diriliş ertuğrul vs game of thrones

"bir hastalık peydah olsa dünyada ve insanların bacakları hasta olsa; hekimler buna çare bulamasa sonra biz o hastalıktan kitleler halinde ölmeye başlasak sonunda doktorun biri gelse dese ki bacağınızı keserseniz yaşarsınız. biz bacağımızı keser miyiz kesmez miyiz? elbette keseriz. bacağı kesmek normalleşir mi? normalleşir. bacağı kesmek normalleştikten sonra çocuklarımız da artık bu hastalık bize peydah olduğu için bu hastalıkla doğar. nesil devam etsin diye doğar doğmaz çocukların bacaklarını keser miyiz? keseriz. çocukların bacaklarını kesmek normalleşir mi? normalleşir. çocuğunun bacağını kesmeyen anneye babaya vahşi gözüyle bakılır mı? bakılır. böylece zamanla özümüz bozulmaya başlar ve biz bacağı unuturuz. bacağı unuttuktan sonra tüm sosyal yaşamımızı * bacaksızlık üzerine kurmaya başlarız. gün gelip arkeolojik kazıda merdiveni bulsak ne deriz?" *

kabımıza batı kültürü girince kendi kültürümüzü ister istemez dışarıya atıyoruz. popüler kültür bize ecnebi dizisini dayatıyor bizde buna boyun eğiyoruz ve bu zamanla normalleşiyor. ama neler kaybettiğimizi gün geliyor tarihimizle yüzleştiğimiz zaman anlıyoruz. o tarihe aval aval bakıyoruz.

dede korkut'u gelip game of thrones diye yuttururlar. kızılca hanım'ı gelip ejdarhalı elf kızı diye yuttururlar.
mezomorto hüseyin paşa'yı alıp karayip korsanlarında yuttururlar. paşanın siyah sancaklı gemisini kara inci diye yuttururlar. yusuf reis'i jack sparrow diye yuttururlar.
babil kralı ikinci nebukadnezar ın rüyasından yola çıkarlar sana matrix diye yuttururlar. geminin adı nebukadnezardır kaptanının adı * morpheus olur.
tepe göz'ü alırlar yüzüklerin efendisindeki göz diye yuttururlar.

kültürel soykırım böyle bir şey olsa gerek.
iyi seyirler.

tanım: diriliş her türlü alır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.