dünyevi 10. sayı

herkese merhaba,

şimdiki duygularımdan mı bahsetsem, hazırlık sürecini mi anlatsam yoksa sizlere uzun uzun teşekkür konuşması mı yapsam? bu konuda nereden başlayacağımı bilemiyorum.

açıkçası bu yola çıkarken de ne yapacağımı ve nasıl yapacağımı bilmeden çıktım. hayatımda ilk kez bir dergi çalışması içinde bulunacaktım. bu yüzden hem heyecanla hem de acemiliğin getirmiş olduğu tedirginlikle devam ettim. her adım daha çok heyecan verici bir güzelliğe doğru yol aldı. bu süreçte güzel insanlarla iletişime geçtim ve samimiyetlerine hayran oldum. gerçek kimliklerimizle var olmadığımız bir ortamda bu derece gerçek duyguları hissetmek çok özeldi. hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum.

yine bu süreçte türkiye dergiler birliği bünyesinde kurulan türkiye genç dergiler birliği'ne üye olarak dergimizi daha kurumsal bir noktaya taşıdık. bakalım birlikte daha nice güzel işlere imza atacağız.

tamamlandığı için çok mutlu, dünyevi dergi'nin taptaze 10. sayısını sizlerle paylaşacağım için de çok heyecanlıyım.
uzun süredir gündemimde bu konu vardı; birbirimize cok alışmıştık. üzerimde evladından güzel bir nedenle ayrılan anne mutluluğu, gururu ve hüznü var. şimdi ise sözlüğün gündemine geçme vakti gelmiştir.
ramazanın ilk günü çıkarma gibi bir amacımız vardı şükürler olsun ki gerçekleşek. hepinize hayırlı ramazanlar, keyifli okumalar...

bu yolda beni yalnız bırakmayan ve desteklerini her daim hissetiğim iki kişiye özellikle teşekkür etmek istiyorum. her aşamasında yanımda olup yol gösteren monsieur noir'e, fikirleri ve katkılarıyla müşki hoten'e çok teşekkür ederim.

10. sayı için link: https://drive.google.com/fi...

önceki sayıları incelemek isteyenlere;
1.sayı
2.sayı
3.sayı
4.sayı
5.sayı
6.sayı
7.sayı
8.sayı
9.sayı
devamını gör...
yeni bir isim, yeni bir editör, yeni bir stil ve çok yeni yazarlarla yeni sayısı çıkan dergidir. hayırlı olsundur. tüm yazıları ayrı ayrı güzel olmakla beraber her birine olan yorumumu sonra yazacağım. inşallah devamlı olur. Allah utandırmasın...
devamını gör...
öncelikle emeği geçen herkese teker teker gıcık olduğumu belirtmek istiyorum.
maşallah öyle güzel yazıyorlar ki bende dergi için yazı yazacak cesaret kalmıyor.

bir de 10. sayıya özel dünyevi x diye çıksın şeklinde bir önerim olmuştu, onu da sallayan olmamış teessüf ederim.
devamını gör...
yapımında emeği geçenlerin emeklerine sağlık.
yalnız bu malamadre- aklımda farazi çiçekler vb. kimdir ben ona takıldım. sözlük yazarları mı?
bir de önceden bu dergi hazırlıklarında yazarlardan yazmak isteyen var mı diye sorulur, fikir alınırdı.
edit: sayın monşerimiz monsieur noir uyardı efenim. duyurusu yapılmış.
tahminim bu malamadre de jay-jay oluyor.
devamını gör...
çok çeşitli kelimelere aşina değilim. bayılacak gibi oldum bir an. çok kelime, çok bilgi değildir; çok söz, ekseriya doğru değildir; ruh ve nefs kutbu beyninde helezonlar çizen akıl kuşu, kalbimde açan berivan çiçeğine vurgun değildir.

olm demek biraz uğraşsam olurmuş ha. bu arada emeğe saygı, artı butonu koysaydınız keşke... bir favoriyi es geçmeden...
devamını gör...
çok sevdiğim yazarlar, çok güzel konular hakkında şahane yazılar yazmış.
iyi ki yazmışlar. gerçekten dopdolu bir sayı olmuş. herkesin emeğine sağlık. sözlüğe olan sevgimi artırıyor böyle özel işler.
devamını gör...
dünyevi 10. saysı dahil olmak üzere sözlüğün sergi serüveninde emek veren yazarlarımızı tebrik ederim. dünyevi 10. sayısı beklentilerin çok üzerinde inanılması güç bir başarıyla sözlüğe sunulmuş halde. doğrusunu söylemek gerekirse ben böyle bir başarı beklemiyordum.

herkese hitap eden bir içerik bütünlüğü hazırlamışlar. yazıların hepsi kategorize edilerek sıraya konulmuş. tiyatro, tarih, kültür, sanat, edebiyat, sinema üzerine yazılar mevcut. yazarların kendilerine has kaleminden çıkan yazılar mevcut.

gösterişten uzak, sade ve şık bir kapak ve tasarım hazırlanmış. bu kadar dolu içeriği olan bir dergi için en doğrusu diye düşünüyorum. kapaktaki yeşil başlık, pembe tonlarında bir gül ve yaz sayısı gayet uyumlu olmuş.

dergiyi kurumsal hale getirme fikri ve uygulanması sözlük açısından büyük bir avantaj bana kalırsa. kimin fikriyse ve kimler yaptıysa sözlük adına teşekkür edilmesi gerek.

dergiyi hazırlayanlar, hazırlanmasında yardımcı olan herkesi tebrik ederim. yazarı olarak bulunduğunuz sözlükte, hiçbir karşılık beklemeden zamanınızı ayırıp, emek vermeniz gerçekten çok güzel. umarım dergide yer alan güzel ve eşsiz edebi kalemleri bir gün kendi isimleriyle en iyi yerlerde görebiliriz.

son olarak dünya sözlük yazarlarından böyle güzel işler çıkması demek sözlüğün istenildiğinde, emek verildiğinde ne kadar güzel işleri ortaya çıkartabileceğinin en güzel örneği.
devamını gör...
dünyevi x olarak bekliyordum yalan yok. sözlüğün absürd mizah kavramına oldukça uygundu zira. emeği geçenlerin eline sağlık.
bu arada tavsiye lazımsa bence sözlüğü kapatıp dünyevi blog olarak devam edelim. bu ne kardeşim. sözlükle arasında kaç kalem fark var ya ! çıtayı bu kadar yükseltmeyin. nç. nç. nç.
devamını gör...
yüzlerini görmediğim , seslerini duymadığım, isimlerini bilmediğiminsanlarla ortak çalışma yürütmek, samimiyetlerine güvenmek ve birlikte bir şeyler başarmak mucize gibi. demiş editör mücessem. aslında tanış olmak ruhi boyuttaki frekansların tutmasıdır. bunun uzakta olmakla alakası varsa da , mübareklerden birisi; "anlıyorsa uzağım yakınımdır, anlamıyorsa yakınım uzağımdır demiştir." uzakları yakın eyleyen mevlam, bu mübarek ramazan ayındaki huşu dolu dualara sizin daim muaffakıyetinizi de eklesin. inşallah.
devamını gör...
monsieur noir ve mücessem'e teşekkür ederek başlayacağım tabii ki. zira durduk yere insan başını böyle dertlerin altına niye koyar anlamış değilim.

dergi sade görünümüyle ferahlık veriyor. çok beğendim katkıda bulunan herkesin emeğine sağlık.

gelelim asıl meseleye büyüğümüzsün deyip akıl danıştılar ancak görüyorum ki hiçbir önerim dikkate alınmamış demek benim fikirlerimi yapılmaması gerekenler konusunda bir referans kabul ettiniz bi de utanmadan teşekkür ediyorsunuz.*
devamını gör...
bir bütünün parçası olmak, o birlik ruhuyla bir ürün ortaya koymak ne güzel bir hismiş. vesile olan herkese teşekkürler.

bu arada yazar kaprislerimi kaldıran mücessem'e ekstra hürmetler ve sevgiler...
devamını gör...
emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarım, cok ama çok hoş, sakin bir kapak, tasarim cok kibar olmus. sanal bir platformun cok kiymetli insanları böyle değerli bir mekanda bir araya getirmesi hakikaten hayret verici bir güzellikte.
dünyevi mecmuada üçüncü kez yazışım, daha evvel gulnihal hanım mahlasıyla bir şeyler karalamıştım bu sayıda sözlük mahlasımı tercih ettim, toyluğum ve ozensizligim için şimdiden affola.
devamını gör...
haddimi aşarak birkac yorumda bulundum. tüm emekler değerli, herkesin zihnine sağlık.

yağmurda ıslanmayı dert edinmenin mırıltısıdır
yoğun, imgelerle bezenmiş, anlamları kapalı kelimeler ve cümlelerle, müthiş bir şiir. manayı kavramak için defalarca okunası, her seferinde kavradım sanarken akılda farklı bir an daha belirmesi muazzam. ınsan kendinden çok şey buluyor, ve her insan apayrı bir şey buluyor. "leşmişler" çok güzel bir kelime. ayriyeten "üst geçitlerin yalnızlığını paylaşıyorum cümlesi beni çocukluğumun üst geçiti çok özel bir mekan gibi gördüğüm anılarına götürdü, garip.

gökkuşağından ses duymak-sinestezi
bilimsel terimlerle boğmayan, tıp ve psikoloji bilgisi sıfır olan bir insanın dahi kolayca anlayabileceği bir yazı olmuş. akşam akşam pek emek harcamadan bir konuda bilgilendim diye keyiflendim.* insanlar için bazı zorluklar oluştursa da bu algı farklılığı bana çok havalı geldi. yazının akıcılığı ve her seviyeye hitap etmesi çok güzel.

furrost gump

filmi izleyeli biraz oldu, filmde verilenlerin farklı insanlarda nasıl bir etki oluşturduğunu görmek çok güzel. farklı pencereleri görmek yeni zihinler anlamak tarifsiz. okurken kendimi çok iyi hissettim, farklı bir his aslında, tam karşılığı hafiflik, hafifleme... hayattan beklentisi olmamanın ve hırslardan arınmış olmanın güzelliğinin yaşamasa dahi farkında olan insanlara hep imrenmişimdir. bir süre dahi bu güzelliği duyumsamak oldukça hoş.

ınsan aczini bilmeli
forrest gump'tan hemen sonra okumak, farklı kişilerin farklı yaklaşımlarını görmenin hazzını bir kez daha gösterdi. burada ise yaşamın öylesine geçip gitmeyeceğini bir gün düşeceğini ve tabiri caizse silkinmek gerektiğini anlıyorum. kendine gel ihtarı sanki, bir önceki yazıyla arka arkaya gelmesi bu çeşitlilik beni sevindirdi.

her şeyden farklı
naifçe bir yazı. yazarın ilk paragrafta belirttiği, hem kendini düzgünce ifade edebilme hem de bazı hissiyatlarını kendine bırakabilme kaygısı çok tanıdık. ınsanin hem okuyucuya anlatabilme hem de yazarken düşünürken gözlerini ufka dikip kendi iç dünyasında olusan sancilara atifta bulunup özel duyularını da aktarabilme arzusu. bana öyle geliyor ki birçok yazarın içine girdiği hoş bir kaygı bu.

sırrı saklanmış bir hüznün manifestosu
üslûbu narin ve beni huzunlendiren bir yazı. huzunlerimin gerçek olup olmadığını sorgulama cesaretim olmadığını ve gücüm olduğu halde başkaldırmayıp tamah ettiklerimle ziyan olduğumu bana hatırlattığı için huzunlendiren yazı. emeklerine sağlık.

seyahatimin son durağındayim
söyleyebileceğim tek cümle yok, haddimi aşan bir yazı. hayranligimi dile getirmekten başka bir kelam edemeyeceğim. maşallah...

tiyatro üzerine
yol gösteren oldukça faydalı bir yazı. yine keyiflendim oturduğum yerden bir bilgi kazandım diye, tiyatro konusundaki bilgisizliğim ve öğrenme isteğime ışık tutan türden. emeklerine sağlık.

jane maryam
böyle bir şaheserden dergimizde bahsedilmesine çok mutlu oldum. derginin kalitesini arttırmış. evgeny grinko yorumuna aşina olduğum bu parca bende çok farklı tesirler oluşturuyor.
devamını gör...
ne ara dergi çıkarmaya başladınız da onuncu sayısını yayınladınız be. gece gece morelim bozuldu yeminle.

ilk sayıdan başlayarak tek tek inceleyeceğim. bu fikre gerçekten çok şaşırdım. emeği geçen arkadaşları tebrik ediyorum. umarım daha güzel işler yaparsınız. rastgele.
devamını gör...
bir yazı düşünün lynyrd skynyrd ile kazancı bedih’i birleştiren. Açıkçası gump filminin biraz abartıldığını düşünürdüm bu yazıdan sonra ilk fırsatta yeniden izleyeceğim. Ellerine sağlık jübilesinde kadro dışı kalmış agresif golcünün çok beğendim.

mücessem, abbey road, malamadre ve meçhul asker’in yazısı çok akıcı böyle konularda işi terimlere, tarihçeye vesaire boğmadan tempoyu korumak önemli ellerine sağlık her birinin.

dergiden iki alıntı bırakalım:
kendi meziyetlerimin nasıl eziyetlere dönüştüğünü kahrolarak seyrediyorum.

duvarlar ardında, mahrem olanda insanın gerçeği daha bir aşikardır.

kenan hezeyan ile ilgili şunu eklemek istiyorum: hikayesinde yakın zaman ögelerine atıflar yapıyor besleme dizisi, teremyağ gibi bu dezavantaj onun için çünkü okuyucu yazıda hızlı kavranan şeyleri basit sanma yanılgısına düşmeye açıktır ve anlamadığı zor anımsadığı bağdaştırmalar arar.
bu beklentiye rağmen altından kalkıyor dupduru bir yazı çıkarıyor ortaya. diğer sayılarda çok daha iyi şeyler okuyacağımıza eminim. yalnız inşallah ptp ile kenan kardeş çıkmaz*.

böyle buyurdu çok bilmiş müşki.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar