dünyaitiraf.com

#özgürler 

12402.
kaç yaşına geldim, hâlâ annemin sakladığı bayramlık şekerleri evde dört dönerek arıyorum. işin kötü yanı ise bulamadım. off.

edit: yalnız yeni farkettim ki annem de hâlâ bizden şekerleri saklıyor. la kendi maaşımla aldığım şekerlerimi saklıyor, ben şok.
devamını gör...
12403.
yeni kol saati aldım hem burda başlıkta üstü kapalı saatimin sevincini paylaştım hem de ikide bir saatime bakıp ekranını falan okşuyorum. nasıl bir deliyim la ben? zeka yaşı forest gump.
devamını gör...
12406.
normalde öğleden sonralara kadar uyumam gereken şu tatil günlerinde, çok sevdiğim bir hocamın ricası üzerine sabahın köründen, öğleden sonralara kadar ders alıyorum.

hiçbir sıkıntı veya şikayetim yok, sadece 4 de yatıp 8 de kalkmış olmasam ve şu an uyumamak için derin mücadeleler veriyor olmasam.



şu an ders veren öğrencinin kur'an'ı.
devamını gör...
12407.
kendimden çok özür dileyip, işime gücüme odaklanmam gerekiyor mutluluk için. yalnız ve başarılı olmak benim kaderim, eğer ilkini sağlayamazsam ikinci de el sallıyor bana uzaktan.
devamını gör...
12411.
sabah 7’den beri yumuşak minder yüzü görmeyen belim son 3 saattir kendinden geçmişcesine işlevsiz. yorgunluktan ileriyi ince bir şerit halinde görüyorum artık. miyopluktan da olabilir tabi ama şu an yattığım için inanılmaz mutluyum. gündüz de yemek yediğim için mutlu olmuştum.
devamını gör...
12415.
inanılmaz şekilde merak uyandıran fakat tanımlayamadığım da bir garipliği ve iticiliği olan bir yazar keşfettim bugün. kedilerin patileriyle yoklayıp kaçtığı tanımlanamayan cisimlere karşı duyduğu merak kadar kuvvetli bir meraktan bahsediyorum. profilinden, mahlas altından bir iki patiledim ama pek de bir numarası yok gibi. şefkat mi göstermeli hunharca eksilemeli mi kararsızlığı yaşıyorum şimdilik.

ayrıca ne ihtiyar, ne mıy mıy, ne dümdüz insanlarsınız arkadaş ya. hiç mi bir tane heyecan verici, kan kaynatıcı, göz pörtletici, yerinde zıplatıcı itiraf yazılmaz şu başlığa. her seferinde bir umutla tıklayıp karalama defterinden bir sayfa okumuş insan melankolisiyle ayrılıyorum başlıktan. hayır dümdüz standart boklu bez değiştiren bir anne olmasam ben yapacağım türlü çılgınlıklar sizin için. ama itiraf çıtası çok aşağıda olduğu için ilk paragraf bile doz aşımı hükmünde bence şu an.

yalnız sanki ikinci paragraf daha sataşmalı bulaşmalı, daha heyecanlı bir itiraf oldu gibi. evet biraz neşelendim şu an.*
devamını gör...
12416.
dünyaya değil, kendimeymiş bu kırgınlık ve kızgınlık. herkese ve bana da verilmiş olan potansiyeli göz göre göre harcayışım, ücretini ödeyemeyeceğim isteklerim, ufacık sorunların bile büyük gelişi, düşündüğüm gibi biri olmayışım, istediğim gibi biri olayamayışım, kararsızlıklar, arkasında durulmayan kararlar, başkalarının beklentileri, kendimden beklentilerim... kızgınlığım dünyaya değil içimdeki dünyaya. kendime attığım okların hedefi şaşıyor, dışarı gidiyor ama hedef yine benim, yine dönüp dolaşıp bana geliyor. bilmiyorum, bakalım nasıl olacak.
devamını gör...
12418.
abi bu sözlükte cinsiyetleri hiç anlayamıyorum ben ya.

demin bayan sandığım, tanımlarına epey güldüğüm, hatta bir bayan için fazla mizahsen olduğunu düşündüğüm yazarın aslında erkek olduğunu fark ettim.

hükümsüzdür.


hoşunuza mı gidiyor lan karşı cins taklidi ?

aha ben de bu giriyi, lan'lı, abi'li, aga'lı yazdım.
bundan sonra beeyyleee !
devamını gör...
12419.
an itibariyle olmuş şeydir.
annemin kanser olduğunu öğrenmemle yıkılmıştım bir ay önce. birkaç gün önce de babam akciğerlerinin iflas eşiğine geldiğini, üstüne üstlük prostat kanseri olduğunu söyleyince daha da kötü oldum. şimdi de jandarma olan öz abimin bir aile kavgasında serserinin biri tarafından karnından bıçaklandığı haberini aldık. tası tarağı topladık, abimin görev yerine gideceğiz birkaç saat sonra.

ben kafayı yedim sözlük. yemin ediyorum, bir yerlere kafamı vurmamak için kendimi zor tutuyorum. ya bir yerde düşüp bayılacağım, ya da bileklerimi falan keseceğim en sonunda. zaten ailevi durumlarımız ben kendimi bildim bileli sıkıntılıydı. o kaos ortamında büyüdüm, alıştım kavgaya gürültüye ama aileni kaybetme korkusu yaşamak kadar kötüsü yokmuş. aile her şeyiymiş insanın meğer. bunu herkes ezberden söyler ama onları kaybetme korkusu yaşayınca anlıyorsun ailenin aslında ne demek olduğunu.

keşke böyle olmasaydı, ya da keşke 18 yaşımda bu kadar şeyin acısıyla imtihan olmasaydım. bir tarafta canım annem, bir tarafta aslan babam, bir tarafta çocukluk kahramanım abim...

hangisinin derdine yanayım sözlük, ne çare olacak onları kaybetme korkusuna?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar