ebu leheb

peygamberimizin (s.a.v.) dedesi abdulmuttalib'in diğer eşinden doğan, amcası.

resulullah efendimizin amcası olduğu halde müslüman olmadı. müslümanların büyük düşmanıydı. kimsenin müslüman olmaması için gece-gündüz uğraşırdı. resulullah dünyaya geldiği sabah cariyesi süveybe; "kardeşin abdullahâ’ın oğlu oldu." diyerek kendisine müjde getirince sevinerek; â“ona süt vermek şartıyla seni azad ettim.┠demişti. böylece resulullahâ’ın ilk süt annesi süveybe oldu. bunun için ebu lehebâ’in azabı her mevlid gecesinde biraz hafiflemektedir. mevlid gecesine sevinen, o geceye kıymet veren müminlere pekçok sevap verileceği buradan anlaşılır.

ismi zikredilmek suretiyle hakkında sure (tebbet) nazil olan ilk müşrik oldu. peygamber efendimiz için yapılan suikast planı ve uygulama faaliyetleri içinde aktif rol aldı. ebu talib'in vefatından sonra haşimilerin reisi oldu. risâle-i nur'da, kendisi ve ebu cehil'in de aralarında bulundu kureyşli müşriklerin peygamber efendimize suikast girişimlerinden söz edilmektedir. çiçek hastalığından dolayı ölünce kendilerine de bulaşır korkusuyla evlatları tarafından terk edildi ve cenazesi parayla tutulan kişiler tarafından kaldırıldı. künyesi ebu leheb abdüluzza bin abdülmuttalib bin haşim şeklindedir.

ebu leheb'in esas adı abdüluzza'dır. ebu leheb, alev babası anlamında olup, bu lakapla tanınmaktadır. bu lakabın, çok çabuk parlayıp öfkelenen, öfkelendiği zaman yanakları kızarmaya başlayan bir yapıya sahip olmasından ötürü verildiği rivayet edilmektedir. diğer taraftan esas künyesinin de ebu utbe olduğu belirtilmektedir.

ebu leheb, islâmiyet'in zuhurundan evvel peygamber efendimizle dost olup, aralarında herhangi bir husumet yoktu. ayrıca, iki oğluna gelin olarak da peygamber efendimizin iki kızını (rukkiye ve ümmü külsüm) aldı. ancak, bu dostlukları islâmiyet'in zuhuru ile bozuldu.

hz. peygamber, åžuara suresi (26) 214. ayetinin nüzulü ve burada geçen "(önce) en yakın akrabanı uyar" şeklindeki ilâhã® emir üzerine akrabalarını topladı. peygamber olarak vazifelendirildiğini açıkladı ve onları iman etmeye davet etti.

yüce peygamber; "ben, sizi, dile kolay gelen, mizanda ağır basan iki kelimeye davet ediyorum ki, o da; Allah'tan başka ilah bulunmadığına ve benim de, Allah'ın kulu ve resulü olduğuma şahadet etmenizdir", "yüce Allah, sizi, buna, dâvet etmemi, bana emretti", "ey abdülmuttalib oğulları! ben, özel olarak size, genel olarak da, bütün insanlara peygamber gönderildim" (m. asım köksal; islâm tarihi, c. 4., istanbul 1989, s. 12) mealindeki sözleriyle peygamberliğini akrabalarına ilan etti.

nübüvvetin ilanı karşısında ebu leheb hariç, bütün akrabalar yumuşak tavır takındılar. ebu leheb; "ey abdülmuttalib oğulları! bu, vallahi bir şerdir, kötülüktür. başkaları, onun elini tutup bundan alıkoymadan önce, siz, onun ellerini tutup bundan alıkoyunuz! eğer, siz, bugün ona boyun eğecek olursanız zillete, hakarete uğrarsınız. onu, korumağa kalkışacak olursanız, öldürülürsünüz" (köksal, age., s. 14) şeklinde mukabelede bulundu. ebu leheb'e cevap peygamber efendimizin halası safiyye'den geldi. beklenen peygamberin hazreti muhammed (asm) olduğunu söyledi. ebu leheb de; "zaten, kadınların sözleri, erkeklere ayak bağı ve köstek mesabesindedir! kureyş aileleri ve onlarla birlikte bütün araplar, ayaklandığı zaman, onlara karşı koyacak bizim ne gücümüz var?" diye sordu.

peygamber efendimiz (asm), daha sonra safa tepesinde kureyşlilere; "söyleyiniz bakayım: ben, size, şu dağın eteğinden veya şu vadiden sizi yağmalamak isteyen bir takım atlıların çıkıvereceğini, yahud, akşama, sabaha düşman baskınına uğrayacağınızı haber verirsem, beni tasdik eder, doğrular mısınız?" diye sorunca onlar da; "evet, seni tasdik eder, doğrularız. çünkü, biz, seni, bütün tecrübelerimizde, doğru sözlü bulduk. sen bizim katımızda, herhangi bir suçla suçlanmış bir kimse değilsin! hakkımızdaki tecrübelerimizde, sende hiçbir yalana rastlamış değiliz" dediler. akabinde peygamber efendimiz onları imana davet etti. bütün kureyş kabilelerine tek tek seslenerek davetini ilan etti.

ilâhã® emre icabet etmeye yapılan davete henüz hiçbir tepki gösterilmeden ebu leheb, peygamber efendimize (asm) atmak üzere eline bir taş aldı. "yuh sana! sen, bugün gelip de bizi bunun için mi topladın?" diyerek küstahça bağırdı. böylece, peygamber efendimize (asm) yapılan ilk saygısızlık ve saldırı, yabancılardan evvel kendi öz amcasından gelmiş oldu. ebu leheb, böylece başlamış olduğu düşmanca tavırlarını ömrünün sonuna kadar sürdürdü.

resulullah'a (asm) komşu olan ebu leheb, sık sık o'nun evini ya bizzat kendisi veya başkaları vasıtasıyla taşa tuttu. kapısının önüne pislik atmak gibi çok adi davranışları sergilemekten sakınmadı. bir ara yine peygamber efendimizin (asm) kapısının önüne pislik dökmek isterken hazreti hamza (ra) ile karşılaştı. hazreti hamza, onun elindekileri alıp başına döktü. bu davranışlarında karısı da kendisinden aşağı kalmadığı gibi kocasını hep destekledi. risâle-i nur'da aktarılan bir hadisede, ebu leheb'in karısı ümmü cemil'in nasıl bir karakterde olduğu anlaşılmaktadır. ümmü cemil; "... bir taş alıp mescid-i harâma gelmiş. ebu bekir ile resul-i ekrem aleyhissalâtü vesselâm orada oturuyorlarmış. gözü ebu bekr-i sıddık'ı görüyor, soruyor: 'yâ ebâ bekir! senin arkadaşın nerede? ben işitmişim ki, beni hicvetmiş. ben görsem, bu taşı ağzına vuracağım.' yanında iken hazret-i peygamber aleyhissalâtü vesselâmı görmemiş. elbette, hıfz-ı ilâhã®de olan bir sultan-ı levlâk'ı, böyle bir cehennem oduncusu, onun huzuruna girip göremez. ağzına mı düşmüş?" (mektubat, s. 161)

ebu leheb'in ve karısının bitmeyen hakaret ve saldırılarından sonra haklarında tebbet suresi nazil oldu. tebbet, "kurusun" manasına gelen bedduadır. fatiha suresi'nden sonra mekke'de nazil oldu; "ebu leheb'in iki eli kurusun! kurudu da. malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. o, alevli bir ateşte yanacak. odun taşıyıcı olarak ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde karısı da (ateşe girecek)."

ebu leheb, ebu talib'in vefatından sonra haşimi kabilesinin reisi oldu. bundan sonra da düşmanlığını sürdürdü. peygamber efendimizi takip ederek, sözlerini yalanlamaya çalıştı. kendi düşmanca tavırlarını ailesine uygulatan ebu leheb, daha önce oğullarıyla evlendirdiği peygamber efendimizin (asm) kızlarının boşanmalarını sağladı. her iki oğlu da hanımlarını boşadılar. diğer taraftan peygamber efendimizin vücudunu ortadan kaldırmak maksadıyla müşrikler tarafından organize edilen ve planlanan faaliyetlere aktif olarak katıldı. peygamber efendimiz, medine'ye hicret etmeye hazırlandığı sırada müşrikler de suikast için bir araya toplandılar.

arap yarımadasında kabile ve aşiret gelenekleri katı bir şekilde uygulandığından yapılan her eylemden önce aşiret değerleri ve gelenekleri göz önünde bulundurulurdu. müşrikler peygamber efendimizi kesin olarak öldürmeye karar verdiler. ancak, belli kişilere havale edilmesi halinde kabileler arasında düşmanlığa sebebiyet vereceği düşüncesi hakimdi. işlenecek cinayetin kabileler arasında çatışmaya dönüşmesini önlemek için, suikast girişimine her kabileden en az bir kişinin katılması sağlanacaktı. risâle-i nur'da da zikredilen hadise daha sonra şu şekilde cereyan etti:

"kureyş kabilesi, resul-i ekrem aleyhissalâtü vesselâmı öldürtmek için kati ittifak ettiler. hattâ, insan suretine girmiş bir şeytanın tedbiriyle, kureyş içine fitne düşmemek için, her kabileden lâakal bir adam içinde bulunup, iki yüze yakın, ebu cehil ve ebu leheb'in taht-ı hükmünde olarak, resul-i ekrem aleyhissalâtü vesselâmın hane-i saadetini bastılar. resã»l-i ekrem aleyhissalâtü vesselâmın yanında hazret-i ali vardı. ona dedi: "sen bu gece benim yatağımda yat." resul-i ekrem aleyhissalâtü vesselâm beklemiş, tâ kureyş gelmiş, bütün hanenin etrafını tutmuşlar. o vakit çıktı, bir parça toprak başlarına attı, hiçbirisi onu görmedi, içlerinden çıktı, gitti." (mektubat, s. 159)

ebu leheb, bir rivayete göre hasta olduğundan diğer bir rivayete göre atika'nın gördüğü kötü rüyadan dolayı bedir savaşı'na katılmadı. yerine para karşılığı yanında tuttuğu as bin hişam'ı gönderdi. müşriklerin bozgun haberi mekke'ye ulaşınca büyük bir öfkeye kapıldı. haberi ulaştıran adamın ve karısının üzerine saldırdı. bir süre sonra da çiçek hastalığına yakalandı ve öldü. hastalık kendilerine de bulaşır korkusuyla ailesi tarafından terkedildi. cenazesi de para ile tutulan kişiler tarafından ve herhangi bir tören yapılmadan defnedildi (624).

http://ansiklopedi.turkcebi...
http://www.risaleinurenstit...
devamını gör...
kibri yüzünden yanlışı seçmiş ademoğlu
elleri kurumuştur ancak aklı ve nesli kurumamıştır . arif nihat asyanın dediği gibi ebu lehebler ölmedi, artarak çoğalıyor.
devamını gör...
suud-i arabistan da umre ziyareti sırasında türk kızları dahil önündeki herkesi ite kaka geçen ve etrafa ziyadesiyle rahatsızlık veren iranlının önünde birden durup adamın size çarpıp yere düşmesi sonucu çıkan tartışmada arapça bilinmediği için ebu cehil diye bağırdıktan sonra, adamın söylediklerinden birşey anlaşılmadığı için ikinci olarak bağırarak söylenmemesi gereken sözdür. akabinde ve detayında iranlı arkadas üzerinize yürüyüp sizin en son kezzap diye bağırmanızla arapça lugatın sonunu getirip türkçe ye başlamanız kaçınılmazdır.
devamını gör...
senin dinin sana benim dinim banacı müslümanlara göre yanlış yolu seçmiş saygı değer insan. seçtiği yol kendine ve inançlarına göre doğru yoldur. şimdi biri çıkıp "gel kardeşim, huzu hristiyanlıkta" dese ve siz de "hayır ben böyle mutlu mesudum" deseniz yanlış yolu mu seçmiş oluyorsunuz yoksa doğru yolu mu?

koyunların aksine irade sahibi insandır vesselam.
devamını gör...
peygamberimiz tebliğ için teker teker mekke'ye panayıra gelen tüccarların çadırlarına girer, onlara islam'ı anlatırmış. amcası ebu leheb de o'nun hemen ardından aynı çadırlara girip, bu "sihirlenmiş, delirmiş*" gencin sözlerini dinlememeleri yönünde anti propaganda yaparmış. şimdi düşünüyorum da, demek ki ebu leheb hz. muhammed'in tebliğini ciddiye almış ki peşinden çadır çadır dolaşmış. siz hiç deli, yarım akıllı birini dikkate alıp, onun söylediklerinin aksini telkin etmek için o şahsın peşinde dolanır mısınız. hele ki ebu leheb gibi bulunduğu şehrin eşrafından olan, saygınlığı olan bir adam iseniz?

bu hareketiyle ebu leheb, yeğeni muhammed'in, ya muhataplarına tesir edecek seviyede ikna edici bir karaktere sahip olduğunu, ya da anlattıklarının muhataplarını tesir altında bırakacak seviyede etkileyici olduğunun hakkını teslim etmiş oluyor. yoksa ebu leheb gibi mekke'nin ileri gelenlerinden biri neden bir deli* nin arkasına takılıp onun anlattığı şeylerin "safsata" olduğunu anlatma ihtiyacı duysun.
devamını gör...
rivayet olunur ki kendisi yakışıklı bir adamdır hem de çok, aynı zamanda cömerttir de ve bir sürü peygamber vari haller gösterir.
(şimdi burda bıraksam yazıyı ne olur acaba?)
ama derler ki muhammed'e peygamberlik verildiği zaman niye ben değil demiştir ve bu da helağına sebeb olmuştur. bu hikayenini doğruluğu hakkında hiç bir karinem yok ama bana gayet makul geliyor ismi anılan tek müşrik'in (ki bu bile şüpheli) kendisi olması göz önüne alındığında.
biraz şeytan gibi, o da en yüksekteyken niye ben değil demiştir düşmeden önce ve ne kadar yukarıdaysan düşüşün o kadar sert olur.
(bu arada başka bir not daha ilgimi çeken, bir rivayette Allah ademe secde etmesini emrettiğinde meleklere ve şeytana, orda secde edilen insan değildi deniliyor, insan, kabe gibi sadece yönü gösteriyordu)
devamını gör...
kankası ebu cehil ile peygamberimize en olmadik eziyetlerde bulunan cehennemde zebanilerin bile midesini bulandiracak zibidi. kuranda sure ismi olarak adı geçen tek kafirdir. gerçek adı abdüluzza olup, uzza( cahiliyye putlarından biri) nın kulu anlamına gelir, lakabı ebu lehebtir. sakalının falan kızıl oldugu rivayet olunur. ölümü tamamiyle fecaatir,af buyrun kendi bokunda bogulmus,günlerce kimse evine ugrayamamıs kokudan.hastalık filan yaymasın diye bir cukura atmislardir. velhasil peygamber düsmani, yaptigi islere mukabil gebermistir. tebbet suresi ile müslümanlar tarafindan hergün milyon kere lanetlenir paganist sebek.
devamını gör...
islam düşmanı,peygamber düşmanıdır.

peygamberimizin amcası olma şerefine nail olmuş fakat bu özelliğinin farkına varamamıştır.

peygamberimize, inananlara oldukça eziyet çektirmiştir.

lanetli olan eşi ümmü cemilde peygamberimize eziyette kocasından geri kalmamıştır. her gece peygamberimizin geçeceği yolara dikenli ağaç dalları atardı.


(bkz: zamanımızın ebu lehebleri)
devamını gör...
"alevin babası" demektir.

vahyin en ağır bedduasına düçar olmuş ve ateşteki yerini tescilletmiş kafir!

o, alevli bir ateşte yanacak. odun taşıyıcı olarak ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde karısı da (ateşe girecek).
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar