nedeni seçimlerdir. seçimler yaklaştıkça propagandanın dozu da artıyor. birileri tekelleştirdiği zapt u rapt altına aldığı medya ve zapt u rant altına aldığı devlet imkanlarının hepsini kullanarak toplumun öfkesini marketçilere yönlendirdi.

evet bütün mesele bu aslında. toplum öfkeli, kızgın. toplumun önünde parçalaması için birileri birileri lazımdı. bu biriken öfke anca böyle çıkar.
kim olacaktı bu birileri?
ülkeyi 16 yıldır tek başına yönetenler olamazdı elbette.
her dönem ülkenin en çok kar eden kurumu olan şimdilerde yine yüksek kar faiz oranları ile saltanatını sürdüren bankalar da olamazdı.

brunson dediler olmadı, trump dediler trump kabadayılık yaptı.

ihalelerle ihya edip, vergi borçlarını tek kalemde sildikleri holdinglerde olamazdı.

en kullanışlı düşman marketler olarak icad edildi. tabi bu rastgele bir tercih değil. toplumun neredeyse tamamı bakkalla, marketle, pazarla temas halinde.
üstelik bu kişilere terörist desen hiçbiri sensin terörist diyemez. çünkü bankalar, holdingler veya trump gibi bir gücü yok.

insanlar bir illüzyonun içerisine çekiliyor. ülkede döviz almış yürümüş, mazot, benzin ha keza öyle. devlet bilerek (bakın burası önemli) bilerek ve isteyerek tarımı, taşımacılığı gebertip 10 yılda 15 milyon müteahhit çıkarmış ve bununla hep gurur duymuş.

neredeyse bütün kamu iktisadi teşebbüsleri bunlar adam olmaz deyip o kurumları ıslah etmek yerine satmış hatta peşkeş çekmiş.
ama kimsenin bugün aklına bunlar gelmesin diye herkes var gücü ile marketçilere, halcilere bilmem necilere saldırıyor.

devletin başı çıkıp gabar'dakilerin inlerine girdiğimiz gibi bu marketçilerin de inlerine gireceğiz tarzı açıklamalar yapıyor.

kimse de gıkını çıkaramıyor.
devamını gör...
bir on sene cehape zihniyeti üzerinden ekmek yendi, üstüne üç beş senedir fetö üzerinden bir fırın ekmek daha tüketildi, arada dış güçler diyerek bir kaç defa edebiyat parçalandı geriye soğan depoları ile marketçi, pazarcı ve halci esnafı kaldı. koltuklarını korumak için milletin algılarını bir yere kanalize etmeleri gerekiyordu. yoksa paranoya söz konusu değil.

orhan veli kanık'ın nedense şiirini aklıma getirmiştir.
cep delik, cepken delik,
kol delik, mintan delik,
yen delik, kaftan delik,
kevgir misin be kardeşlik !
devamını gör...
paranoya kendini var etmek üzere kodlanmış bir şeydir. mutasyona uğrar, adapte olur ama varlığını korur. ekonomik krizin arkasında bir tek erk yoktur. yalnız onlar mes'uliyetsiz ve masumdur. bir tek onların bu işte parmağı yoktur. sorumlular ve paranoya özneleri de onlar dışında herkestir. sırayla artık. inşaatçılar, marketçiler, marangozlar, memurlar... ama sadece ve sadece ülkeyi yönetme gücünü elinde bulunduranlar suçsuz ve masumdur. buna dikkat ederek sıralayalım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar