ali ünal

her ne kadar hayatında bir fikri dönüşüm olmuş gibi davransa da, olmuş gibi hareket etse de, olduğunu zannetse de aslında temel çizgisinde çok sapma olmamıştır.

onun islam devriminden sonra şiiliğe yönelmesi ve hatta etkilenmesi ile, gülenci çizgide buluşması bir tezat değildir süreçtir. çünkü şiilik ve gülencilik (hatta nurculuk) bugün siyasi olarak farklı yerlerde bulunsa da, teolojik olarak birbirine çok yakın yerlerdedir. hatta genel mantalite olarak bunlara katolikleri de eklemek mümkün.

ali ünal'ın åžia'ya muhalefetinin, åžia'nın teolojik problemlerinden değil, ilk dönem siyasi tavırlarından kaynaklandığı ortada. zaten kuran'da temel kavramlar isimli eserinde bunun işaretlerini veriyordu.

mesela ali ünal kalkıp da, humeyninin türkiyedeki imajını yerle bir eden, sudur nazariyesini anlattığı kitabı eleştirmez. çünkü onun mantalitesine uygundur.

bu yönüyle åžia üzerinden nurculuğa evrilen bir değişim sözkonusu.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.