elektrik elektronik mühendisliği

ogrencisi /mezunu... yahu bir tanesi mi uykuyu sevmez arkadasim. yok boyle birsey. ders cikisi direkt gidip uyuyani mi dersin, aksam eve gelip sizani mi dersin...
devamını gör...
piyasada en çok işsizi olan mühendislik dalı. ayrıca çalışan her 10'undan 6'sı 2500 lira'nın altında alıyormuş. topla, tüfekle, ağır sanayi hamlemizle gelemiyeceğimizin göstergesi...
devamını gör...
2006 lı yıllara kadar öss birincilerinin tercihi hep hacettepe tıp, odtü bilgisayar tarzı bölümler olurken 2006'lı yıllardan sonra bunların yerine elektrik elektronik mühendisliği almıştır.
devamını gör...
teknik üniversitelerin bilgisayar mühendisliği ile birlikte bana göre en zor bölümüdür. yıpratıcı ve yıkıcıdır. mezunların işsizlik oranının yüksek olması a'dan z'ye neredeyse tüm üniversitelerde bu bölümün bulunmasındandır. maaşların düşüklüğü ya da yüksekliği içinde bulunulan yılların ekonomik göstergesi, çalışılan şirket, kişinin oluşturduğu katma değer, tecrübe vs gibi bir çok değişken ile alakalıdır. ilerleyen yıllarda teknik guruların en az genel müdür yardımcısı kadar maaş alacağının büyük sermaye gruplarının yöneticileri *tarafından vaadedilmesi belki ilerisi için umut taşınmasına vesile olur. tercih edeceklerin maaş gibi kriterlerden ziyade kişisel meraklarına ve ideallerine göre tercihte bulunması tavsiye olunur.
devamını gör...
çok iyi bir üniversiteden mezun olmadıktan sonra ve hatta eğer koç, sabancı veya bilkent dışında özel üniversitelerden birinden mezun olunduğunda maalesef tırt bir bölüm. cidden bak bunu samimi söylüyorum, eğer sıradan bir özel üniversitede ya da teknik üniversiteler dışında sıradan bir devlet üniversitesinde okuyorsan bu bölümü; okulda sana "bilmemkaç lira maaş alacaksınız, kapış kapış kapılacaksınız firmalardan" tarzı söylemlerine hiç inanma..
hayal kırıklığı kötü şeydir vesselam.
nerden mi biliyorum, valla en yakınımdan..
devamını gör...
popüler mühendislik dallarından biridir. elektrik ve elektronik şeklinde ayrı mühendislikler şeklinde tanımlamak esasen daha sağlıklı bir yaklaşım ama ne hikmettir ikisini birleştirmişler. haa, ikisi de yapılmaz o ayrı...

devamını gör...
karmasik sayilarla o kadar cok hasir nesir olurlar ki zaman zaman 4 islemi unuttuklari bile gorulmustur.

bazilari sirf iclerinde kaldigi icin fizik ile cap yapar. iste gercekten o bolumun hakkini verenler onlardir zira fizik bilmeden yaptiklari isi yapsalar da, neyi nasil yaptiklarini bilseler de, neyi nicin yaptiklarini bilemezler.
devamını gör...
bizzat içinde bulunduğum camiadır*. tesis ve elektrikte afedersiniz b.k gibi para olmasına rağmen, elektronik * çok daha zevklidir. türkiye elektronikte tüketici pozisyonda bir ülke olduğundan elektronikçiler için iş imkanı biraz dar. ama yetkin bir elektronik mühendisi* bir elektrik mühendisinin rüyasında görebileceği bir miktarı tek bir projeden kaldırabilir. türkiye için konuşursak elektrik mühendislerimiz malesef montaj elemanından daha fazlası değiller. zira temel de elektrik, elektrik enerjisinin üretimi ve ihtiyaç olan yere en güvenilir ve en ucuza ulaşımını amaçlar. bizim mühendislerimiz ise yurt dışından yatırımcıların gelip kurduğu barajlarda, hazır olarak üretilen elektriğin, hazır olarak üretilmiş hatlar üzerinden dağıtımını ve yük* üzerine projelendirilmesini gerçekleştirmekte veya denetlemektedirler. hakkını yemeyelim, belki üretimi sıfırdan yapıp santral tasarımından yüke ulaştıracak kadar bilgiye sahip kendini yetiştirmiş** olanlar da vardır fakat hiçbir zaman o insanların bilgisine güvenilip o kadar bütçe ile bir proje teslim edilmez. nasıl olsa daha ucuza yapan, daha tecrübeli bir alman, italyan ya da japon firma illa ki vardır.

tabi elektrik dediğimiz yerde statik ya da hareket halinde bir yük var demektir tam da işte bu noktada işin manyetik ve elektrik alanla birlikte fizik girer.

gelelim elektroniğe; prizden aldığımız elektriği hayatımızın herhangi bir anında kullanabilmemizdir. bu prize taktığımız şarj aletine, oradan telefonumuzun içerisindeki mikroişlemcilere, oradan atmosferde ki uyduya, oradan baz istasyonuna kadar uzanır. tıp ta, balistik teknolojisinde, otomotivde, haberleşmede, aydınlatmada, evimizdeki beyaz eşyalar da, evimize giren fabrikasyon ürünlerin üretimindeki cihazların içerisinde... kısaca her yerde elekronikle iç içeyiz. işte tam da bu yüzden 21. yüzyılın adı elektronik çağıdır. teknolojiyi ileriye taşıyan fenomendir. zira son yapılan icatlarda mekanik zaten gelebileceği son noktada, sadece nano teknoloji ile kullanılan mekanik teknoloji küçültülmeye çalışılıyor. bu noktada farkı oluşturan şey elektronik yazılımın da girdiği teknoloji elektronik teknolojisi ile birlikte insanın hayal dünyasının sınırlarıdır. işte ericsson a1018 ile i-phone 4 arasında ki farkın sebebi buradan kaynaklanır.

bir elektronik mühendisinin kesinlikle iyi bilmesi gerekenler.

kimya: temelde yarı iletken kompozitlerin iyonik tanecik yapısına ve katkılanmalarına dayanır. yani malzeme bilgisi

fizik: yüklü taneciklerin statik ve değişken alanlarda hareketleri birbiri ile ilişkileri, elektrik, manyetik ve elektromagnetik alan etkileri.

yazılım: çok iyi bir logic mantık gerektirir. özellikle mikroişelmcilerin, otomatik kontrolün gerçekleştirebilmek için iyi bir programcılık ve algoritma geliştirebilecek zeka ve hayalgücü gereklidir.

matematik: tüm bunları yaparken sayısal verilerin işlenmesi, sonuçlanması, hesapları için kesinlikle gereklidir.

mekanik: elektronik tasarımının yöneteceği mekanik yapının özelliklerini bilmek düşünce ufkun için daha geniş bir alan tanıyacaktır.

tüm bunların yanında elektronik anlamda yeni bir gelişmenin meydana gelme hızının saatlerle ifade edildiği çağımızda, teknoloji gündemini çok çok iyi takip edebilmeli.

fakat bu özelliklerin içerisinde en önemlisi einstain'ın da dediği üzere "hayalgücü"dür. hayalgücü olmadan sadece var olan teoremleri ve teknolojiyi işlemek ve geliştirmekten öteye geçemezsiniz. yani ericsson a1018 'i i-phone yapmak muhteşem bi gelişmedir. fakat elektrik telleri ile sesi iletebileceğini hayal etmek yani telefonu bulmak, icattır.
devamını gör...
30 yaşından sonra okunur mu diye ciddi ciddi düşündüğüm mühendislik dalı.

bu bölüme ne genç delikanlılar girip kafaları uçak pistine dönerek bitirmişler. 30 yaşından sonra 4 senede doğrudan 50 yaşına atlamaya sebep olur herhalde.
devamını gör...
30 yaşına varmadan ciddi ciddi bırakmayı düşündüğüm meslek dalı.

bırakın bölümü mezun olduğumda boynumda canon 600d, sinema işleri için bilgisayarımda sony vegas, adobe premiere varken hangi kafayla fotoğraf makinamı satıp yerine arduino kit aldığımı inanın bana hatırlamıyorum. zamanla mat-lab daha hızlı çalışsın diye photoshoptur, adobe'dur tüm kasan programları silerek nasıl bir kafaya dönüştüğüme şimdi ayıkıyorum. evet gerçekten tüm bunları tam da şu anda farkettim. noldu lan bana, ne hale geldim. kurtarın beni.

şaka lan şaka işimi seviyorum ama bazen bu kadar sevmeseydim de olur diyorum ya da böyle kendimi kandırıyorum bilemeyeceğim.

(bkz: soruları alayım)
devamını gör...
bir ara elektrik mühendisleri kadar iş bulamayan meslekti. kppslerde 50-60 puanla atanan elektrik mühendislerine nazaran bunlar 80 üstü puanlarla atanırlardı. şimdi ise sanırım birleştirildi. atanmak eşit şartlara bağlandı.
devamını gör...
bir bölüm daha okuyabilirsin, hangisini tercih edersin diye sorsalar düşünmeden vereceğim cevap.

elektrik aşk gibi bir şey bence. elektrikle alakalı yalnızca 2 dersim oldu bölümümde. biri fizik 2, diğeri ise endüstriyel elektronikti. bölümüm harici hiç bir derse bu kadar şevkle çalıştığımı hatırlamıyorum, öylesine keyifliydi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar