ebu abdullah ibn mende

1. (Tematik)
ibn mende, ebû abdullah. (أبو عبد الله ابن مندة)

ebû abdillâh muhammed b. ishâk b. muhammed el-isfahânî (ö. 395/1005)

hadis hâfızı.

310 (922) veya 311’de (923) isfahan’da doğdu. ailesinden yetişen diğer âlimler gibi o da dedesinin dedesi mende’ye nisbetle ibn mende diye tanınmış, annesinin abdüyâlîloğulları’ndan olması sebebiyle abdî nisbesiyle de anılmıştır. mecûsî olan mende’nin ilk fetihler sırasında islâmiyet’i kabul ederek ibrâhim adını aldığı ve isfahan’ın bazı vilâyetlerinde yöneticilik yaptığı bilinmektedir. ibn mende, 318 (930) yılında isfahan’da önce babasından ve babasının amcası abdurrahman b. yahyâ b. mende ile ibn ebû hüreyre gibi âlimlerden hadis tahsiline başladı. 329’da (940-41) veya bir yıl sonra ilmî seyahate çıkarak nîşâbur’a gitti (zehebî, a`lâmü’n-nübelâǿ, xvıı, 30). bazı kaynaklarda bu tarihin 339 (950-51) olarak kaydedilmesi (eı² [fr.], ııı, 887) doğru değildir. nîşâbur’da ali b. ibrâhim el-kattân, ebü’l-abbas el-esam, ibnü’l-ahrem gibi muhaddislerden faydalandı. daha sonra kırk yıl boyunca yaptığı seyahatlerde buhara’da (veya semerkant) heysem b. küleyb eş-şâşî, mekke’de ebû saîd ibnü’l-a‘râbî, medine’de ca‘fer b. muhammed b. mûsâ el-alevî, bağdat’ta ebû ali ismâil b. muhammed es-saffâr ve ibnü’l-bahterî diye bilinen ebû ca‘fer muhammed b. amr, yıllarca kaldığı mısır’da hasan b. yûsuf b. müleyh et-tarâifî, ahmed b. bühzâd b. mihrân, hamza el-kinânî, serahs’ta abdullah b. muhammed b. hanbel, dımaşk’ta ibrâhim b. muhammed b. sâlih el-kantarî, trablusşam’da hayseme b. süleyman, humus’ta hasan b. mansûr, tinnîs’te osman b. muhammed es-semerkandî gibi âlimlerden hadis tahsilini sürdürdü. ayrıca kudüs, gazze ve merv’de çeşitli âlimlerden faydalandı. oğlu abdurrahman’ın söylediğine göre ebû saîd ibnü’l-a‘râbî, hayseme b. süleyman, esam ve heysem b. küleyb’den 1000’er cüz hadis yazdı (safedî, ıı, 190). 334’te (945-46) ali b. ishak el-mâderâî’den (el-mâzerâî) hadis öğrenmek için basra’ya hareket ettiği, fakat yolda mâderâî’nin öldüğünü duyunca geri döndüğü ve basra’daki kaybının büyüklüğünü her zaman dile getirdiği kaydedilmektedir (zehebî, a`lâmü’n-nübelâǿ, xv, 335; xvıı, 33). islâm dünyasının doğusunu ve batısını dolaştığını söyleyen ibn mende gittiği yerlerde kıraat ilmi de okudu. yetmiş küsur yaşında tahsilini tamamlayıp memleketine döndü. güçlü hâfızası sebebiyle dönemin en çok hadis bilen âlimi diye tanındı. babasının ve birçok âlim yetiştiren ailesinin şöhretinden dolayı ibn ebû hâtim, ibn ukde ve fazl b. hasîb gibi âlimler ona icâzet verdi. ibn mende’nin her biri hadis hâfızı olan hocaları arasında ebü’l-velîd el-ümevî, ebû ishak b. hamza el-isfahânî, en sağlam hocam dediği assâl, ebû ali en-nîsâbûrî, ibn hibbân ve taberânî gibi âlimler de vardır. kendisinden oğulları ebü’l-kāsım abdurrahman, ebû amr abdülvehhâb ve ebü’l-hasan ubeydullah ile hocası ebü’ş-şeyh’ten başka hâkim en-nîsâbûrî, temmâm er-râzî, ibn mencûye, ebû nuaym el-isfahânî, kıraat âlimi ve muhaddis bâtırkānî gibi şahsiyetler faydalanmıştır. ibn mende 30 zilkade 395’te (7 eylül 1005) isfahan’da vefat etti. ibn kesîr onun aynı yıl safer ayında öldüğünü söylemektedir.

ibn mende’nin mütevazi ve sünnete bağlı bir âlim olduğu belirtilmekte, kendisi de sünnete uygun yaşamayan kimselerle görüşmediğini, bid‘atçılardan tek bir hadis bile almadığını söylemektedir. hadis tahsili için seyahat edenlerin sonuncusu diye anılan ibn mende (zehebî, teźkiretü’l-ĥuffâž, ııı, 1032) seyahatlerini tamamlayıp 375’te (985) isfahan’a döndükten sonra evlenmiş, abdurrahman, ubeydullah, abdürrahim ve abdülvehhâb adlarında dört oğlu olmuştur. bunlardan ebü’l-kāsım abdurrahman ile ebû amr abdülvehhâb da hadisle meşgul olmuş, abdülvehhâb’ın oğlu ebû zekeriyyâ yahyâ hadis ve tarih sahasında çeşitli eserler kaleme almıştır. zehebî, ebû abdullah ibn mende’ye ve ailenin diğer tanınmış şahsiyetlerine dair bir kitap yazdığını, bu aileye ismini veren ve halife mu‘tasım-billâh zamanında (833-842) ölen mende’den başlayıp dört yüzyıl boyunca hadis rivayetini sürdüren başka bir aile daha bilmediğini söylemektedir (a`lâmü’n-nübelâǿ, xvıı, 38-39). ailenin bilinen en son temsilcisi, ebû abdullah ibn mende’nin beşinci nesilden torunu olan muhaddis (müsnidü isfahân: a.g.e., xxıı, 382-383) ebü’l-vefâ mahmûd b. ibrâhim el-isfahânî’dir (ö. 632/1234-35). ebû mûsâ el-medînî (ö. 581/1185), ibn mende’nin hayatını ve kendisine ulaşan rivayetlerini eź-źaħîre ve’l-`udde fî menâķıbi ebî `abdillâh b. mende adlı eserinde ele almıştır.

1700 hocadan hadis yazdığını söyleyen ibn mende’nin hadislerinin elli büyük cilt demek olan 50.000 cüzü bazı çağdaşlarının ifadesiyle “kırk yük kitabı” bulduğu belirtilmektedir. hocası ebû ishak b. hamza hayatında ibn mende gibi güçlü bir hadis hâfızı görmediğini, diğer hocası ebû ali en-nîsâbûrî de onun üstün bir kabiliyete sahip bulunduğunu belirtmiş, hâce abdullah-ı herevî ise kendisini devrindeki muhaddislerin efendisi diye övmüştür. kur’an tilâvetinin mahlûk olduğu görüşünü savunan ebû nuaym el-isfahânî, er-red `ale’l-lafžıyye ve’l-ħulûliyye adlı eserinde bu fikre karşı olan ibn mende’yi eleştirmesine rağmen (dia, x, 202) onu “ilim dağı” diye nitelemiş, ancak źikru aħbâri iśbahân’da (ıı, 278) hayatının sonlarına doğru hâfızasının karıştığını, kendisinden icâzet aldığı âlimlerden hadis dinlemiş gibi rivayet ettiğini, hatta bazı kimselerin söylemediği sözleri onlara nisbet ettiğini ileri sürmüştür. fakat zehebî, aralarında itikadî konular bakımından görüş farklılığı bulunan bu iki âlimin birbiri hakkındaki suçlamalarını dikkate almamak gerektiğini kaydetmiştir. ibn mende’yi dârekutnî, hâkim en-nîsâbûrî ve abdülganî el-ezdî ile karşılaştıran bazı âlimler onun daha çok hadis rivayet ettiğini ve hadisi daha iyi bildiğini söylemişlerdir. zehebî, “şark’ın hâfızı” dediği ibn mende’nin (a`lâmü’n-nübelâǿ, xxıı, 382) hadisi rivayet etmekle yetindiği vakit hata etmediğini, ancak hadis hakkında kanaatini belirttiğinde yanıldığını söylemiş, esasen ebû nuaym el-isfahânî ile onun en önemli kusurunun hadis diye ileri sürülen uydurma haberleri rivayet etmek olduğunu zikretmiştir (a.g.e., xvıı, 41). ibn mende’nin belli bir mezhebe bağlı olduğu bilinmemekle beraber ebû ya‘lâ onun biyografisine ŧabaķātü’l-ĥanâbile’de yer vermiştir (ıı, 167). itikadî meselelerde ise selefiyye’ye bağlı olup bu konuda kitâbü’t-tevĥîd ve kitâbü’l-îmân adlı iki eser kaleme almıştır.

ibn mende’nin dikkat çeken bazı görüşleri şöyledir: Allah’ın varlığı ve birliği kâinattaki bütün varlıklarda gözlenen ince sanat ve sağlam düzenden açıkça anlaşılır. bu sebeple peygamber davetine muhatap olmayan kimseler de bu düzeni görerek fıtrî bir kabiliyetle Allah’ın varlığına istidlâl etmekle yükümlüdür. ilâhî zâtı bu dünyada görmek ve mahiyetini kavramak mümkün değildir. Allah’ın sıfatları teşbih, temsil ve kıyas yoluyla bilinemez. sıfatlara ilişkin âyetlerin mânası sadece hz. peygamber’in açıklaması veya sahâbîlerin rivayet etmesiyle bilinebilir. sıfatlarla ilgili hadisler kur’an’a uygun olup hepsi mütevâtirdir. hz. peygamber’in varlığından ve getirdiği vahiyden haberdar olan her insan ona iman etmekle mükelleftir, buna ehl-i kitap da dahildir. iman bilgi ve ikrardan ibarettir. bildiğini kalbiyle tasdik edip diliyle ifade ettiği halde uygulamayan kimse müslüman olarak nitelendirilse de mümin adını almaya hak kazanamaz. bundan dolayı ilâhî emirlere uyanlar mümin, kelime-i tevhidi kalben tasdik edip diliyle ifade edenler müslüman diye vasıflandırılır. mümin imanı kemale eren kişidir, ilâhî emirlere uymayanların imanı ise eksiktir.

eserleri. a) hadis. 1. müsnedü ibrâhîm b. edhem ez-zâhid (müsnedü eĥâdîŝi ibrâhîm b. edhem). ibrâhim b. edhem’in (ö. 161/777-78) yahyâ b. saîd el-ensârî, ebû ishak es-sebîî, mansûr b. mu‘temir, a‘meş, süfyân es-sevrî, mâlik b. dînâr, şu‘be b. haccâc, evzâî ve ebû hanîfe gibi şahsiyetlerden rivayet ettiği, genellikle tergīb ve terhîbe dair merfû ve mevkuf rivayetlerinden elli birini ihtiva eden eser mecdî es-seyyid ibrâhim tarafından yayımlanmıştır (bulak 1408/1988). 2. risâle fî beyâni fażli (naķli)’l-aħbâr ve şerĥi meźâhibi ehli’l-âŝâr ve ĥaķīķati’s-sünen ve taśĥîĥi’r-rivâyât (şürûŧü’l-eǿimme fi’l-ķırâǿati ve’s-semâ` ve’l-münâvele ve’l-icâze). sahasında ilk çalışma olduğu belirtilen eseri abdurrahman b. abdülcebbâr el-feryevâî şürûŧü’l-eǿimme başlığı ile neşretmiştir (riyad 1416/1995). 3. ĥadîŝ (dârü’l-kütübi’z-zâhiriyye, mecmua, nr. 17, vr. 157a-162b; nr. 94, vr. 76a-183a; nr. 104, vr. 219a-228a). 4. emâlî (dârü’l-kütübi’z-zâhiriyye, mecmua, nr. 35/3, üçüncü kısım: vr. 24a-52b (24-72 [?]); nr. 41/4, vr. 49a-53a; nr. 56/8, vr. 177a-180a). ayrıca ebû hanîfe’nin el-müsned’inin ibn mende tarafından nakledilen bir rivayeti günümüze kadar gelmiş olup baş tarafında ibn mende’nin ebû hanîfe hakkında bazı tenkitleri yer almıştır (dârü’l-kütübi’z-zâhiriyye, mecmua, nr. 62, vr. 144-145). ibn mende’nin en-nâsiħ ve’l-mensûħ (ibn kesîr, xı, 336), ġarâǿibü şu`be (ibn hacer, el-mecma`u’l-müǿesses, ıı, 426; ibn hacer eseri tertîbü ġarâǿibi şu`be li’bn mende adıyla bablara göre düzenlemiştir), `avâlî ibn `uyeyne (a.g.e., ıı, 153) ve fevâǿid adlı eserleri de bulunmaktadır.

b) hadis ricâli. 1. ma`rifetü’ś-śaĥâbe. bu konudaki ilk çalışmalardan olan eser ibnü’l-esîr’in üsdü’l-ġābe’deki (ı, 10,11) dört kaynağından biridir. ebû mûsâ el-medînî, günümüze gelip gelmediği bilinmeyen tetimmetü (źeylü) ma`rifeti’ś-śaĥâbe adlı çalışmasında bu esere üçte bir nisbetinde ilâvede bulunmuş (a.g.e., ı, 10), zehebî de ibn mende’nin eserinden iki cüz hacminde bir müntekā yapmıştır (ibn hacer, el-mecma`u’l-müǿesses, ııı, 66). tamamının kırk cüzden fazla olduğu belirtilen ve alfabetik olarak düzenlenen ma`rifetü’ś-śaĥâbe’nin sadece otuz yedinci cüzü ile (dârü’l-kütübi’z-zâhiriyye, hadis, nr. 344) kırk ikinci cüzü (dârü’l-kütübi’z-zâhiriyye, umumi, nr. 4443) zamanımıza intikal etmiş olup sahâbeden ebû hâzır ile başlayan otuz yedinci cüzden anlaşıldığına göre ibn mende sahâbîlerin nereye yerleştiği, onlardan kimlerin rivayette bulunduğu konusuna önem vermiş, her sahâbînin bir rivayetini zikretmeye çalışmıştır. kadın sahâbîlerle başlayan diğer cüzde ise alfabetik sıra gözetilmeksizin hz. peygamber’in kızları, halaları, süt anneleri ve hanımları anlatılmaktadır. ebü’l-kāsım ibn asâkir’e göre ma`rifetü’ś-śaĥâbe’de pek çok yanlış bulunmaktadır (zehebî, a`lâmü’n-nübelâǿ, xvıı, 33). 2. fetĥü’l-bâb fi’l-künâ ve’l-elķāb. sahâbe ve tâbiîn muhaddislerinden 4748 şahsın künye ve lakabının tanıtıldığı eserde her şahsın adı, nisbesi, kimden hadis aldığı ve kime rivayet ettiği belirtilmektedir. resûl-i ekrem’in künyesi ebü’l-kāsım ile başlayan alfabetik çalışmada ebû ibrâhim’den ebû abdullah’a kadar olan künyeler sıralanmakta, adı bilinmeyip sadece künyesiyle tanınanlarla haklarında yeterli bilgi bulunmayanlar da zikredilmektedir. eseri neşreden ebû kuteybe nazar muhammed el-fâryâbî (riyad 1417/1996), daha önce kitap üzerinde mekke câmiatü ümmi’l-kurâ’da abdülazîz b. abdullah b. ubeydullah er-rahmânî tarafından doktora çalışması yapıldığını, ancak bu çalışmada 100 kadar biyografiye yer verilmediğini, ayrıca esere müslim’in kitâbü’l-künâ’sından 700 biyografinin yanlışlıkla eklendiğini ve daha başka hataların da bulunduğunu belirtmiştir. eserin bir kısmı seven dedering tarafından da yayımlanmıştır (uppsala 1927). 3. tesmiyetü’l-meşâyiħ elleźîne yervî `anhüm el-imâm ebû `abdillâh muĥammed b. ismâ`îl el-buħârî (esâmî meşâyiħi’l-buħârî). buhârî’nin el-câmi`u’ś-śaĥîĥ’teki 309 hocasının adını ihtiva eden eserin dublin’de chester beatty library’de bulunan tek nüshası (nr. 5165/1, vr. 1-11) arthur john arberry tarafından tanıtılmış (ıq, xı/1-2 [1967]) ve nazar muhammed el-fâryâbî tarafından neşredilmiştir (riyad 1412/1991). 4. el-esâmî ve’l-künâ (chester beatty library, nr. 5165/2, vr. 12-28). bu eserin zehebî’nin el-künâ adıyla kaydettiği kitap (a`lâmü’n-nübelâǿ, xvıı, 33) veya fetĥu’l-bâb fi’l-künâ ve’l-elķāb olması muhtemeldir.

c) akaid. 1. kitâbü’l-îmân. eserde 109 konu başlığı altında senedleriyle birlikte zikredilen 1089 rivayette imanın mahiyeti, kısımları, imanla islâm arasındaki ilgi, imanın altı esası, kelime-i tevhidin önemi, oruç, zekât, hac, cihad, Allah ve peygamber sevgisinin imanla ilgisi, vesvese ve iman, ehl-i kitabın imanı, büyük günahları işleyenlerin imanı, hz. peygamber’in bildirdiği bazı hususlarla kıyametten önce ve sonra meydana geleceğini haber verdiği olaylara inanmak gibi konular yer almaktadır. ibn mende’nin oğlu ebû amr abdülvehhâb ile talebesi bâtırkānî tarafından rivayet edilen nüshayı, eser üzerinde câmiatü ümmi’l-kurâ’da (külliyyetü’ş-şerîa, 1398/1978) ibn mende ve kitâbü’l-îmân adıyla bir doktora çalışması yapan ali muhammed b. nâsır el-fükayhî yayımlamıştır (ı-ııı, medine 1401/1981; ı-ıı, beyrut 1406/1985, 1407/1987). ibn mende’nin kitâbü’l-îmân `ale’l-ittifâķ ve’t-teferrüd (dârü’l-kütübi’z-zâhiriyye, hadis, nr. 338, vr. 1-102) adıyla anılan eseri de muhtemelen bu kitaptır (sezgin, ı, 215). 2. kitâbü’t-tevĥîd ve ma`rifeti esmâǿillâhi `azze ve celle ve śıfâtihî `ale’l-ittifâķ ve’t-teferrüd. 132 konu başlığı altında senedleriyle birlikte zikredilen 914 rivayette genel hatlarıyla Allah teâlâ’nın vahdâniyyeti, ulûhiyyeti, isimleri ve sıfatları incelenmekte, her konu âyet, hadis ve selef âlimlerinin sözleriyle açıklanmaktadır. ali muhammed b. nâsır el-fükayhî, diğer neşirlerde görülmeyen bir usulle her konunun bitiminde hadislerin muhtevasını bazan oldukça geniş şekilde açıklayarak ve rivayetlerin sıhhat derecesini belirterek eseri neşretmiştir (medine 1988-1989; ı-ııı, medine 1414/1994). 3. er-red `ale’l-cehmiyye. Allah teâlâ’nın yed, vech gibi sıfatları konusunda cehmiyye’nin düştüğü hataların ele alındığı eseri ali muhammed b. nâsır el-fükayhî yayımlamıştır (medine 1401/1981, 1414/1994). ibn mende’nin ayrıca kitâbü’ś-śıfât, kitâbü’r-red `ale’l-lafžıyye, kitâb fi’n-nefs ve’r-rûĥ, delâǿilü’n-nübüvve (ibn hacer, el-iśâbe, ı, 481; sehâvî, s. 166) adlı eserlerinin bulunduğu kaydedilmektedir.

zehebî’nin ibn mende’nin kitapları arasında sayıp çok hacimli olduğunu söylediği et-târîħ ile (a`lâmü’n-nübelâǿ, xvıı, 33) hediyyetü’l-`ârifîn’de (ıı, 57) târîħu iśbahân adıyla zikredilen eser muhtemelen aynı kitaptır. brockelmann’ın ebû abdullah ibn mende’ye nisbet ettiği et-târîħu’l-müstaħrec min kütübi’n-nâs li’t-teźkire ve’l-müsteŧraf min aĥvâli’n-nâs li’l-ma`rife adlı eser oğlu ebü’l-kāsım abdurrahman’ın, sezgin’in cüzǿ fîmen `âşe mine’ś-śaĥâbe miǿe ve `işrîn adıyla müellifin kitapları arasında saydığı (gas, ı, 215) ve süleymaniye kütüphanesi’nde (lâleli, nr. 3767, vr. 135a-136a) bulunduğunu söylediği eser ise süyûtî’nindir ve rîĥu’n-nisrîn fîmen `âşe mine’ś-śaĥâbe miǿe ve `işrîn adını taşımaktadır. bu konuda ibn mende’nin torunu ebû zekeriyyâ ibn mende’nin cüzǿ fîhi men `âşe miǿeten ve `işrîne seneten mine’ś-śaĥâbe adlı bir çalışması bulunmaktadır (nşr. mecdî es-seyyid ibrâhim, bulak 1409/1989; nşr. meşhûr hasan es-selmân, beyrut 1412/1992). yine sezgin’in źikru `adedi mâ li-külli vâĥid mine’ś-śaĥâbe mine’l-ĥadîŝ adıyla ebû abdullah ibn mende’ye nisbet ettiği, ancak müellifi konusunda bazı tereddütler bulunduğunu belirttiği eser (gas, ı, 215) bakī b. mahled’e ait olup ibn hazm tarafından düzenlenmiştir (nşr. ekrem ziyâ el-ömerî, baķī b. maħled el-ķurŧubî ve muķaddimetü müsnedihî: `adedü mâ li-külli vâĥid mine’ś-śaĥâbe mine’l-ĥadîŝ, beyrut 1404/1984, s. 77-168; ayrıca bk. dia, ıv, 542).

bibliyografya:

ebû abdullah ibn mende, kitâbü’l-îmân (nşr. ali muhammed b. nâsır el-fükayhî), beyrut 1406/1985, neşredenin girişi, ı, 22-78; a.mlf., kitâbü’t-tevĥîd (nşr. ali muhammed b. nâsır el-fükayhî), medine 1414/1994, neşredenin girişi, ı, 9-42; ebû nuaym el-isfahânî, źikru aħbâri iśbahân (nşr. seyyid kisrevî hasan), beyrut 1410/1990, ıı, 278; ibn ebû ya‘lâ, ŧabaķātü’l-ĥanâbile, ıı, 167; hâzimî, şürûŧü’l-eǿimmeti’l-ħamse (nşr. zâhid el-kevserî), kahire 1991, s. 31; ibnü’l-esîr, üsdü’l-ġābe, ı, 10,11; zehebî, teźkiretü’l-ĥuffâž, ııı, 1031-1036; a.mlf., a`lâmü’n-nübelâǿ, xv, 335; xvıı, 28-43; xxıı, 382-383; a.mlf., târîħu’l-islâm: sene 381-400, s. 320-324; a.mlf., mîzânü’l-i`tidâl, ııı, 479-480; safedî, el-vâfî, ıı, 190-191; ibn kesîr, el-bidâye, xı, 336; ibnü’l-cezerî, ġāyetü’n-nihâye, ıı, 98-99; ibn hacer, lisânü’l-mîzân, v, 70-72; a.mlf., el-iśâbe, ı, 481; a.mlf., el-mecma`u’l-müǿesses li’l-mu`cemi’l-müfehres (nşr. yûsuf abdurrahman el-mar‘aşlî), beyrut 1415/1994, ıı, 153, 426-427; ııı, 66; sehâvî, el-i`lân bi’t-tevbîħ, s. 166; brockelmann, gal suppl., ı, 281; hediyyetü’l-`ârifîn, ıı, 57; sezgin, gas, ı, 214-215, 415; elbânî, maħŧûŧât, s. 119-120; kays âl-i kays, el-îrâniyyûn, ıı/2, s. 464-469; cezzâr, medâħilü’l-müǿellifîn, ııı, 1628-1629; sâlihiyye, el-mu`cemü’ş-şâmil, v, 170; f. rosenthal, “ıbn manda”, eı² (fr.), ııı, 887-888; muhammed mehdî müezzin-i câmî, “ibn mende”, dmbi, ıv, 697-699; m. yaşar kandemir, “bakī b. mahled”, dia, ıv, 542; osman türer, “ebû nuaym el-isfahânî”, a.e., x, 202.

m. yaşar kandemir *
devamını gör...
kitabu't-tevhid adlı eserinin türkçeye kazandırıldığı merhum muhaddis. Allah kendisine rahmet etsin, arkasında ilmi eserler bıraktı, inşallah biz de faydalananlardan oluruz.

buradan
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar