enflasyon

piyasadaki para miktarının artmasi sonucu para biriminin degerinin duşŸmesi ve degeri sabit kalmışŸ olan bir urunun edilinebilmesi icin o para biriminden daha fazla harcanmasi gerekliligi sonucu ortaya çıkan canavarıda olan ekonomik terim.
devamını gör...
i$sizlikle arasinda ters bir ili$ki vardir. kisaca olay $udur;
bir ekonomide i$sizlik azalirsa (burada i$sizlikten kasit asgari ucretten cali$maya razi cali$abilitesi olan insanlarin i$siz olma halidir) insanlarin gelirleri artar, bu da talebi artirir. talep artarsa bu arza olumlu yansir. arz edilen urunun fiyatlarinda arti$ meydana gelir. bu da enflasyona sebep olur. (bkz: philips eğrisi)

bir de i$sizlikle kar$ila$tirildiginda uretim acisindan daha zararsizdir. i$sizlik uretimi dogrudan olumsuz etkilerken, sosyal refahi etkilemeyen bri enflasyonun kisa vadede uretimi olumlu etkiledigi bilinmektedir.
devamını gör...
aslinda enlasyon bir canavar degil, dengede tutuldugunda ureticiyi koruyabilen; ekonominin kacinilmaz nazlarindan biridir. bize yillarca enflasyon canavari tuu kaka diye ogretildikten sonra, akp hukumetiyle du$mesine ragmen ulkemizin gulluk gulistanlik olmayi$i da bunun kanitidir kisa donemde.

tamam. %20'nin uzerinde bir enflasyon ocudur. tuu kakadir. fakat bunu tipki trafik canavarinda yaptiklari gibi, sanki ruhani bir varlik sebebiymi$cesine one surulmeis komiktir. bugun enflasyonumuz du$uktur dogru. 4 yil onceki bir fiyat bugun a$agi yukari yine aynidir dogru. fakat bunu paradan alti sifir atilmasi, kuresel anlamda dolara duyulan guven kaybi, petrolun tirmanmasi gibi makro dengeleri gozeterek yorumlamak gerekir. enflasyon dedigim gibi ne ocudur, ne de kurtaricidir. enflasyon zaruridir. dogrudan hicbir $eyin gostergesi degildir.

senin cebindeki para piyasada satilan bir mali alamiyorsa; enflasyonun sifir olmasi senin adina bir $eyi degi$tirmez. cunku alamadikca, ureticiler kazanamaz. iki taraf da krediye yonelir. emperyalizmin kucagina du$erler. teoride her $ey mukemmeldir.
tuketici kredisiyle tuketici mal alacak, uretici kredisiyle uretici uretim yapacaktir.
ama kazin ayagi oyle degildir azizim.
banka benden (tuketici) %35 ureticiden %30 devletten ise %40 kazanir. evet bildiniz. cebimize girmesi gereken para budur.
erbakan'i sevmeyebilirsiniz. ben de bir cok $eyini ele$tiririm hocanin. fakat $u iki olayi incelemekte fayda var;
(bkz: havuz sistemi)
(bkz: denk bütçe)
devamını gör...
fiyatlar genel düzeyindeki artışı ve azalışı gösteren endekstir. tüfe ve tefe olmak üzere iki şekilde hesaplanır. tüfe tüketici fiyat endeksini tefe toptan eşya fiyat endeksini gösterir.

hükümet enflasyonu ve halkın enflasyonu olarak ikiye ayrılır.
devamını gör...
fiyatlar genel düzeyindeki hissedilir sürekli artışa denir. üretim miktarı değişmezken, milli gelir artıyorsa bu işteki sakatlığın sebebi enflasyondur. milli gelirdeki balon artışlar enflasyondan kaynaklanır. özellikle 90lı yıllardaki türkiye bu durumun tipik örneğidir. hoş şu aralar tersi bir durum yaşansa da (bkz: deflasyon) yurdum insanının psikolojisinde öyle derin etki bırakmıştır ki birçoğunda enflasyon denildiği zaman böyle dinozorumsu bi canavar tasavvuru oluşur. hoş o kadar iktisat kitabı okudum bende bile hala bu durum vardır.
devamını gör...
ekonomilerde enflasyon istenmeyen bir olgudur. kaynakları kıt olan ve nüfusu fazla olan ülkelerde daha fazla görülmektedir. çünkü kıt olan kaynakların daha fazla tüketiciye paylaştırılması önemli bir sorundur. enflasyonla mücadelede başarı sağlayabilmek için, enflasyonun nedenlerini bilmek yerinde olacaktır. enflasyonun nedenleri olarak;

- ülkeye karşılıksız olarak dış piyasalardan giren para, altın, döviz miktarının artması,
- ülkedeki toplam harcamaların toplam gelirlerden daha fazla olması,
- üretim miktarının çeşitli nedenlerle azalması,
- üretim faktörlerinin fiyatlarındaki artışların fazla olması,
- tedavüldeki para arzının artması,
- teknolojik yenilikler, yapısal bozukluklar veya yetersizlikler sayılabilir.*
devamını gör...
--- alıntı ---

türkiye istatistik kurumu (tüik), kasım ayında tüketici fiyatları endeksinin (tüfe) yüzde 1,73, üretici fiyatları endeksinin (üfe) yüzde 0,65 oranında arttığını açıkladı.

kasım ayı itibariyle yıllık enflasyon ise tüfe'de yüzde 9,48, üfe'de yüzde 13,67 oldu.

--- alıntı ---
devamını gör...
en cok fakiri vurur. fakir kesimin milli gelirden aldigi hisse ve ucret buyume oranlari enflasyonla ters, yoksulluk seviyesi dogru orantilidir.

fischer, stanley and easterly, william (2001). "inflation and the poor" journal of money, credit and banking, 2001, 33.

iktisadi buyumeyi etkiledigine dair kanit, literaturde cokca tartisilmis, asagidaki makalede bulunamamis ve daha once bulmus olan calismalar elestirilmistir.

bruno, michael and easterly, william (1998). "inflation crises and long-run growth," journal of monetary economics, 1998, 41.
devamını gör...
enflasyonun olumsuz etkisi riskleri büyütmesidir. bu nedenle yatırımlar düşük enflasyonlu bir ortama nazaran azalır, alınan ve verilen borçlarda vade azalır, kısa zaman içerisinde enflasyonlardaki dalgalanma neticesinde bir kesimden başka bir kesime büyük gelir transferi yaşanır. ülkemizde normalde sadece dalgalanma yaratabilecek gelişmelerin krizlere dönüşmesinin nedeni enflasyon nedeniyle ortaya çıkan vade kısalığı ve bütçe açıkları idi. artık enflasyon ciddi bir problem olmadığı için politikacılar da ilgi alanlarını özellikle cari açık ve döviz kuru konularına ve dolayısıyla yüksek faizlere ayırmışlardır.

*
devamını gör...
klasik tanimini bir kenara birakirsak;

milli gelirin yeniden dagitilmasina yarayan bir aractir. evet aractir. enflasyon sonuc degildir. kontrolden cikmadigi surece onlenmeye calisilmaz. enflasyonu kullanarak zengini daha zengin yaparsin. dunya ekonomisinin enflasyonlu donemlerinin kacinilmaz sonucu gelir dagilimindaki adaletsizligin surekli artmasidir.

kucuk bir koy dusunun. o koyu de kapali bir ulke olarak hayal edin. herkes gece uyudugunda bir melegin gelip herkesin parasini ikiye katladigini dusunelim. insanin ilk aklina gelen herkesin 2 kat zenginlestigidir. ama gercekte boyle bir durum yoktur. para bir varlik degildir sadece bir degisim aracidir. dolayisiyla ekonomideki para miktarinin artmasi o ulkeyi daha zengin yapmaz. koye geri donelim. parasi iki katina cikan insanlar o mutlulukla gidip alis veris yapacaklardir. ve ilk alis verise gidenler eski fiyatlardan alisveris yapabileceklerinden ulkede olusacak enflasyonun rant saglayanlari olacaklardir. herkes alisverise gittiginde arz-talep mekanizmasi devreye girerek fiyatlari yukariya cekecektir ve kisa bir sure sonra paranin satin alma gucu en basa donulmus olacaktir. sonuc olarak ilk gelenler daha zengin olacakken onlarin ugruna bir kesim de fakirlesecektir.

tum dunyada son 100 kusur yildir olan sey de budur. ozellikle merkez bankalarinin kurulmasiyla bu sistem etkili bir sekilde calistirilmistir. altina veya herhangi bir maddi varliga bagli olmayan kagit para icad edilerek hukumetlere para basma ve enflasyon yaratma gucu verilmistir. buna bankalarin para yaratma gucunu de ekledigimizde sistem cok guclu bir sekilde islemektedir. merkez bankalari para basarak bu fonlari bankalar araciligiyla sisteme sokarlar. bankalar ranttan ilk yararlananlardir. cunku bankalara para yaratma gucu verilmistir. rezerv yukumlulugu %100 degildir. bu su demek. sen bankaya parani yatirdiginda hemen cekmeye hakkin olmasina ragmen bankalar senin parani kasasinda tutmazlar. zorunlu yukumluluk genellikle %10 civarindadir. %10'dan fazlasini kredi olarak baskalarina verirler. o baskalari da aldiklari bu paralarla bir seyler satin alacaklardir. ve kimse parasini yastik altinda tutmadigindan o para yine bankaya donecektir. ve yine ayni sekilde banka bu donen paranin %10'unu rezerv olarak tutup %90'ini kullanabilecektir. rezerv yukumlulugunun %10 oldugu bir sistemde bu yontemle bankalar (1/0.1) kendilerine yatirilan paranin 10 kati kadar para yaratmis olacaklar. bankalarin para kazandigi nokta da mevduata verdikleri faizle kredi faizi arasindaki kendi lehlerine olan farktir.


devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar