bu defa gerçekten o mesajı yanlışlıkla attım. ama gerçekten yanlışlıkla oldu.ben de şaşkınım.
devamını gör...
güzel olduğunu düşündüğün kızın vasat biri çıkması şaşırtıcı tabi. neyse Allah sevdiğine bağışlasın yinede. okumuş etmiş. ileride çocuk da yapar kariyerde.
devamını gör...
herkesin korkuları vardır. ve bu korkuların bazıları dünyanın en kötü korkusu olarak nitelenir beynimizde. düşüncesi bile sizi yerinizden zıplatmaya gözlerinizi yaşartmaya ürpertmeye, elinizin ayağınızın titremesine sebep olur. genellikle en çok sevdiklerimizle ilgilidir bu korkular. '' yeter ki hayatta olsunlar, canlı kanlı olsunlar, hiçbir yere kaybolmasınlar'' isteriz onları. biz isteriz de ! her istediğimiz de, olmaz biliriz. üstüne bir de , beterin beteri de varmış sözünün tam karşılığını öğrendiğimiz zamanlar da halimize şükür ederiz.. işte bazı olaylar hayata bakış açınızı değiştiriverir. mesela hiçbir zaman sevdiklerimden daha önemli tutmadım kendimi. kendime ait her şeyim istenildiği kadar hor kullanılabilirdi buna kalbim ruhum da dahil. kaybedeceğim bir şey yoktu nasılsa! ama şu an birilerini yarım bırakma düşüncesi beynim de peydah oldu. bunu önlemek için yapabileceklerimi düşünüyorum. sanırım önleyemeyecek kadar geç kaldım. umutsuz vaka gibi görünüyor. kendini birilerine karşı sorumlu hissetme duygusu bu ağrıyı katlıyor da katlıyor. tüm bunlara rağmen zamanımın ne kadar kaldığını bilmemek de işin ayrı bir kötü tarafı.

itiraf: bu aralar fena halde kaybetme ve kaybedilme korkusu yaşıyorum. başka karışıklıklar da bunun cabası.
devamını gör...
hayatım boyunca tez canlı bir insan olarak sürekli radikal kararlar almaya çalıştım. hiçbir işe yaramadı. çünkü tez canlılık, sizi bir öyle bir böyle davranmaya itebiliyor. siz de kendi huyunuzu çok iyi biliyorsunuz. içinden geldiği gibi davranan insanlar bir yere kadar sevilebilir. şahsen öyle biri olsam bile, bugün siyah dediğine yarın beyaz diyen biriyle çok fazla iletişim kuramazmışım gibi geliyor. aslında dengesizlik bir nevi fıtrattır bazılarında. buna can-ı gönülden inanıyorum. fakat insanlar birbirlerini bu şekilde kabullenmiyorlar. evet, bugün yağmurdan nefret edip yarın yağmurda ıslanmaya çıkabilen bir yapım var. karşımdaki insanlardan bunu anlamalarını bekleyecek kadar da yüzsüzüm. bu yüzden hayatımın belirli bir noktasına kadar girebiliyor insanlar. bir yerden sonra olsa iyi ama olmasa da olur insanına dönüşüyorum. bu öğrenilmiş çaresizliğe o kadar alıştım ki olaylar karşısında soğukkanlılığımı koruyup o da iyiymiş diye geçip gidebiliyorum. işte yalnızlık dediğimiz şey bu noktadan sonra başlıyor. zihinsel olarak kendini tanıma ama buna engel olamama durumu, sizi içinizde yalnızlığa sürükleyebiliyor. birileriyle bir şeyler paylaşırken sürekli bir tarafınızı saklamaya alışıyorsunuz. saklı kalan kısmınızı diğer insanlar bir şekilde görürse sizin kafayı sıyırmış biri olduğunuzu düşünebiliyorlar. bunları da niye mi anlatıyorum, ne bileyim pek bilemiyorum bazen. öyle içim şişti bugünlerde de yazayım dedim. okumasanız da olur.
devamını gör...
bazen annemin diğer çocuklarını bizden daha çok sevdiğini düşünüyorum. öyle olmasa yanlarına gitmek için bu kadar acele etmez, saatlerce gecikerek de dönmezdi. kıskanıyorum ya la onları. hayır eve geldiği zaman "niye bu ev bu kadar dağınık?" diye çatmasa bana bir şey demicem. anlıyorum sinirleniyor orada hıncını da gelip bizden çıkarıyor. diğer çocukları da öğrencileri bu arada.
devamını gör...
son günlerde kendime hem fiziksel hem zihinsel işkence yapıyorum.ağladıkça rahatlamıyorum ama yinede ağlıyorum.mazoşist olma ihtimalim var.bugün annem beni salak salak ağlarken görünce ne zaman psikologa gidiyoruz dedi.sen gelmiyosun anne dedim.o zaman sende bursa'ya gitmiyorsun dedi.nereye tükürsem kıl lan. *
devamını gör...
kayak merkezine giderken sevgili arkadaşım kendi cd sini koyup yani yanlış cd yi koyarak babasının cd'sini almış gelmiş, tabi uzun olmasada, yolculuk var, azıcıkda tehlikeli bir olaya gidiyoruz *, tabi ne yapmalıyız yolculuk ritüeli ve Allaha sığınma olarak 7 ayetel kürsi olayı var, hemen sardırıyoruz Allahın kelamlarını, bismillah diyerek yola koyuluyoruz ki; moda girmek için cd yi player şeysine taktığımızda karşımıza seçmece gelen orhan gencebay ve ferdi tayfur müzikleri, hata bir kere yapılmış yanlış cd alınmış ki; ikinci hata o cd nin kayak merkezine giderken dinlemesi oldu. o kadar ferdi ve orhanı ard arda bağladıktan sonra telesiyejle kayak merkezinin üstüne çık ama snowboard yapma, yaktık sigaraları o efkarla dağdan manzarayı izledik! 3 er sigara içtik herhalde.
devamını gör...
bir gün odtü keçiören semt servisine bindik, arkadaşla değişiklik olsun diye. adam sarhoş muydu? neydi, sağ sol demeden en namüsait sokağa dalıyordu. millet bir anda servisten indi. boş bir yerde adamın acayipliğini çözüp, bizde meraktan bekledik. son durağa geldik, adam diyor ki; abiler yolu kaybettim herhal, yardim ediyonuz mu bana?
devamını gör...
daha önce birinin yuvasının yıkılması için dua edeceğim, kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. evet, gece gündüz dua ediyorum, inşallah o da aldatılma acısını yaşar da, benim gibi ölümlerden ölüm beğenmeye çalışır.

zöge: hala aynı fikirdeyim.
devamını gör...
tüm notlarımı saklıyorum.belgeler kitaplar föyler herşey. fakat birinci sınıftaki notlarımı ve kitaplarımı bulamıyorum. benim iççin son derece önemli bir hal aldı bu. matlab ı hatırlamam için hocanın hazırladığı ders notunu bulmam lazım. kimse de yok, hiç bir yerde hiç kimsede. kıytırık bir fotokopi arıyorum ve evde yok. iki sene önce evden çokça kitap temizledim, onların arasına girmiş olma olasılığı yüksek ama kabullenmek istemiyorum. koyacak yer yoktu hepsi çözülmüş test kitapları filan gereksiz şeylerdi. offf of. bu arada bugün kursa filan gitmiyorum kafa bizdeki de, gereksiz gereksiz ders işliyor montaja geçmesi lazım parça çizimine 2 hafta dan fazla ayırmış olacak artık yeter.
devamını gör...
ailen ve çok yakın arkadaşların dışında kimseye güvenmeyeceksin arkadaş bu dünyada.dünya egoist,bencil,şımarık,kendini tatmin etmek isteyen insanlarla dolu.onların hepsini toplayıp çamaşır suyu içirmek istiyorum.tamam biraz abartmış olabilirim.pis sarı tuvalet terlikleri bee.
devamını gör...
bazı insanların bazı sorularla kitlendiğini fark ettiğimden beri pislik yapasım oldugunda o kitlendikleri soruyu soruyorum ve onlar günlerce selam vermiyorlar.
işin tuhafı bunun farkında da değiller.

trequartistaya yahut lamusiye bağlanıyoruz; cihazı getirsinler de ölçelim, itiraf gibi olmuş mu olmamış mı?

not: sorularım o insanları incitecek türden seyler değil.
devamını gör...
bugün otobüsle eve gelirken 2 yaşlarında dünya tatlısı bi kızla tanıştım.
gangnam style yapiodu elleriyle. telefonumdan şarkıyı açayım kopsun dedim. annesi "ama insanları rahatsız etmeyelim?!" dedi ben de yuksek sesle "bu hatta o kadar sevgisiz ve tahammülsüz bir yolcunun olduğunu sanmıyorum" diyerek herkese peşin ayar verdim. sonra açtım şarkıyı. çocuk koptu, dans etti. bidaha dedi. bidaha ve bidaha. tam 35 dakika gangnam style çaldım, kendi lafımda boğuldum. o prenses gözümde bir canavara dönüştü ve her durakta "allah'ım ne olur insinler" diye dua ettim.
devamını gör...
seviyorum...
başka seçeneğim yok...
yeter sınama beni!
devamını gör...
bioder firmasıyla anlaşma imzaladım. tanımlarda ve başlıklarda sürekli reklam yapma ve yaptırma karşılığında server giderlerini karşılıyorlar

ben derviche moderne. bu hesap da yönetici kimliğimle yazamadığım, söyleyemediğim şeyleri paylaşmak adına açtığım ikinci hesabımdır.

admin olduğum için kimse hesap sormuyor.evet.

(bkz: alıcam sözlüğü binicem üstüne basıcam reklamı basıcam reklamı)



*
devamını gör...
bu yaşıma geldim, hala yemek yerken yemeği döküyorum. öyle böyle değil her kaşıkta bir iki parça döküyorum. çok uğraşıyorum ama bir türlü öğrenemedim. var mı bir kursu falan *
devamını gör...
mutlu olmak o kadar zor değil aslında valla bak.tek yapmamız gereken bazen insanlardan bir şeyler beklerken çıtayı düşük tutmak,fazla bir şey beklememek.işte bu kadar basit.*
devamını gör...
gerçekten ama gerçekten çok sıkıldım çok bunaldım.yaptığım hiçbir şeyi beğendiremiyorum,hiç memnun edemiyorum.en çok da zoruma giden yaptığıma da yapmadın demesi.iki gün sonra gidiyorum işte,iki günü bari huzurlu geçirsem ne olacak sanki.herkesin hakkı var herkes ediyo ya da etmiyo ama benim kimsede hakkım yok sanki.kendimi değersiz hisseddiyorum,değersizim de.üzmek çok kolay laf söylemek çok kolay ama ben iyi günlerde de unutumuyorum o lafları...
kimse beni değer vermeye layık görmüyo ya en çok da ona üzülüyorum...
devamını gör...
hayatımızda ilk defa, bizim kadro yani ben arkdaşım ve arkadaşım cv mize ekleyebileceğimiz bir tecrübe ile karşılaştık. sanayiden bildiğin gerçek iş geldi.sahici iş ya. bildiğin iş lan. olum işte fırsat, adamlar soracak iş tecrübeniz var mı diye ahan da var. filan muhabbetleri döndü tabiki.
netice nedir. iş huni tasarımı. saç tasarımı kullanarak elimizdeki çelik saçtan huni gibi bir şey çizip vereceğiz. ilk planda bize söylenen o.

bize bi teknik resim gelmiş, adam soyut çalışmış. bu kadar diyorum. bir çok makinacı ben böyle teknik ressamın diye başlayan cümleler kurar ciddiyim. ben kurmam o ayrı. açılardan uzunluk filan buldum. üç sayfa işlem yaptım. sorun şu 56 olan çap değerini bazı yerlerde 59 yaptığımı gördüm. lineer ilerlemesi gereken bölümler bazı yerlerde kırık kırık gidiyor.

sorun nerede bulamam çünkü bir sefer çizeceğim diye karışık çalıştım. herşey her yerde. yani yarın tekrar çizeceğim. ağlamak istiyorum. çok güzel dayak atasım ya da dayak yiyesim var. merdivenden çıkan insanlara karşı sparta yapma hissiyle doluyum şu an. ya da telefonum çalınmasa duvara atıp gelişine vole vursam filan. ama uğraşamam çok iş onlar. namaz kılıp yatacağım. biraz sözlükte yazdıktan sonra tabi.

mutsuzum sözlük. bu ilahi bir işaret olarak görülecek bir şey mi. ben deli olduğum için mi huni geldi. acaba bu huniyi nerde kullanıyorlar. plastik enjeksiyonla yapsınlar işte. neden çelik huni? bence de çok saçma.
devamını gör...
biri kot digeri kadife iki pantolon haric hicbir giysimin icerisine sigamiyorum.
birbucuk puskuut modundayim. uhu.
devamını gör...
bebeklere parmağımı ısıttırmayı seviyorum.hele de böyle yeni yeni dişleri çıkıyorsa.limon yedirmesini de çok severim.böyle yüzlerini buruşturuyorlar,dillerini dışarı çıkarıyorlar falan yaa.ölürüm ben onlara yaa.
devamını gör...
sanırım sıyırdım.
oturdum karşıma sultan filmi çıkar umuduyla 214 kanal gezdim. çıkmayınca da dileğim kabul olmayacak diye hayıflandım. geçmişte otobüs yolculuğu yaparken 4 durak arasında 20 tane kırmızı otomobil, 30 ticari taksi falan sayamazsam kendimi cezalandırmışlığım vardı. çok korkuyorum. umarım başımı belaya sokmam. şimdi de bloğumuzun dış kapısındaki kameradan eve giren çıkanı izleyip 15 dakika içinde en az 8 bayan apartman sakini ya da misafir kafa saymayı hedefliyorum. hadi hayırlısı.
devamını gör...
kola, gazoz gibi içecekleri bardağa koyarak içmek gibi bir huyum yoktur. direk kafaya dikerim. sonra buzdolabını ayağımla kapar, emin adımlarla olay mahallinden uzaklaşırım. iğrenç miyim neyim.
devamını gör...
yurtta nobetciyim ve kaldigim bolgede cingeneler de var. gelip arada camlarimizi tasliyorlar falan.
ya da yumurta atiyorlar. az evvel de benzer bir sekilde bi seyler yaptilar, bana ozel bir nefretleri var bahcede top oynatmadigimdan sanirim, pencereyi acinca biri kufur etti.
ben de keske silahim olsaydi dedim icimden.
ve su an cidden bir silah edinmeye karar verdim.
bazen cok ofkelendigimde gozum hicbir sey gormuyor.
kendimden de korkuyorum.
galiba onu vururdum.
-daha evvel ki tecrubelerden nisanciligim iyidir-
olmusum de icimden baska biri cikmis gibi geliyor. ki ben tv de bile aglayan birini gorsem, aglardim.
devamını gör...
once kendi itirafimi sonra birkartanesilol'un itirafini okuyunca kadinlik nereye gidiyor diye dusundum.
ben silah almaktan adam vurmaktan bahsediyorum.
o siddetten bahsediyor.
yolumuz yol degil gibi.
tobe est.
devamını gör...
her selam verişimde acaba almayacak mı diye korka korka bekliyorum. alınca istisnasız gülümsüyorum...
devamını gör...
iki haber ben çok fena yaraladı : beşinci boyuttaki salihın amiri dedemin ayyaş olduğu , sünger boblu tuvalet kağıtları üretildiği .
devamını gör...
seviyorum merkez!
Allah belamı versin ki seviyorum...
devamını gör...
(bkz: sulu sepken) adlı yazar dün kalktığımda aklıma gelen ve aklımdan çıkaramadığım bir bela oldu. * sözlükte herhangi bir yazarı özel olarak takip etmem, çok sırıtmadıkça da nickine bakmam ya da unuturum neyse efendim neyle unutabilirim derken bu sefer aklıma olağan takıntım murathan mungan geldi(arada öyle aklıma gelir ve sürekli içimden bunu söylerim, söylememeye çalışır ama engelleyemem, bu da böyle bir garipliğim işte). gariptir ki onu da bilmem, ne yapar kimdir araştırmadım, cahil de diyebilirsiniz, ama bir günü bu iki şeyi anarak geçirmek çok kötüydü. yazar arkadaşım alınmasın kendinin bile sözlük dışında nicki çok da aklına gelmez diye düşünüyorum ama bir yerden sonra artık gülmekle ağlamak arasında gider gelir oldum.
-sulu sepken, murathan mungan, murathan mungan ,sulu sepken, mungan murat, sepken sulu, sulu sulu murat sepken mungan, sulu idi mungan idi ...
artık nerelere vardı, böyle psikolojik travma beni seri eksiliyenin başına gelmesin *
edit: tabi bu bütün gün belli aralıklarla, beni delirtmeyecek dozajda gerçekleşti.
devamını gör...
bu gerçeği geçen gün öğrendiğinde baya utandım.

yıllardır ara sıra mırıldandığım bir şarkı var. küçük bir kısmını biliyor ve sadece orasını söylüyordum.

"three woman, three woman hımmm three woman"

gerçek ise bir hint filmi olan kal ho na ho nın soundtrackini dinlerkentantuni cemil bey tarafından yüzüme vurulmuştur. filmde pretty womanisimli eser hintçe bir tarzda söylenir. tantuni de hadi orjinalini dinleyelim der.
ve benim tiri womannn tiri womannn olarak söylediğim efsane şarkının pretty woman olduğu öğrenilir.

ingilizce ile ilgili ciddi sıkıntılarım var evet.

(bkz: roy kelton orbison)
devamını gör...
bu gerçeği geçen gün öğrendiğinde baya utandım.

yıllardır ara sıra mırıldandığım bir şarkı var. küçük bir kısmını biliyor ve sadece orasını söylüyordum.

"three woman, three woman hımmm three woman"

gerçek ise bir hint filmi olan kal ho na ho nın soundtrackini dinlerkentantuni cemil bey tarafından yüzüme vurulmuştur. filmde pretty womanisimli eser hintçe bir tarzda söylenir. tantuni de hadi orjinalini dinleyelim der.
ve benim tiri womannn tiri womannn olarak söylediğim efsane şarkının pretty woman olduğu öğrenilir.

ingilizce ile ilgili ciddi sıkıntılarım var evet.

(bkz: roy kelton orbison)
devamını gör...
bi arkadaş işten ayrılmış.çok iyi olmuş. sevindim onun adına. ve en çok kendi adıma.
devamını gör...
mevzu butonu yanınca içim ürperiyor..yine ne oldu diyorum..
devamını gör...
bi arkadaş işten ayrılmış.çok iyi olmuş. sevindim onun adına. ve en çok kendi adıma.
devamını gör...
bollywood hakkında genelleme yaptığım için pişmanım.
bazen dans etmeleri bile güzel olabiliyormuş.
devamını gör...
bugün özel bi polikliniğe gittik ablamla.radyoloji bölümü için başka bir yere sevk ediyor poliklinik ve polikliniğin müdürü kendi özel aracıyla götürdü,getirdi bizi.arabaya binince adam resmen zemzem fm i açtı.dışardan zemzem fm dinleyicisi gibi mi görünüyorum yaa.ben hayatımda öyle şeyler dinlemedim.

hayat bazen çok acımasız..
devamını gör...
annemle babam bugun doktorlar'a cikan ve 150 kg zayiflayan aileden bahsettikten sonraki diyalog:

p- yaa iste aile destegi olmasi sart. aile destek olmazsa insan verdigini de aliyor. sekil a-1'de goruldugu uzre.
annem- abartmakta ustune yok puskuut.
gayet normal yiyoruz. asiri yedigimiz ne var soyle? senin diyetine engel olan ne var soyle? napiyoruz biz?
p - mesela su an borek yapiyo olabilir misin? mesela biz o boregi takriben gece on gibi falan yiyecek olabilir miyiz?
annem- bu sayilmaz. bir aydir yeni yapiyorum borek.
p- peki sonra kek de yapacak olabilir misin?
annem - aman iki dilim kekten nolucak.

yalniz borek super olucak gibi.
uhu.
devamını gör...
normalde pek film izlemeyen * biri olarak geçenlerde in dreams filminde izlediğim kötü adamın kürk filmindeki hipertrikoz hastası * adam olduğunu keşfettim. resmen dank etti kafama, aradan bir hafta geçmişti belki. koştum nete oyuncuları arattım ve evet, haklıymışım. itiraf kısmı ise, böyle bir sevindirik oldum, kendime güvenim geldi. sanki bir sürü film seyretmişim gibi aynanın karşısında caka satan pozlar verdim falan. niyeyse böyle aciz ve zavallı detaylarını hayatımın, paylaşmayı seviyorum.

not:şu yazıyı yazarken fark ettim ve arattırdım ki, ben aynı adamın sherlock holmes a game of shadows filmini de izlemişim. pes. böyle bir tanım yazmaya karar vermesem hiç bilemeyeceğim. tamam dalga geçmeyin.
devamını gör...
6. hissim çok kuvvetli. 6. his de değil aslında bu,farklı. neyse işte bu şey her neyse ben buna çok güveniyorum.kendimden daha çok güveniyorum.bugüne kadar bazı ufak tefek şeyler dışında da yanılmadım.
iş bu,bu tanım bir olayın üzerine istemsizce yazılmıştır. *
devamını gör...
vazgeçmekle bırakmamak arasında gidip geliyorum.zorlanıyorum, bazen üzülüyorum ve ne yapacağımı hala bilmiyorum.
devamını gör...
dün misafirliğe gelen akrabamızın ismini küçüklüğümden beri duyardım. dünden beri o kadının annemin nereden akrabası olduğunu çıkarmaya çalışıyorum. anneme sormaya da çekiniyorum. yine bana uzaylı muamelesi yapacak. ama bir yandan da içim içimi yiyor, "bu kadın anneme neden bu kadar çok benziyor" diyorum. kafamda bu deli sorular dolanırken, bu diyalog ile aydınlandım;

yengem- anne teyze senin neyin oluyor?
annem- bu benim ablam kızım. babamız bir annemiz ayrı. kardeşiz biz.
ben- * ama ne kadar çok benziyorlar değil mi, ehe ehe.


**çüş diyorum kendime. öz teyzemi tanıyamayacak kadar yabaniyim.
devamını gör...
bazen hatalı tanım girdiğimi farkediyorum. silsem, formata uydursam diyorum ama aynı tadı alamıyorum,besmeleyi çekip kaydet butonuna basıyorum,olur ya belki görmezler diyorum. henüz istatistiki bir veriye sahip değilim genelde zibil yanıyor. *
devamını gör...
yakın bi zamanda odamın olağan yıllık temizliğini yaparken ortaokul günlüğümü buldum. ilk sayfasını açtım, kendi oluşturduğum alfabemle(abi korkusundan) "aşklarım" diye başlık açıp altına hoşlandığım cemil cünle uşağı numaralandırarak listelediğimi gördüm. kronolojik çalışmışım ve duygularıma karşılık veren -ki bu karşılıklar bir not ya arkadaş aracılığı ile haber göndermeden ibaret- çocukların isimlerinin karşısına thick atmışım. nası bi düzenli duygu dünyam varmış hayret ettim.
çocuklardan birini de düşün düşün çıkaramadım. ismi berat. kayıp aşkımı bilen, duyan olursa lütfen bana bildirsin.
devamını gör...
pınar labne yi nutella kadar sevmeye başladım. abi bu nasıl birşey o kadar labne yedim böylesini görmedim* ben ki uyuz olurum minicik ekmeğe hayvan kadar sürenlere, neredeyse ekmek banıp bitiricem.
devamını gör...
twittera ters resim koyan kızlara ''düzgün dur beynine kan gitmez öyle'' diyesim geliyor.gitmez ama sonuçta.niye ters koyuyorlar ki.düzeltintince kötü mü oluyor resim.yan olsa hani kafamızı eğip bakarız da ters olunca... amuda kalkacak halimiz yok.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar