düşünce ve ifade özgürlüğü

1.
bir çok farklı anlama gelebilecek sözlerden oluşmuş öbek.

1- düşünce: hayal etmek bir düşünce midir? hayal ile arasında ayrım yapılmadığı kesin. hayaller düşünce değildir. düşüncelerde hayal kabul edilemez. birinin diğerine temel kabul edildiği ise karşılaşılan bir şeydir.

her akla gelen düşünce değildir. akla ilk gelen de düşünce değildir. akla en son gelen de. akılda süzülen şeydir. derlenip toparlanan şeydir düşünce.

bu iki tanım bağlamında; her hangibir konuda derli toplu ve illaki mantıklı, kendi içsel tutarlılığını ortaya koymuş zihin aktivitelerini düşünce olarak tanımlayabiliriz. bu hali ile düşünmek insana hastır. ve beşer olanlar bundan payını almamıştır da diyebiliriz. beşer güdüleri ile hareket eder. ve yine bu hali ile düşünmek tüm dünya da serbesttir. ve düşünce hapsedilemez. aklın sıralamasını ve zihnin ilişki kurmasını ne mekan ne de zaman engelleyebilir. (burada yine kara kara düşünmek, ve dertlerden dolayı hayallere kapılmak, ve dahi bir takım sorunları halledebilmek için hesap yapmak düşüncenin dışındadır. genel kullanım bunlara da düşünce dese de, bu gibi faaliyetler bahse konu düşünceden farklıdır.)

2- ifade özgürlüğü: düşünülen veya düşünülmeyen kanaatlerin başka insanlara çeşitli araçlarla veya araçsız iletilmesidir. iş bu noktaya geldiğinde yazılı ve sözlü hukuk kuralları devreye girer. her şeyin ifade edilmesi dünyanın hiç bir yerinde serbest değildir. veya yeryüzünde böyle bir alan benim bildiğim kadarı ile hiç varolmamıştır. mutlak anlamda ifade özgürlüğü yoktur.(aslında özgürlük yerine hürriyet kullanılmalı.) baskın olan, kanun koyma gücüne sahip olan otorite kim ise ifade hürriyetine bir takım kurallar her zaman onlar tarafından getirilmiştir.

kişilik hakları çerçevesinde ele alındığında bir takım kuralların konulması gerekliliktir. sorun var olan kuralların insana yakışan olup olmadığı ile alakalıdır. düşüncenin ifade edilmesi bu bağlamda önemlidir. her akal gelenin ifade edilmesinin sakıncalarına örnekler verelim önce:
"sokaktaki her insan potansiyel bir katil adayıdır" der cemil meriç. bu fiil olarak hayat bulduğunda suç oluşur. bir insanı öldürmeyi istemek herkesin zihninden farklı kişiler için geçirebileceği bir hürriyettir. yani kafanızda bunu hayal bile edebilirsiniz. veya gördüğünüz hoşunuza giden bir arabaya emeksiz sahip olmayı(çalmayı) da hayalleyebilirsiniz. ve yine gıcık olduğunuz birisinine yüzüne karşı yapamasanız bile zihninizden küfürler savurabilirisiniz. kimse sizi duymaz. ama dikkat edin tüm bunların düşünce ile alakası yoktur. hayaldir veya ilk akla gelendir bunlar. düşünce bir zihin aktivitesidir ve bu gibi basitliklerle uğraşmaz.

işte ifade hürriyetinin bittiği yer burasıdır. yani; akla ilk geleni ifade etmenin yanlışlığı ile, zihnin kendi iç mantığını kurmuş aktivitesini ifade hürriyeti farklı şeylerdir. ve galiba bu ikisi genellikle karıştırıldığından olsa gerek bu tür konularda her zaman bir kör döğüşü yaşanır. bunu önlemek için de ilk yapılması gereken düşünce ve bunun ifade edilmesinden ne anlaşıldığını belirtmektir. örneğin ben kaşığı ver dedim. sen çay tabağını anladın. oysa benim kastettiği ise şeker idi. öyle ise kaşık dediğimizde tepsinin anlaşılması gerektiğinde bir ortak anlayış oluşturalım. birbirimizin ne dediğini önce bir anlayalım. konu bağlamında kilit kelime düşüncedir. ve üzerinde anlaşma sağlanması gereken kelimedir aynı zamanda. o halde batan başlayalım:

düşünce nedir?
devamını gör...
olmadıgi yerlerde örneğin suriyede esedi eleştiritsin seni önce kokomu mokomo yaparlar sonrada heykeli veya resmi önünde secde ettirirler. olduğu yerde örneğin abd de bushun posterine birde usame bin ladenin fotoğrafini yerlestirirsin sen nusha kokomu mokomo yaparsin. ifade özgürlugiunun olmadığı ülkede o kadar çokki..
devamını gör...
faşist ülkelerde bu yok ama 'tüm müslümanlar ölmelidir' diye apaçık yorumlar yapılan ülkeler bu konuda çok ileri, çok demokrat di mi corc. misal tüm yahudiler ölmelidir desen anında dünya başına yıkılmaz mıydı, özgürlük mözgürlük kalır mıydı. lakin gerisi ifade özgürlüğü.
bırakın artık bu oryantalist ayakları. her yerde, işime gelirse özgürlüğünden ibarettir.
devamını gör...
düşünce özgrlüğü için şahsen hiçbir itirzım yok. esasen düşünmek tehlikeli bir eylem ama olsun. özgürce, istediği şekilde culuk gibi düşünsünler. lakin, bu ifade özgürlüğü külliyen ziyan. bizim oralarda "sana kırk yılda bir söz düşer, onu da ben söylerim" der büyükler. bence sistem böyle olmalı. o söz eminim tarihin derinliklerinden binlerce tecrübenin özünden süzülüp günümüze kadar gelmiştir. bunun kıymetini bilmek lazım...

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar