dünyaitiraf.com

#özgürler 

12121.
geçmişte yaşanmış bazı kusurlu hareketlerim olmuş olabilir ama artık kendimi seviyorum. emek harcadım, büyüttüm, kişiliğime yatırım yaptım. ahlakım güzel olsun diye etmediğim dua, okumadığım kitap, iyileştirmediğim huyum kalmadı. kendimi çok seviyorum ve bana kimsenin zarar vermesine izin vermem. ha ben kırarım, incitirim, orası ayrı. gücümü de kendimden alıyorum, zayıflığımı da..
devamını gör...
12122.
dün bir tane kadın çizecektim. pek uygun olmayan bir görüntüsü vardı. normalde pek alışkanlığım değil ya besmele çizmeye başlarken besmele çektim ve doğal olarak çizemedim. neyse birazdan tekrar deneyeceğim.
devamını gör...
12124.
ailenin yüz karasıyım. 10 aydır annemi göremedim. bir daha ne zaman görecem, hiç bilmiyorum. bu hayatta tek başınayım artık. her şey sıfırdan tekrar başlıyor benim için.
devamını gör...
12132.
sabahın erken vaktinde telefonum çaldı. komşum aramıştı beni. arabam arıza yaptı. bir bakalım dedi. ben de bakalım dedim. üzerimi değiştirdim sonra aşağı indim. arabanın yanına kadar gittik. baktık ki araba gaz yemiyor ama araba da benzin de yok. benzin lazım. hemen aklıma benim motorsikletim geldi. onun deposunda benzin vardı. oradan benzin almaya karar kıldık. motorsikletten benzini almak ancak hortumla mümkündü.

bu kısmı bilal’e anlatır gibi anlatayım. tıpkı meyve suyundan pipetle meyve suyu çektiğimiz gibi aynısını biz depodan benzini hortumla çekerek yapacaktık. teoriye göre ben hortumun ucunu emdikten sonra aşağı salacaktım böylece benzin oradan akacaktı. fakat ben sabah sersemliğinden olsa gerek dikkatsiz davrandım ağzımda fazla tuttum hortumu. öyle olunca benzin ağzıma kaçtı. ama ne kaçtı... iğrenç! gerçekten inanılmaz bir şey!

benzin mideme indikten sonra şok geçirdim biraz ama hemen kendime geldim. daha önce de başıma geldi böyle bir şey pek önemsemedim. aradan 3 saat geçmişti içime kurt düştü. acaba kötü bir şey olur mu diye düşünmeye başladım. ben de sözlüğümüzün doktor yazarlarından @burayaneyazılıyordu ‘ya mesaj atım. o da hemen acile gitmem gerektiğini söyledi.

acile geldim ve hemşireye dedim ki benzin içtim. benzin içtim dedim. istersen sigarayı söndür dedimsjsjsj. o da kapının orada sigara içiyordu. gerçekten söndürdüsjsj.

daha sonra muayene odasına girdim. bir sürü doktor var. birisi ne oldu dedi. ben de benzin içtiğimi söyledim. bundan sonra doktorlardan bazıları gülerek tadını sordu. ben de charizard gibiyim dedimsjsjsj.

bu da böyle bir olay.
devamını gör...
12133.
-itirafımı gireceğim yerdir:-
korkuyorum...
aklen hz.hamza'ya atfedilen "gözümün gördüğü hiç bir şeyden korkmam !" sözünü iliklerime kadar benimsesem de, uygulamada içimde cesaret olmadığını biliyorum ve bunu hele de bir erkek olarak kendime yakıştıramıyorum.
güvenmiyorum...
bir-iki adet yakın arkadaşım olsa da, bazen laz ziya gibi "dostum olmaz, hasmım yaşamaz" moduna giriyor; insanlara yakın veya uzak sırlarımı-dertlerimi tümden açamıyorum, oysa bazen içine düştüğüm hâllerde bana dâima iyi ve doğru yolu gösterecek-ak sakallı olmasa da kabul-, yalnız kaldığımda usanmadan beni neşelendirecek bir akıl hocam olsun isterdim. ama "insan"a güvenmiyorum, güvenemiyorum, ne yazık ki bu nispeten samimi sözlüğün burada şu an girdiğim bu tanımı da buna dâhil.*
karamsarım...
ne yaptığım işte ne de inancımızda hoş olmadığı hâlde karamsar,depresif,melankolik ve bazen umutsuzum. madden-manen-sağlık gibi faktörler bakımından çevremde,ülkemde ve dünyada benden çok çok daha kötü durumda olanlar olduğunu görüyor,biliyorum. buna rağmen sanki dünyanın en dertli ve en zor imtihânlı insanı benmişim triplerine giriyor, içinde bulunduğum girdâbın beni her geçen gün daha da sürüklediğini zannediyorum. maalesef ki yeterince şükretmiyorum. aslonanın âhiret olduğunu bildiğim hâlde dünyada başıma gelenle gereğinden fazla meşgulüm. (bkz: derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur). geçmişte takılı kalırken bugünü kaçıyor, geleceği henüz gelmeden gereğinden fazla düşünüyorum.
dışarıda pek gülemiyorum...
eskiden hayatı dümdüz yürüyeceğim kolay bir yol sanardım, başıma gelenlerle* oluşan hayal kırıklığı sevincimi kaybettirmiş gibi. Son bir kaç yıldır kendime sorduğum, "yahu o değil de, hakikaten benim burada ne işim var?"sorusuyla birlikte kendimle kavgam hiç bitmiyor. Sahte ortamlara, takılan maskelere, yapmacık davranışlara hiç gelemiyorum, bu yalan devre ayak uyduramıyorum. Her şeye rağmen tebessümün sadaka olduğunu biliyor, uygulamakta güçlük çekiyorum. (bkz: tebessüm, yanaklarını kezzap sürülmüşcesine acıtan bir şeydir.)tüm acılarına rağmen hayatla oynayan, hiç bir şeyi takmayan ve dalgacı adamlara imreniyorum.
tembel ve üşengecim...
bir müslümân'a kesinlikle yakışmadığı hâlde sıkça bu durumdayım. ailemi çok sevdiğimi belirtiyor, onlar için her zaman her alanda kendimi düşünmeden feda edeceğimi iddia ediyor, ama refahlarını arttırıp yüzlerini güldürmek için yapmam gerekenleri yapmıyorum. hayatla ilgili almam gereken sorumlulukları almıyorum. hırssız(neyse ki hırsız değil) ve azimsizim. çabuk pes eden, ya hep ya hiç adamıyım.
cılızım...
kafamdaki heybetli erkek imajından aksine cılızım. esasen sorun cılız olmak da değildir, yıllardır kilo alamamın sebebini çevreme hızlı metobolizma ve iştahsızlık bahaneleriyle geçistirmem, halbuki nedeninin için kan ağlaması sebebiyle yemek yiyememek olmasıdır.
kararsızım...
ne istediğimi bilmiyorum ve bu beni müthiş derecede yoruyor. bir karar alırken bin defa düşünüyor, ardından binbirinci kez düşünmeye devam ediyorum.
gizli bir mükemmelliyetciyim...
çoğu zaman minimalist-bu kadarı kâfi mottosunda olsam da bazı konularda mükemmeli arıyorum. kendim dört dörtlük değilim ve bunu istemeyi hak ettiğimi sanmıyorum, lâkin istemekten de vazgeçmiyorum.
şovmen(d)im...
şimdilerde daha çok kalabalıklar arasına karışıp kendimi unutturmak gayesinde olsam da, bazen de dikkatlerin üzerimde olmasını içten içe sever(d)im. düzene karşı koyalım deyip hiç instagram hesabı kullanmadığım hâlde, ulan* biz de bir hesap açıp bir kaç beğeni alarak gururumuzu okşasak, yolumuzu bulsak fena mı olurdu diye sormuyor değilim, namuslular* düzeni acaip kurmuşlar. sosyal medyada yoksan sanki değersiz hissediyorsun.
...velhasıl öyle bir kulum işte. bu listeyi sanırım uzatabilirim. tüm bunlarla beraber, ne çürük adamsın kardeşim, hiç mi güzel huyun yok ? elbette bir kaç güzel huyumuz da vardır, yani öyle ummaktayız.
-itirafımı girdiğim yerdir.-
devamını gör...
12134.
sözlük aşırı kötü bir yemek yaptım. hani dalga geçerler ya, zehirlenmeyelim şimdi diye... hah! ondan. vallahi kimse zehirlenmeden dökmeliyim yani. bir daha da kavanozda gördüğüm şeyden yemek yapmayacağım. hadi ben gittim.
devamını gör...
12136.
bu sene iki senelik ders alıyorum. sıkışıklık olarak şu ana kadarki en yoğun sınav dönemi. sınavlardan çıkınca kaç beklediğimi kenara not ediyorum. çünkü açıklanana kadar nasıl geçtiğini unutabilirim ve puana itiraz etmem sıkıntı olabilir. itiraf kısmı şu aslında beklentimi iş olsun diye sınav takvimi üzerine yazıyordum. sonradan böyle bir işlevi de olabileceği aklıma geldi ve komik buldum. ama böyle anlatınca komik olmadı.
devamını gör...
12137.
işte yine bu başlık. ve yine ben.
üzgünüm galiba. aslında neden üzgün olduğumu da çok anlayamıyorum artık.
hayati olan ne eksikti bu kadar falan.
ben gülümsersem her şey güzel. ama o anı yakalayabilmek bulabilmek kolay mı her zaman?
psikolog -pardon psikiyatr-, -ah hala ona gitmem de ne acı- içimde bir şeyler iyi giderken o iyiliği baltalamaya çalışan biri olduğumu söyledi. ya da ona benzer bir şey dedi işte.
bir şeyler yolunda gitmiyor ama çok sevineceğim şeyler olabiliyor ya da kimsenin başına gelmeyecek güzellikler başıma gelebiliyor ama nedense sevinmemi engelleyen bir şeyler var. kendimi olumlu bir yöne ne kadar çekiştirmeye çalışsam da işte yine bu başlık ve yine ben.
devamını gör...
12140.
neyi düşünmeye başlasam bir sıkıntı stres basıyor durduk yere. midem ağrıyor, dişimi sıkıyorum ve içten içe bir titreme oluşuyor. gene mi dönüyoruz milattan öncesine?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar