20 gramı 80 tl olan çay içerek sade hayat sürmek

anlaşılan türkiye cumhurbaşkanı tavuk döner yiyip ayran içerek sade vatandaş olacakmış. ben bunu anladım.

bu adam kömür dağıttığı için eleştirildi.
bu adam beyaz eşya dağıttığı için yerden yere vuruldu.
bu adam birilerinin tekerine çomak soktuğu için eleştirildi.
hizmet ettiği için eleştirildi.

doğru yaptı eleştirildi, yanlış yaptı yerden yere vuruldu.


içtiği çay eleştiriliyor.

Allah aşkına bu mudur? yani onca şey vardır. sütten çıkma ak kaşık değildir. bu mu kaldı? çay mı? o çay, çaykurdn devlet kurumundan bir başka devlet birimine gönderilmiş, ilk mahsul mamulü. bu mudur yani? vay efendim altın bardakta içiyormuş.

ağam ben öyle zenginler gördüm ki, hele bir tane cemaatçi gördüm. 300 küsur işçisinin parasını vermemek için kırk takla atıyor. bindiği araba 1 milyon. yaptırdığı evin önünden geçenlerin bakarken boynu burulur. benimle alışverişinde bile bana katakulle yapmaya kalkan br adam. evinin dekoruna desenine boyasına kınasına 500 binden fazla harcadı. bu sadece dekor kısmı. yediği önünde yemediği ardında. bu adam tayyibi eleştiriyordu. şöyle etti böyle etti diye.
yani bu eleştiren züğürtler zengin olsa her Allahın günü sofrasına ibrahim halil peygamber misali fukarayı dolduracak sanki. ulan ne zorluklarla kazandım ben biliyon mu diyor. herif yıllık cirosu sadece çikolata imalinden 10 milyon lira. bisküviyi keki saymıyorum bile. bunu diyen adam bu model işte. banyosuna 30 bin liralık fayans döşetip, çok zor kazanıyorum diyor. işçiden kısmak konusunda titiz.

merdivenim hafif yamuk olmuş diye kırdırıyor. kırdırırken çocuğun eline beton parçası fırlayıp çarpıyor. kendi çocuğu olsa en özel hastanelerin kral dairesini kapatır amcam ama "ne işin var lan orada pez..nk!" diye çocuğa iş öğretiyor.

reklamlar: çaykur tiryaki. mmmm nefis çay. ısrarla isteyiniz.*

kalkıp tayyibi eleştiriyor. vay efendim kömür dağıtmış diye. vay efendim şu bu. şimdi de çay.

bu psikoloji yokluk psikolojisi. yokken, olmayan malı mülkü herkesle paylaşır bu tipler. var olunca da "ben kazandım ne verecem lan" diye tornistan ederler.

dinime söven müslüman olsa diyecem de. boşver.

içtiği çay. şaka gibi. her kuşu öptük bir leylek kaldı. sizin uğraştığınız şeye bak.

uğraşınız çalınan sorular olsa ya. bu yüzden kaç kişi intihar etmiş biliyor musunuz?

uğraşınız sendikaların işlerini doğru yapmaması olsa ya? şikayet ettiğiniz asgari ücret belirleme komisyonunda asli üyelikleri olan sendikaları mesela.

uğraşınız bir türlü düzeltilemeyen eğitim politikaları olsa ya?

uğraşınız hiç dikkat etmeden aldığınız yahudi sermayeli mamüller olsa ya?


demek ki kafa bir bardak çaya çalışıyor.

şahine sormuşlar "gözlerin nasıl?"
"çok fena! gökte uçarken, yerdeki buğday tanesini görürüm"
"ispat et" demişler.
bir pike yaparki buğday tanesine tuzağa yakalanıverir.

sizinki de bu işte. içtiği çaya odaklanıp, başka şeyleri göremiyorsunuz.

sonra da akpliler hiç eleştirmiyor.
ulan eleştiriyi bile size biz öğretecez. bu yaptığınız eleştiri mi sanıyorsunuz siz?

içtiği çay. gerçekten komedisiniz. büyüyün biraz.




ben sizden ümidimi kestim gençler. bastığınız eksiler önemli değil. ama temsil ettiği şey eleştiriyi kabul edemeyişiniz anlamına geliyor benim için. eleştiriyi kabul edemyenlerin eleştirmesi de ayrıca irdelenmesi gerekiyor belkide. iş bu yazım ibret vesikası olarak kalsın burada. gelen bassın eksiye geçen bassın.

çay eleştirinceye kadar neler vardır demek beğenilmiyorsa buyrun cenaze namazına. *. bu ekmek bulamıyorlarsa pasta* yesinler cümlesini sarf eden mentaliteye benziyor biraz. bu düzeni eleştirmek duruken, çay eleştiriyorsanız, vah vah vah.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.