dünyaitiraf.com

#özgürler 

12663.
ağlama duvarı olarak burayı kullandığım doğrudur. şu an bunları yazıyorken de öyleyim mesela.
artık canımın normal bir şekilde yanmadığının farkındayım mesela. iyice kanatıyor yaşananlar her tarafımı. dayanamıyorum, yaşayamıyorum, nefes alamıyorum.
tükeniyorum, bitiyorum. yok olup gitmek çoğu zaman çok daha huzurlu bir aktivite gibi geliyor.

haddinden, yaşımdan ve yüreğimden fazlasını yaşıyorum. iyice kötü bir hal aldı bu durum.

en çok bu zamanlarda bir de yalnızlığım yakıyor canımı. hiçkimsesizliğim bitiriyor beni. huzur yok. nefes almak yok. hiçbir şey yok.

şu koskoca dünyaya bir beni sığdıramadılar ya. bir ben fazla geldim ya her şeye, herkese. en çok da bu bitiriyor beni.
sessiz, sakin biriyimdir aslında. kimseyi kırmam, incitmem, üzmem.
neşeliyimdir her daim.
olabildiğince.
izin verdikleri sürece.
ama içimdeki kötü yan nefretle dolu. hak etmediğim şeyler içinde boğulurken onlara ne zaman sıra gelecek muhakemesindeyken bile içimdeki irini akıtamıyorum.

kendimi çok kötü hissediyorum.
devamını gör...
12664.
nick altımı kapattırdığımdan beri yazarlara sataşıyorum istemsiz bi şekilde. demek ki nick altı insanı frenliyor. o zaman nick altı büyük cihattır.**
devamını gör...
12666.
arada bocalamak ve hatta içinden çıkamamak keyifli. tüm koşulların pürüzsüz olması demek tekdüze durağan sıkıcı bi hayatın içinde dönüp durup hastalık sahibi olmak demek. sorunlar çözümüyle geliyo aklımı kullanınca yaşadığımı hatırlıyorum.
devamını gör...
12668.
eşimle düğün alışverişini beraber yaptık, altından mobilyaya varıncaya kadar her şeyi kendimiz aldık. o dönemde beyaz altın modası vardı, sarı altına göre daha asil görüyor diye de bizim gibi sonradan görmeler arasında yaygın olan bir inanış. her ne karın ağrısıysa işte. adama beni iyice kollarında sarı sarı altınlar şıngırtadan kezbanlardan sanmasın diye ben beyaz altın sevmiyorum diyemedim. hala da beni öyle asil zevkleri olan bir kadın sanıyor.
bilezikleri annem görünce kızım bunlar nasıl bişey böyle, sahte olmasın sakın dedi. kadın alışmış tabi adana burmasına. yok anne ya, yeni usulde bunlar moda diye geçiştirdim.
o altınlar da yıllar içinde satıldı gitti ama benim içimdeki kezban ölmedi sözlük. meğer içimde bir bülent ersoy varmış, takı konusunda bir o, bir de boynunu altın zincirlerle donatan zenci hiphopçılar yaklaşabiliyor muhteşem zevk anlayışıma. *
devamını gör...
12669.
geçen yaz kardeşimin ısrarı üzerine bir konsere gittim. olay şu: barok- rönesans arası klasik müzikler, icrası ise lavta * ile olacak. böyle tek kişi biz etrafındayız samimi bir ortam falan. tabii bu kardeşimin merakı, ben parça listesini görmeden kalk gidelim dedim ama dinlemedi. o merakı iyi bilirim. kaç kez opera konserlerine, klasik müzik mekanlarına koştum. caz konserinden çıkıp çiğköfte yedim, şalgam içtim. her pazar babam tarafından mahsuni ile uyandırılan ben birkaç klasiğe gönül verdim yalan yok. ama bu seferki girişim beni de aşardı. yine de kıramadım. ikinci safta yerimizi aldık. yaş ortalaması 65 falandı. en son önümde pembe saçlı bir teyze vardı ki kardeşime dönüp: la biz burayı hak etmiyoruz gel eve dönek, annem geç kaldık diye söylenir durur, dedim. yok abla annemin haberi var dedi çemcük.

sonra müzik başladı, müzik bitmedi, müzik 15 sayfalık konçertoydu... sonra barok sonra rönesans sonra biraz doğaçlama... bitmeyen bir saatin ardından mola verdi sanatçımız tüm zerafetiyle ve biz hala o salona fazlaydık... kardeşim uyuşan beyni ile bakıp "annem merak etmiştir abla" dedi. senin ağzını kırayım damo ben dediydim sana diyemedim. merak sonuçta daha caza gidecekti, opera kovalayacaktı, anlamadığı dillerde müziği keşfedecekti. büyüyordu benim kardeşim la hem de benle aynı yoldan... güzel bir şeydi, en azından 5 metre yakından lavta görmüştük kısa günün bembeyaz kârı da bu oldu herhalde.
devamını gör...
12670.
olacağı böyleymiş diye olanı biteni geçiştirmek, üzerine düşmemek çok güzel bir şey. zihninde ardı ardına oluşan düşüncelerle boğuşmaktan daha güzel. pişman olmaktan, keşkelerden çok daha güzel. bir şeyi ne kadar kafana takarsan zaten sonu güzel bitmiyor.
devamını gör...
12673.
sabah namazına kalkamam diye uyumuyorum. buraya yazıyorum belki bir nebze uykum kaçar diye. tam namazdan sonra uykum gelsin alllammm. ne oluuuğ.
devamını gör...
12674.
arkadaşla yenilen yemek sonrası hesabı ben ödemişsem , çıkışta hesap fişini toplu iğneyle yakasına şu müzik eşliğinde iliştiririm .
devamını gör...
12675.
hikayeleri olan insanlar acı çekiyor. tekrarı mümkün olmayan, nadide güzelilkler yaşayıp, sonra onların özlemiyle mahvoluyorlar.
devamını gör...
12676.
bir şeyleri biliyor olmak acı veriyor. benim için eşsiz değerleri olan insanların hayatlarında hiçbir zaman bu değere ulaşamayacağımı biliyor olmaktan öte hissediyor olmak bana acı veriyor. öyle ya da böyle biliyorum neden böyle olduğunu ve hiçbir zaman düzelmeyeceğini. biliyor olmak acı veriyor, keşke bilmeyip sürekli sorunu arasaydım.
devamını gör...
12678.
telefon numaram hala onun telefonunda kayıtlıymış. bugün sabah kahvaltıdan sonra uyumuştum. kalktıktan sonra gelen mesajı görünce anladım hala numaramın onda kayıtlı olduğunu. en son konuştuğum da (ocak ayının sonunda idi) sevgilisi vardı. ona rağmen hala numaramı silmemiş. hala kötü hissettiğinde beni sığınacak bir liman olarak görüyor herhalde. neyse mesajı 'iyi bayramlar' idi. birkaç emoji vardı. bende sadece 'iyi bayramlar' dedim. geri cevap vermedi. muhtemelen toplu mesajın arasındaydım. ne olursa olsun kafamın karışmasını istemiyorum. güç bela kendimi toparlamışken tekrar dağılmak istemiyorum.
artık unutmak istiyorum.
devamını gör...
12679.
onu kaybettikten sonra aynı isme sahip insanlarla konuşmamaya özen gösteriyorum. mecbur kaldığımda da mümkün mertebe kısa kesip hitap etmemeye çalışıyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar