dut deyip geçme

hayat bile kurtarır...

şöyle;

"henüz yeni evlenmiştim. belaların her türlüsü bizi buldu. öylesine bıkkındım ki, her şeye son vermeye karar verdim. bir sabah şafak sökmeden önce, arabama bir ip koydum. kendimi öldürecektim. yola koyuldum. 1960 lardaydı bu. dut ağaçlarıyla dolu bir bahçeye vardım. orada durdum. hava hala karanlıktı. ipi bir ağacın dalı üzerine attım ama tutturamadım. sonra yine sonra tekrar. yok olmadı. ağaca tırmandım ipi sımsıkı düğümledim.

sonra elimin altında yumuşak bir şeyler hissettim. dutlar, lezzetli dutlar.

birini yedim, sonra diğerini, sonra başkasını. güneşi farkettim. dağın zirvesinde doğuyordu. o ne güneşti, o ne manzaraydı, o ne yeşillikti...

birden okula giden çocukların sesslerini duydum. ağacı sallamamı istediler. salladım. dutlar düştü. yediler. kendimi mutlu hissettim. sonra dökülen dutlardan ben de topladım. eve götürdüm, eşim dutları yedi ve ben mutlu oldum. kendimi öldürmek için çıkmıştım evden, dutlarla geri döndüm.
dut deyip geçme, bir dut hayatımı kurtardı.
"

ta'm-e gilas (1997) abbas kiyarüstami
devamını gör...
abbas kiyarüstemi'nin kirazın tadı filminde anlatılan bir hikaye. hikaye intihar etmek isteyen baş karakteri bu düşüncesinden vazgeçirmek için anlatılır, filmden daha çok meşhur olmuştur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar