edebiyat

"edeb" kökü falan. işte kitapçılar, uzaklara doğru bakan şairler, duygulu şeyler. sürekli bir sızlanma, "beni de alın aranıza lan" tedirginliği, maçtan kovulma hezeyanları. edeb kökü falan. edeb'iyatmış, "literature" başkaymış, o teknikmiş. la bi git. edeb kökü iyi güzel de, misal, nerede senin harold bloom'un olm? [evet, "oğlum" değil, "olm"]. "bin yıllık edebiyat geleneği" falan. ne geleneği lan? nerede bunu deşifre eden bir büyük metnin? köprülü, tanpınar falan. ee? sonra? nerede "19. yüzyıl türk edebiyatı tarihi", var mı bir daha? mehmet kanar, iskender pala, muhammed nur doğan falan. yahya kemal, yedi meşaleciler, üç oturaklılar, sekiz kafalılar falan. hani, nerede "ikinci yeni"den sonrası lan? edeb kökü falan. anca edeb zaten. "literature" değil. heyyooooo

(işbu entry yüksek derecede ironi içerir. pifey.)
devamını gör...
edep sahibi olmaya çabalamak.bütün karmaşıklığıyla önümüze bir yumak halinde bırakılmış dünyayı önce eğirmek sonra sarmak sonra ondan çok güzel kazaklar,eldivenler,patikler yapıp bu hayatı güzelleştirmek, anlamlandırmak.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar