dünyaitiraf.com

#özgürler 

12921.
bir gün gelecek ve en ufak terbiyesizlik yapan hastaya çık dışarı diyeceğim, istenildiği kadar sarı zarf gelsin isterse meslekten men edileyim. şu yandal işi de bitsin, diyeceğim ki “size bakmıyorum” bitti gitti. bir insan sağlık beklediği ve muhtaç olduğu birine terbiyesizlik yapabiliyorsa sonucuna katlanacak. bakmayacağım, gitsin başka doktora. çay getiren çaycıya, sokaklarımızı süpüren çöpçüye teşekkür etmeyi öğrenmedikçe bu millet iflah olmaz. kabasınız ey insanlar kaba, çok kaba..
devamını gör...
12923.
günün birinde kendi doğrularımla yetiştirmek üzere birkaç şanslı minik insana ihtiyaç duyarsam, hangi çiftlerin çocuklarını kaçıracağım netleşiyor yavaş yavaş.

böyle insanların elinde kendileri gibi vefasız, bilinçsiz, duyarsız büyümemeli bazı yavrular...
devamını gör...
12924.
dün eğer Allah korumasa idi çok korkunç birşey olacak bir durumu kılpayı atlattığımı sabah farkettiğimde üzerimdeki şaşkınlığı bir müddet atamadım. böyle bir ihmali ve böyle bir ahmaklığı nasıl yaparım nasıl yaptım. yalnız ve yalnızca Allah korudu başka hiçbirşey değil.
devamını gör...
12925.
koskocaman umutlarım var. "biliyorum" der gibi umutlarım. ama kimseye çaktırmıyorum bu durumu.

21. yy'a fazla ya da eksik gelen bir şeylerim var. çevremdekilerin dünyalarına daha doğrusu anlattıklarına dahil olamıyorum. her şeyi dışardan izliyormusum hissi var. basrol ben olduğum zamanlarda bile. sanki herkes perdeye bakıyor da ben perdenin ardını görüyor gibiyim.

yalnızca bir defa dahil olabildim. yalnızca bir defa bir insana dahil olabildim. hala dahilim ona. ama o bundan habersiz sanıyorum.

yüzüme yüzüme çarpan gerçekler var. kabul etmekte zorlanıyorum. ama bir şekilde kabullendim de denebilir. bu gerçekler arasında ben ya en gerçeğine tutunmus bulunmaktayım ya da gerçekten en uzak olanına. ayırt edemiyorum. başlı başına bir çelişki her şey.

anlaşılmıyorum. önemli değil bundan yakınmıyorum. ama keşke "neden hiç konuşmuyorsun?" diye sormasalar.

dünyanın en önemsiz insanıyım. buna şüphe yok. ama kalbime zor sığdırdığım sevgim var. okyanusta bir damlayım ama mucizeyi gördüm, yaşadım ve kaybettim. mucizenin mucize olduğunu farkedince mucizeyi çoktan kaybetmiştim.

tüm yeşillerde biraz turuncu var.

onu düşündüğümde sağ gözümün seğirmesine engel olamıyorum.

kaybetmek hiç bulmamış olmaktan daha acı verici. ama bu iyi bir şey.

galiba bir şeyi kaybettiğimiz zaman onu gerçekten anlayabiliyoruz.

en çok zamanı geri alabilmeyi isterdim.
devamını gör...
12928.
küçükken bm genel sekreteri’nin gelen telefonları açtığını sanıyordum.
aslında hala genel sekreter ifadesi görünce aklıma ilk olarak bu geliyor.
devamını gör...
12929.
cuma namazında hutbe geride bıraktığımız 2019 yılında yaptığımız ibadet ve hayır hasenat üzerindeydi. dinlerken ufak bir muhasebe yaptım. bu konuda epey ziyandayım. namaz çıkışı camiye yardım yapıp, kapıdaki dilenciye para verip durumu düzeltmeye çalıştım. kısaca sevap işledim lan bugün.
devamını gör...
12931.
çikolata paketi koleksiyonum var ve sırf koleksiyonum çeşitlensin diye normalde ilgimi çekmeyen bir sürü farklı çikolata alıyorum. bu koleksiyonu yaparkenki temel motivasyonum, eski zamanlarda üretilmiş çikolataların paketlerini çok merak ediyor olmam... ileride çocuklarım olursa onlar da benzer bir meraka düçar olurlar, ben de onlara koleksiyonumu yadigar bırakırım diye umuyorum... hatta bu yüzden, çikolataların paketini yırtmadan açma konusunda ustalaştım. fakat bu muhteşem düşüncemi ve koleksiyonumun ilk örneklerini annemle paylaştığımda kadın bana acıyan gözlerle baktı. yardım almam gerektiği düşüncesini gizleyemediği bir bakışla hem de... geleceğin potansiyel çöp ev sahiplerinden biri değilim ben!!! insan hiç mi düşünmez, ya 40 yıl sonra torunlarım yediğim çikolataların paketlerinin neye benzediğini merak ederse diye? Allah Allah ya... anormal olan ben değilim, toplumun gelecek nesillere karşı sergilediği bu sorumsuz tavırlar! biriktirmek için çikolata paketinden daha mantıklı bir şey düşünemiyorum ben.
devamını gör...
12932.
babamı işten çıkarmışlar. sebebi ise 'emekli' kişileri çalıştırmayacaklarmış fabrikada. az uz değil 24 senelik çalışanı fabrikanın. benimle yaşıt. keyfiyetten değil ihtiyaç oldug için çalışıyordu sonuçta. 54 yaşından sonra insanın başka bir işe girip alışması kolay olmaz.
böyle şeyler koyuyor be insana.
devamını gör...
12933.
kırtasiye zaafı olur mu bi insanın. başkaları mağaza önünde, oyun peşinde, gratis kuyruğunda,...ben rengarenk kalemler, defterler özellikle çizgisiz defterler, post it'ler .. çocuk muyum neyim.
devamını gör...
12934.
etrafımda benim iyiliğimi ister gibi sorular soran ama alttan alttan gördün mü nasılda başaramadın ama... dercesine bakışlar ve sözler sıralayan biri var. ve bu insan ile mecburi olarak görüşüyoruz. asla kalbini kırmak istemiyorum lakin bu kadar yaşına, kendine yakışmayan tavrı ile kendisini yüzleştirecek uygun zamanı kolluyorum.
devamını gör...
12935.
dün evi süpürürken maaşa zam geleceğini öğrendim. biraz keyiflendim tabi. elektrik süpürgesinin sapını tutup 90'lardan bir çelik şarkısı söylemeye başladım.

"çok güzelsin çok çok güzelim
senin üstüne yok yok güzelim
bu aşk bana çok çok güzelim"

hayır, neden bu şarkı? bilemiyorum. sadece eski şarkıları seviyorum sanırım.*

devamını gör...
12936.
sanırım içimde bir bukowski var. bu aralar fazlasıyla canlanan. her şeyin boş olduğunu söyleyen. bazen ölümü gözleyen. ölümü istemesinin nedeni çok üzgün olması değil de sorularını sorabileceği, belki de kurtulabileceği bir yer olmasından. kendini bir türlü ait hissedemediği bu dünyadan bir kurtulma çabası olarak görüyor. toplumda yerini konumlandıramıyor. amaçsız, sürgün. sadece düşünen ve bazı şeylerden dem vuran bir bukowski. bir yola koyulduğu zaman ee bunun sonunda da hiçbir şey olmayacak diyerek bırakan biri. çok çabuk sıkılan ve sadece zevk aldığı şeyleri yapmak isteyen biri. çok mu kibirli, kendini mükemmel mi zannediyor? ve bu yüzden hiçbir şey yapmayarak mı yaşıyor diye düşünmedim değil. ne istediğini kendi de mi bilmiyor? sanırım safi bir boşlukta. dünya'yı gök kubbenin dışından izleyen, insanlara ve yaptıklarına, dikkat çekme ve güç takıntılarına kahkahalarla gülen bir bukowski. aynı zamanda beni de bu boşlukta sürükleyen ve sıkan. sadece vakit geçiren bir bukowski...
devamını gör...
12938.
antisosyaller gibi tahakküm kurup borderlinelar gibi kaostan zevk alasım var sözlük. yaz bunu sağdaki uslu uslu oturuyorum işte.
devamını gör...
12940.
doğaçlama günah çıkarma kabini olması gerekirken, doğaçlama karalama başlığı olan itirafsızlık silsilesi. çekirdeğimiz küflendi, mısırımız patlamaz oldu, adrenalin şevkimiz kırık ve gri. macaristan'ın kıçıkırık köy kilisesindeki papazın daha verimli itiraflar işittiğini bahse girerim. gerçek itiraflar bu değil. kimse mi rahatsız olduğu misafir kalksın gitsin diye içeceğine viagra atmamış... hayret. bugün bunu duydum sözlük. dayının biri gelen misafirlere bu kumpası yapıyormuş. güle güle anlattı. gökteki melekler onun adına utandı, yerdeki şeytanlar onunla güldü. ben nötr kaldım. yüz kaslarım bozuk benim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar