dünyaitiraf.com

#özgürler 

12841.
bundan yıllar önce şahit olduğum ve bana da iki ders bırakmış olan bir meseleyi anlatayım. belki başkalarına da olur. bundan önce başka sözlükte yazıyordum. bazen insanlarla dertleşip, dertlerini dinlerdim. birisinin yazdığı bir tanıma binaen ona da mesaj atıp hal hatır sormuştum. kendisinde kalıcı bipolar bozukluk vardı yanlış hatırlamıyorsam. ağır bir depresyon hastalığıydı diyeyim. ilaç almadan da kendine gelemiyordu. bunun da sevdiği bir kız vardı. kız da bunu seviyordu ve elinden geldikçe destek olmaya çalışıyordu. tam da o sıralarda konuşmuştuk. fakat sonra bir meseleden ötürü ters düştük ve mesajlaşmayı kestim.

aradan 1-2 ay geçmişti diye hatırlıyorum. bunun başka bir tanımına denk geldim ve durumunu anlatmıştı. bu çocuk yaşadığı sorundan ve kızın ona olan desteğinden dolayı eziklik hissediyordu sanırım. ona yük olduğunu düşünüyordu. bu yüzden de sürekli kıza "beni bırak, sen kendi hayatına devam et" tarzında cümleler kurmuş. başka şeyler de söylemişti ama detayları hatırlamıyorum. kız oğlanı seviyordu ama sanırım bir süre sonra bu tarz hareketlerden bıkıp çocuğu terk etmiş. üstelik ikisi birbirini sevmesine rağmen. işte bu da onu anlatan bir tanım girmişti. üzülmüştüm haline.

bu olaydan çıkardığım dersler ise şu oldu. birisi sana yardım elini uzattığı zaman kendini komple ona bırakma, kimsenin işini zorlaştırma. bir de kimsenin işine karışma, onlara "git" deme. evet insanlar birbirine omuz verir ama kimse kimseyi sırtında taşımaz ve taşımamalı da. çünkü bu insanın vicdanını sızlatır*. bu vicdan azabının altında ezilmek kolay bir şey değildir. ayrıca kimsenin işine de karışmamalı. bazen insanlar bazı fedakarlıklarda bulunur. bu yüzden onların uzattığı yardım eline vurmamalı. fakat lakayt da kalmamalı. o sana yardım elini uzattığında sen de elini uzat ve geri çevirme.

suç kızda denilebilir mi? bence hayır. fakat çocuğun durumunu da az çok anladığım için onu da tamamen suçlayamam. çocuk kızın gitmesini istemiyordu ama kalıp kendisiyle uğraşması da hoşuna gitmiyordu. yine de insan düzelmek için çaba harcamalı. iyileşmek istemeyen bir hastayı kimse iyileştiremez. işte bu meseleden ötürü birbirini deli gibi sevdiği halde boşanan aileler var. devir zor ve sorumluluklar ağır. insanlar kendi sorumluluğunun yanında başkalarının sorumluluğunu taşıyamıyor. fakat bunu aşmak için omuz verilebilir. karşılıklı olarak birbirine dayanan insanlar bu sorunlara karşı durup, beraber ayakta durabilirler. yoksa ikisi birlikte düşer.
devamını gör...
12843.
ben de ponçik çizgimden çıkmak istemiyorum ama bazen cidden insanı dinden imandan çıkartıyorlar.

durduk yere iş kilitlediler bana ama nasıl emrivaki, nasıl dayatmayla. bunu yapan da bi aile büyüğü. aile büyüğü olabilir ama bu kadar anlayışsız ve bencil olmak hiç yakışmıyor, ben de aksi davranmamak için kendimi zor tutuyorum ya şu an içimde patlıyor resmen sinirim. istemeyerek yapacağım hiçbir şeyden de hayır gelmez bence, gönülsüz iş çünkü ama anlamayacak kadar bencil kendisi. aaahhhh. şimdi ortalığı dağıtacağım ama ya.
devamını gör...
12844.
siyasi olsun inanç olsun hiç farketmez, seçim yapılabilen bir şey olması yeterli; yaptığı seçimi en doğru olarak kabul edip, diğer tüm seçenekleri tamamen yanlış olarak kabul eden ve ötekileştiren insanlardan uzak duruyorum. bu yaşıma kadar böyle yaşadım ve bunun çok faydasını gördüm. sizlere bunca yıllık mutluluğumun sırrını verdim yukarıda. şişeleyip saklayabilirsiniz bu fikri, ya da direk kullanabilirsiniz, size kalmış.
devamını gör...
12845.
evet tekrar ben. gidiyorum deyip gittikten sonra geri gelince hiçbir şey olmamış gibi devam da edemedim. yuvam olmuş burası demek ki. evlat ne kadar evden kaçsa da eninde sonunda evine geri dönüyor işte* yazdıklarım çok önemli olmayacak ama yine de ben karalayayım bir iki şey. iş bulduktan sonra hayatım düşündüğüm gibi gitmedi. bir süre gene aynı şeyleri yaşadım. çözüm olmadı yani. sonra anladım ki* böyle olmuyor. hayatım değişmesine rağmen değişen bir şey olmadıysa kendimi değiştirmem gerekiyor. başladım da ve bunun da işe yaradığını farkettim.

bu güzel bir tecrübe oldu bana. hayatımız hiçbir zaman o an yaşadıklarımızdan daha iyi olmayacak. hiçbir zaman istediklerimiz tamamen gerçekleşmeyecek. kederler, sıkıntılar hep var olacak. öyleyse insanın yapması gereken şey elindekiyle yetinmekmiş. geçmişine bakıp çektiği sıkıntıları gördüğü zaman da "ya ne kötü. ben çok kötü şeyler yaşadım" deyip bir kenara çekilmek değil, "evet çok kötü şeyler yaşadım ama geçti. neden kendime daha fazla eziyet edeyim? evet yaşadıklarım kötü olaylardı ama hepsini atlattım. bana bunları yaşatanlar bunu kendileri yaşasalardı belki de toparlanamazlardı ama ben toparlandım çok şükür" demeli. bu kibirlenmek de değil. hayata olumlu yönünden bakmak diyorum ben. her neyse kişisel gelişim kitaplarında bol bol zırvalarlar bunları zaten. fakat benim bizzat tecrübe ettiğim şeyler. iyiyim. eskisi gibi karamsar, çelimsiz, zayıf da değilim Allah'a şükür. karamsar şeyler de yazmayacağım inşallah...

gene uzattık. *
devamını gör...
12846.
şu an hiç tanımadığım hiç bilmediğim adını dahi yeni duyduğum birini arayıp bütün her şeyimi anlatıp kapatmak istiyorum.
taşıyor artık.
devamını gör...
12847.
işe yürüyerek gitmeye başladığımdan beri yeni bir alışkanlık edindim ; işe giderken elektronik dans müziği dinliyorum.

açıkçası korkum şu ; ne bilim dance monkey falan dinlerken yolda yaptığım saçma sapan danslarla tiktoka felan düşecek gibiyim.
devamını gör...
12849.
bugün baya belalı bir gün oldu. yanlış otobüse bindim. tamamen de ters bir yerde indim. eve 3-4 saat geç kaldım. hala daha yürüyorum. az önce balkondan kafama elma attılar. biraz ileri gittim. üstümü temizleyeyim telefon elimden fırlayıp yere uçtu, birkaç defa zıpladı. 2 gün önce kayıp sertçe düşmüştüm. biri beddua falan mı etti? *
devamını gör...
12851.
yazarlar entirileri nasıl alıntılamakta, entirilerde #727273737373737312939484763819 felan diye entiri numarası çıkıyor ve bunu tıkladığımızda mevzubahis yazıyı görebiliyoruz ya bu nasıl oluyor bilmiyorum, birkaç kez denedim olmadı. kimseye de soramamıştım aşırı cahillik belirteci olması nedeni ile. ama itiraf olarak düşününce itiraf gibi itiraf.
edit: öğrendim teşekkür ederim (bkz: mu kıtası sakini)
devamını gör...
12852.
belli bir yaştaki herhangi bir kişi olarak ben bir profesörü karşıma alıp onca yıllarını, emeğini, okullarını, okuduklarını, okuttuklarını hiçe sayarcasına atıp tutup yıllarını harcadığı işi ve uzmanlığı hakkında ahkam kesmiyorum. nasıl yapabilirim değil mi? daha o profesörün sınıfında derse girmeyi bırak, aynı odadaki havayı dahi solumamışım. her şeyi geçtim, onca yılın tecrübesine karşın yarı yaşı bile olmayan ben, ekmek elden su gölden misali bir tarafımı yayıp minderini çökerttiğim oturduğum koltuktan konuşmak beni hangi kulvara sokar acaba. ne gülünç değil mi? hele de bunu yapıp, konuşanlara 'sen sus, sen ne biliyorsun ki' demek! bunu yapana gülerler değil mi? kıt aklınla ne yapıyorsun derler. hele de bunu yaptığım kişi toplumlara yön vermiş bir kişiyse.. minderi çökmüş koltuğumda oturup girdiğim internet ortamında üç beş sayfa yazıyla bu hükümlere inanıp o toplumun önüne çıkıp konuşmam ne saçma olurdu değil mi.

insanlar bayezid-i bistami hazretleri, abdulkadir geylani hazretlerine ve daha nicesine kafir sapık diyebiliyor. hiçbir şeylerini kabul etmesen onca emeğini kabul etmen lazım. bir kütüphane dolusu kitap yszman ve toplumları, ilim, bilimleri o kitaplardan çıkar hale getirmen lazım ki karşına al konuş. bari bunu idrak edebil.

off, sıkıldım he. Allahım, cahillikten, cahillerle olmaktan ve nefsime uymaktan sana sığınırım. nokta.


ilave...
yani her şeyi bildiğini sanan insan bunu da bilir herhalde. bundan bile korkusu yok. sen bu, sen busun diye ahkam kesip biçip dolanıyor.
sibidi gonzalez.
"bir adam din kardeşine, ey kâfir derse, bu söz ikisinden birine döner. eğer böyle denilen kişi söylenildiği gibi ise söz doğrudur; yerini bulmuş olur. aksi takdirde bu söz söyleyene geri döner."

ula birinin kafir olduğuna kim karar verebilir. cürete bak.
devamını gör...
12853.
bugün bir hafta oldu.
her şeyin ne kadar boş olduğunu anladığımız bir an gelir hayatımızda, bu an kendini tekrar eder belirsiz aralıklarla. işte öyle anlardan birinde yaşıyor olmanın tüm bu boşluk hissini saklamak, ondan kaçmak olduğundan ibaret olduğunu yazmışım. yazmışım da henüz o boşluk hissini kafama en ağır şekilde vuracak olanı sırada bekliyormuş.
ölüm beklenmedik bir şey olur bazen. kütahya'da tsunami gibi, yer çekimsiz bir ekim sabahı gibi, ayaklarının üzerinde yürümeyi bırakıp elleri üzerinde ilerleyen insanlar gibi. beklemediğimiz bir şey olur ölüm bazen. oysa bir bir daha iki ederden önce bildiğimiz bir şey ölüm. bildiğimiz ve fakat idrak edemediğimiz. yaşamak dediğimiz şey yalnızca ölüm bilgisinden kaçmak işte öyleyse, bunun istisnaları da yaşamı bizim gibi harcamayan müstesna ve bilge kişiler sadece. her yer o yüzden öfke.

dear terror management theory,
sana laflar hazırladım ama hepsinin muhatabı benim.
ışıl öldü. ben yaşar gibi kaçmaya devam ediyorum.
devamını gör...
12856.
hayat sıkıcı. işler durgun. ekonomik kriz var. insanlar anlayışsız. sevgi, saygı, hoşgörü kalmamış. canım sıkılıyor artık gitmek gerekiyor da beklemek zorundayız.
devamını gör...
12858.
çocukken sahabenin fedakarlıkları konulu hikayelerde "tabii ki öyle yapıcaklar, Allah emrettiyse aksi yapılabilir mi" diye düşünürdüm hep. misal evlendiği gün cihada gidip şehit olan sahabenin hikayesi gibi. çocukken ve belki doğrucu olmakla da alakalı, emredilmişse herhalde gidilecek diyodum içimden. sonuçta bundan üstün ne olabilir...

sonra büyüyünce anladım ki Allah için yapılan her fedakarlık çocuktaki kadar emin bi iman gerektiriyormuş. hikayelerde dikkat çekilen bu şüphesiz imanmış. bunu insan ancak "inanmamak da mümkün"e varınca anlayabiliyor. inanmamak da mümkünken dünyanın zaten nadiren görünen güzelliklerini bırakıp canını ortaya koymak çok net bir iman gerektiriyormuş.
devamını gör...
12860.
bazı insanlar var ve bunlar bizim imtihanımız. bir insanın imtihanı olmanın ne kadar korkunç birşey olduğunu öteki dünyada görecekler ama iş işten geçmiş olacak. iyi ki öteki dünya var sevgili imtihanımız olan insanlar bu dünya da yaptığınız şeylere susuyorsam din öyle emrettiği içindir şahsınızda bir bo. olmadığını şahsınıza zerre kadar saygı duymadığımı bilin. ayrıca şahsınıza zerre kadar ihtiyacım olmadığını da bilin. iş işten geçmeden Allah sizi islah etsin, amin.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar