dünyaitiraf.com

#özgürler 

12185.
yaş ilerledi baya ve ben hala ne bir dikiş tutturabilmişim, ne de düzen kurabilmişim. benden küçük olanlar çoktan hayatını düzeltmiş durumda. adamlar istikrarı sağlamış. onlara bakınca imrenip üzülüyorum. biz ise hala sağdaki soldaki limanlara demir atmaya çalışıyoruz. sığınacak uygun bir liman da yok. gerçi ne limanlara giriş izni var ne de gemimizi kıpırdatabiliyoruz, yasak var. limanların alayında da savaş gemileri namluyu dikmiş hazır kıta bekliyor.

ne saçmalıyorum ben? ha... neyse. canım çok sıkılıying. bazen de daralying.

here i am on the road again
devamını gör...
12186.
son zamanlarda günümüz müslümanlarına olan inancımı, güvenimi ve sempatimi sanırım kaybediyorum. bunun iğrenmeye kadar gitmesinden endişe ediyorum. sadece din kısmına odaklanıp ahlak kısmının görmezden gelinmesi sanırım bu duruma sebep. namaz kılan fakat yolsuzluk, hırsızlık yapan, kul hakkı gözetmeyen, iftira atan, suizanda bulunan ve “müslüman” olduğunu iddia eden insanlarla dolu etraf. gün geçtikçe bu tür insanların artması, müslüman din kardeşime güvenemiyor olmak beni derinden üzüyor.
devamını gör...
12189.
bugün başıma güzel bir olay geldi. engel olarak gördüğüm bir odanın içindeydim hep. sonunda kapının kiliti açıldı. biraz zorlasam kapı açılır. biraz sevinçliyim bu yüzden ama kilit de tehditlerle açıldı. ne yapsam bilemiyorum. dışarı çıksam bir dert, çıkmasam bir dert.

bir de canım sıkılınca teknolojik tanımlar giriyorum.
devamını gör...
12191.
bugün yağan yağmurlar gökyüzünün yeryüzündeki vahşeti bir parça temizleyebilmesi içindi sanki ve sanki ciğerden çığlıklar tutulamayan hıçkırıklar yağmur diye yağdı üzerime.
devamını gör...
12192.
insanlar "inandık" deyince, sınanmadan bırakılacaklarını mı sanırlar? (ankebut 2)

hocam anladım demekle hangi dersten geçtin de, yaşamda bir zorluk gelince şikayet ediyorsun. insan bazen kendine hayret ediyor.
devamını gör...
12193.
daha dün ölesiye dert edindiğim şey, bugün zihnimin ve gönlümün yamacına bile uğramıyor. bir günde sabrı öğrenmedim tabi ki, şiddeti üç dört tık fazla bir dertle müşerref oldum. bir garip doktora öğrencisini aynı gün hem rektör yardımcısının hem de dekanın araması, şu harap gönülceğize ağır geldi. bir kuş çırpınıp duruyor sanki boş yere, kendisini tutan ellerin merhametini umarak... o eller ki kuşun kendi kanatları, o kanatlar ki asla gevşemez ve o kuş, işte tam da bu yüzden özgürleşemez...
devamını gör...
12194.
hemen her gün yanından geçtiğin yeşillikte boy vermiş olan bir ağacın altında oturarak başka boyutlara yolculuk yapılabilirmiş. bir ağacın gölgesi, bazen güçlü bir babanın kolları gibi insanı sarmalarmış.
devamını gör...
12195.
zirveye gitmekle hata mı ettim diye düşünmüyor değilim. eskiden kimse tanımıyor nasılsa diye kısmen rahat rahat yazıyordum. tabi bu demek değil ki yalan yanlış şeyler yazdım. hepsi kendi fikirlerimdi. fakat eskisi gibi kendimden bahsedemiyorum mesela. yazarak rahatlamak gibi mühim bir kaynağımı kaybetmiş gibiyim.

tamam, buradakiler de insan ama en azından benim için sokaktan geçen veya otobüste beraber gittiğimiz kişiler gibiydiler. şimdi tanıştık ve bir şey yazacak olursam aklıma geliyorlar. yazma isteği gidiyor direk* zaten "kim ne der" diye düşüne düşüne hayatımı zehir ettim. sözlükte kimse tanımıyordu, şimdi onlar da tanıyor. gel de işin içinden çık*

şu tanımı yazarken bile gel gitler yaşıyorum. hay Allah.
devamını gör...
12196.
canım ustam dün bana darıldı, trip attı. söylendi, söylendi. bugün de gönlümü almak için çok ponçik davranıyor. onun özür dileme şekli. oysa bir miktar haklıydı. büyük bir miktar haklıydı.

insan bazen haksız olduğu halde pasif kalarak dahi haklı duruma geçebiliyor arkadaşlar. bazen haklı olduğunun savaşını vermemek gerek galiba. bazen.

karalamadefterinibulmayaüşenengillerdeniz.
devamını gör...
12198.
çocukken çok entelektüel ve duygusal bir süreçten geçmişim ve o doğrultuda hedeflerim varmış az önce çocukluk ajandalarıma baktım da, giderek varoşlaşmışım lan. çocukken sokakta görüp de ne yapıyor bu dertsiz insanlar dediğim insanlardan olmuşum hahaha...
devamını gör...
12199.
bazen sigara alıyorum. winston super light slim. 11₺. buraya kadar herşey olağan. ama eğer büfeye veya markete 20-50-100 lira vereceksem 1 liram yok diye mahcubiyet duyuyorum ve yanına çikolata-bar vs. bir şeyler eklemek zorunda hissediyorum. bu çok saçma bir davranış mı?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar