fethullah gülen asrı saadette yaşasaydı olabilecekler

öncelikle ilgili başlıkta abdurrahman dilipak hakkında sarf edilen ileri geri düşüncelere ve haksız ithamlara kendi ağzı ile cevap verelim

mavi marmara’ya niye binmemişim.. mavi marmara ilk fikir ortaya atıldıktan 3 ay 15 gün sonra yola çıktı. gecikme sebebi ingiltere’den gelecek gemiler.. 15 günlük erteleme, yolculuktan kısa süre önce belli oldu.. dayım hasan aksay da gelmek istiyordu.. ben gemide olacaktım. ancak, daha mavi marmara kampanyası başlamadan önce vakit gazetesi 300 mü, diğer eş ve aile katılımları ile 500 kişilik mi ne bir umre kampanyası düzenlemişti. katılımcıların çoğu kupon göndermiş ve çekiliş yapılmıştı, hepsinin bilet ve vize işlemleri yapılmıştı. umre rehberi olarak da ben gidecektim.. mavi marmara’nın gazze turu uzun sürecek olursa, ben mısır ya da suriye’den geri dönecektim. planımız oydu. ama mavi marmara’nın yola çıkışı ertelenince ve herkes mavi marmara’ya binmek isteyince, umreye kadar ihh’da bir bakıma oluşturulan kriz merkezinde nöbetçi bırakıldım. bülent yıldırım’a, gülden sönmez’e sorabilirsiniz.. zaten umre kampanyasına bakarsanız görürsünüz.. ama tabii birilerinin derdi gerçekler değil. abdurrahman dilipak

bülent yılıdırım ile alakalı kısma gelince daha inandırıcı ve yerini bulan suçlamalar atılmalı .bunlar tutmaz..

fethullah gülen'e geçmeden önce cemaatin ve içinde yer alan kardeşlerimizin dikkat çekici özellikleri var ki kendileri hakkında bir eleştiri veya bir durum söz konusu olduğunda hemen farklı insanları öne atarak kıyas yoluna gitmesidir.bazen başbakan da bunu yapar iğreti olmak için yeterli bulurdum.kendisine bir eleştiri veya olumsuz bir düşünce paylaşıldığında '' e ama chp de bunu bunu yaptı '' , '' chp döneminde de bunlar oluyordu '' gibi saçma sapan bi savunma şekline bürünürdü ve hep derdin sanan be chp den sen kendi işine bak ve eleştirilere cevap versene ! binaenaleyh cemaat içinde size ne be kardeşim başkalarından kendiniz hakkında olan bitene veya hocanız ile alakalı yapılan eleştirilere cevap versenize ! neden başkalarına salça olma yolunu seçiyorsunuz.bu ,ne sizi ne de karşınızdakini tatmin eder aksine muallak her geçen gün daha ya büyür ve kangren gibi zihinlere iyice yayılır.açık ve net olmak zorundasınız..

ve diğer kıyaslanan kişiler..

başbakan cesaret ödülü almış veya farklı ilişkilerde bulunmuş veya farklı nişaneler almış http://olabilir.başbakanın da ifade ettiği gibi adam çadır yönetmiyor devlet yönetiyor.fgülen ile bir devlet başkanını kıyaslamak zaten başlı başına bir facia .hem kıyasdakiler neden hükümet kanadı o da ayrı bir soru ? ha ödülü aldıktan sonra mavi marmara olayı ve mısır da yaşanan olaylardan sonra hükümet ödüllere ve nişanelere layık hareket sergilemiş olsalardı eyvallah aynı pencereden farklı konu da eleştirebilirdik ancak iyi bilinmelidir ki dünya tarihin de ilk defa bir devlet başkanı israili terör devleti olarak tanımladı ! ve yine tarih de ilk defa israil'e diz çöktürüldü. (özür ve tazminat ) bunları zikretmeyip ödüllere kafamızı gömersek ne asrı saadeti görebiliriz ne de geleceğimizi..

asrı saadet tabi ki günümüzden çok farklı zaman ve koşullara sahipti ancak müslümanlarda bir belirginlik vardı ki açık ve net olma niteliği , dava adamı olma ve vazgeçmeme inadı..türlü zorluklara hiç bir zaman boyun eğmediler ve davalarından asla vazgeçmediler.o dönemin ileri gelenleri rasulallah efendimize devlet başkanlığından tutun da para,mal,mülk ne varsa teklif ettiler ancak efendimiz '' bir elime ayı diğer elime güneşi koysanız yine de davamdan vazgeçmem '' diyerek etrafındaki kafirlere ders hem de ümmete istikamet vermişti.cemaatin en büyük özelliklerinden birisi de flu olmalarıdır.hizmet veya islami hareket adı ne olursa olsun benzer bir teklif karşısında bir elimize ayı diğer elimize güneşi koysanız yine de islam dininden,rasulallah efendimizin istikametinden ayrılmayız diyebilirler miydi şahsım adına cevap verecek olursam taban derdi ancak baştakiler diyemezdi.yine masonlar gibi gizliliği esas alır ve devletin her türlü imkanlarını kullanarak kendilerince istikamet seçelerdi.çünkü bir çok faaliyetleri tevhid inancı üzerine kurulu olduğu için diğer iki dini muhatap almak zorundalar.dolayısıyla hem siyasi hem kültürel olarak islam esaslarına dayalı bir yön belirlemeleri mümkün olmayabilirdi. nitekim uhud ve bedir savaşı asla gereksiz olmadığı gibi bugün ki esad'a karşı direniş , filistin deki intifada bir o kadar gerekliydi ancak cemaat hiç bir ortam da fiili aktiviteleri geçtim teorikte dahi bu intifadaları görmezden gelmeye devam etmekte.
hz ebu bekir (r.a) döneminde fethullah gülen için ikna yolu seçilir vazgeçirme metodu uygulanırdı
hz ömer' (r.a ) dönemin de fethullah gülen'in kafası uçurulurdu
hz osman (r.a) dönemin de fethullah gülen ve faaliyetleri usulü ile bastırılırdı
hz ali (r.a) dönemin de ise müebbet hapis ile cezalandırılırdı..

rasulallah döneminde ise fethullah gülen diye birisi olmazdı

ben emir'ül müminin olsaydım tıpkı hz ömer gibi davranır kafasını uçururdum.rabbim sorduğun da ise şunu derdim

ya rabbi mazlumların ,müslümanların katliamına ses etmedi
ya rabbi filistin deki ,suriye deki katledilen kulların için ağzını açmadı
ya rabbi senin varlığın ve birliğinden öteye geçmedi , rasulünü ihmal etti
ya rabbi müslümanları narkozladı , cihad şuurunu zihinlerinde yok etti
ya rabbi etrafındakilerin yalan ve iftira üzere haber yapmasına göz yumdu
ya rabbi ümmeti tefrikaya sürükledi
ya rabbi sana şirk koşanlarla diyalog kurarken '' muhammed rasulallah '' mührünü kullanmadı
ya rabbi senin dinin olan islamın kisvesi altında kendine pozisyon tayin ederek farklı işlerle meşgul oldu
ya rabbi mazlumlara yardıma giden kullarını suçladı
ya rabbi kafiri otorite olarak , güç olarak kabul gördü
ya rabbi kafire gösterdiği musemmayı müslümanlara göstermedi
ya rabbi zalimi bir kez olsun kınamadı
ya rabbi kafirler ondan emin oldu ama müslümanlar ol(a)madı ( bende dahil )
çok ağladı be rabbim !

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.