dünyaitiraf.com

#özgürler 

12281.
son yıllarda inanılmaz kötü bir ezberim var. iyi ki küçükken ev telefonumuzun numarasını, ev adresimizi, annemle babamın numarasını ezberlemişim. şuan sıfırdan ezberlemem hiç mümkün gözükmüyor. ezber gerektiren sözel derslerden hep nefret ederdim, şimdi dil öğrenirken kelime ezberlemem gerektiği için yine aynı nefreti hissediyorum.
devamını gör...
12282.
yalnızca o akademik olarak çok başarılı olduğunda sağlıklı ilişki kurabildiğiniz bir arkadaşınız varsa ne yapmalı bu ilişkiyi? bir tür ben gösterisi, bir çeşit güç galibiyeti mi ne şimdi bu?
her zaman ki gibi bravo arkadaşım, yine üst düzey bir başarı, yine her yerde birinci sen olmuşsun. ama ben hep aramıza giren bu rakamlardan tiksiniyorum. sen neden kendini tanımlarken onlara o kadar muhtaçsın ki? umarım bir gün "başarı" dediğimiz şeyle ne kast ettiğim hususunda beni anlarsın.
devamını gör...
12283.
kahveyi ve kahve kokusunu sevmiyorum. dünyanin en pis kokusu diyemem ama rahatsiz edici bir kokusu var.
belki uzaktan gelirse azcık hoş olabilir ama mutfakta kahve kokusu varsa cam, aspiratör gibi hava akımı oluşturabilecek herseyle ortamı havalandırıyorum.
devamını gör...
12284.
3-4 hafta aranın ardından tanım giriyorum, kimse de demedi ki yahu nerelerde kaldın adıdeğmez..? öte yandan iyi ki de kimse böyle bir şey demedi, zira bu tür beklentilerim yok, sanal bir mekânla samimiyet kurmak istemem hiçbir zaman, burası hep bir adım uzakta dursun, kimse beni sormasın beklemesin ama istediğim zaman ben gelebileyim. kimsenin bilmediği ıssız bir dağ evi misalinde kal e mi dünya sözlük...
bu tanımsız arada da anladığım üzere yazmaktan çok okumak bize daha çok yakışıyor galiba. bir de bu okuma safhasında seçim dönemi sonrası her taraftan uç noktadaki sevimsiz troll tanımlara bol bol eksi dağıttık, pişman değiliz hakim bey.
devamını gör...
12286.
muzipliğime bakmayın, içimde uslu bir kız çocuğu yaşıyor hala. bir odada saklı; zihnimin en kuytusu kalbimin ise en hassas verandasında. ne zaman efkarlanmaya kalksa susturuyorum onu, en olmadık sözlerle incitip efkar hücresine atıyorum. ona bunu yapmaktan vicdanım sızlıyor ama mecburum. o asla aşikar olmamalı. aksi takdirde ne yek kalabilirim ne de misleyn olabilirim.
devamını gör...
12287.
ilk defa bir çiçeğin günden güne büyümesine şahit oluyorum ve yine ilk defa bir şeyin tamamen bana ait olduğunu hissediyorum. birilerinin,bir şeylerin büyümesini izlemek çok güzel bir hismiş, hamd olsun.
devamını gör...
12288.
çok sinirlendiğim zaman her şeyi kendime hak görüyorum. acımasızlığı, kalp kırmayı, vurmayı... kalbim bir süre taşa dönüyor sanki. normalde otup ağlayacağım, inanılmaz utanacağım, kayıtsız kalamayacağım olaylar o an gerçekleşse rahatlatacakmışım gibi oluyor hatta buna sebep olma düşüncesi beni ürkütmek yerine içimde yapma isteği doğuyor.

geçen günlerde sinirli olduğum bir zaman yolda yürürken durumu fark edip "bir saçmalama artık" diye bir süre durup düşüncelerimin yönünü değiştirmeye çalıştım. acımasızlığım kendi gözümü korkuttu.

meğer muhtaç olduğum kudret damarlarımdaki sinirli kanda gereksiz fazla mevcutmuş.
devamını gör...
12289.
bir elbiseyi ayıla bayıla alıp iki gün sonra gönlü geçen. sonra onu kesip biçip gömlek haline getirmeyi seçen. bunu yaptıktan iki gün sonra da aynı elbiseden görüp tekrar çok beğenen ve kestiğine bin pişman olan kendime sinir oluyorum.
devamını gör...
12295.
bir sene önce gözümde kusursuz gözüken kişinin, kimseye laf ettirmediğim kişinin dediği birçok lafı yediğini müthiş bir değişim geçirdiğini görmüş olmam beni çok rahatlattı.
devamını gör...
12296.
hiç tarzım değil ama bazen acayip küfretmek istiyorum. böyle yukardan başlayıp aşağı doğru inen, oradan gelmişine geçmişine diye devam eden türden. lafı gediğine koymaktan öte başka bir şey bu...
devamını gör...
12297.
bugüne kadar dışarıda birkaç kere kahve içmişimdir ama bunlardan hiçbiri starbucks değildi. hem kahveyle pek aram yok hem de içimde starbucks'a karşı bir tavır var. diğer dünya markalarının hepsine yönelik bir duruşum yok ama birkaç markaya karşı farketmeden oluşturduğum bir antipati bu. nadiren canım kahve çektiği zaman evde mocha pot vaye filtreyle yapıyorum. ama bir ıhlamur bir safran çayı bir siyah çay değil benim için.
devamını gör...
12299.
aklıma geldi de, ilkokuldayken "bir insan nasıl sınıfta kalabilir ya?" diye ahkam kesiyordum. tuzum kuruydu tabi. üniversitedeyken 3 sene uzattım. Allah şamarı vurdu mu böyle vuruyor işte. siz siz olun kimseyi kınamayın, büyük konuşmayın.
devamını gör...
12300.
bazen yaşamınıza gelen birisinden sizin alacağınız yoktur da onun sizden almaya ihtiyacı oldukları vardır. dünyanın merkezinde değiliz, her şey bizim için olamaz. bazen biz başkası içinizdir. her zaman ki gibi iyiki de öyledir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar