıp duran, düzen kurup düzen bozan biri için bu vazgeçilmez bir ihtiyaç halini alabiliyor. tutarsızlık değil ama bir düşüncenizin ya da arzunuzun bir başkasıyla yer değiştirmesi bazen bir an sürüyor. hızla gelen öfke ya da pat diye ortaya çıkan bir heyecan ya da bir iç sıkılması sonucu aldığım kararlar oluyor. o kadar emin oluyorum ki onların o an en doğru kararlar olduğuna. ne hikmetse değişmeleri, dönüşmeleri de yine bir öfkeye ya da heyecana ya da her hangi bir basit nedene dayanabiliyor. bu bir ruhsal rahatsızlık mıdır bu kısmı uzmanlara bırakıyorum, ancak ben bundan pişmanlık duymak yerine neredeyse yaşam dinamiğimi buna dayandırıyorum. başıma gelmedik şey kalmıyor bazen ama buralardan ders çıkarmak gibi bir cihete de gidemiyorum. sadece sevmekten sıkılmıyorum. hayatımda severek tuttuğum kimseden vaz geçmiyorum. bir de üslup değiştiremiyorum ya hu hemen faş oluyorum. bu da böyle bir itiraf olsun buraya bırakayım, anlayanlar olacaktır beni. vardır benim gibiler mutlaka, yalnız olmadığımı biliyorum. *
devamını gör...
11996.
kazandığım maaşın neredeyse yarısına tekabül eden 6 aylık bir eğitimdeki hocaya olan sevgim duyduğum saygıyla beraber her geçen gün artıyor. oysaki tüm modüller boyunca "bu sektörde kadar iyi insan olamaz ya, numaradır" diye düşünüp iğrenç bir içgüdüyle kusur bulacağımı düşünmeme rağmen beni bana haksız çıkardı ya daha ne olsun. iyi ki bana bu sektörde "iyi" olarak da var olunabileceğini hatırlattınız sayın londra düşesi hanımefendi. botoksunu sevdiğim kadın.
devamını gör...
11997.
karne hediyesi olarak öğrencilerime birer kitap hediye etmeyi düşünüyordum. hatta alacağım kitapları da belirlemiştim. muhteşem 3 numara * ile katıldığım çekiliş bana çıkarsa öğrencilerime hediye edeceğim. onlara alacağım kitap için ayırdığım bütçe ile sinema biletleri alıp sinemaya götüreceğim. gerçekten harika!
devamını gör...
11998.
annem ara sıra bana "kardo" diye sesleniyor. neden böyle diyorsun diyince de "kuzenin sana öyle seslenmiyor mu zaten" diye açıklama olmayan bir açıklama yapıyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar