bilmek

bilgi sahibi olmak, öğrenmek. [gç.li f.]
bilmek seyretmek değildir, bir sırrı çözmektir-topçu

bir işi yapma alışkanlığına sahip olmak:
tashih bilir bir eleman.

haberdar olmak.

hatırlamak:
şimdi bildim, çocukluk arkadaşındı.

zannetmek, sanmak:
seni fenerbahçeli biliyordum.

farzetmek.

tanımak, kabul etmek.
bildim seni ey rab, bilinmez meşhur-fâzıl

şüphelenmek.

yardımcı fiil olarak yeterlik fiili yapar:
gidebilmek, sevebilmek.

şüphelenmek, isnad etmek:
bunu senden biliyorlar.

minnetdar olmak:
yediği ekmeği bilir.

sorumlu saymak, mesul tutmak.
*