adalet ve kalkınma partisi

#siyaset  #özgürler 

1617.
keşke...

keşke ak parti olmasaydı da;

-imf'ye gırtlağımıza kadar borçlu olmaya devam etseydik.

-bankalardaki faiz oranı %50'nin üstünde olsaydı.

-ekonomik krizleri aşmak için nice kemal derviş'lere sığınsaydık.

-nice esnaf başbakanların önünde kasalarını parçalasaydı.

-bakkallarda yağ, şeker kuyruğuna girip alamadan dönseydik.

-tek gaz kaynağı tüp olsaydı ve onuda alabilmek için sineğin yağını hesap etseydik.

-çocuklarımızın kitaplarına verdiğimiz para yüzünden aylarca ay sonunu getiremeseydik.

-sınıflar 50-60 kişi kalsaydı da sıralara 3'er kişi oturmaya devam etseydik.

-hastahaneye gidip sigortasız olduğumuz için muayene edilmeden gönderilseydik.

-ilaç alabilmek sabah 6'da evden çıkıp kuyruğa girmemiz gerekseydi.

-altyapı diye bir şey olmasaydı, internetin "i"sine kavuşamayıp sürekli elektrik kesintileri yaşayarak geceleri mum aramaya çıksaydık.

-taş toprak yollarda şehirlerarası seyahatler yapıp, yolculuk yapmaya tövbeler etseydik.

-metroları, metrobüsleri ve nice alternatif toplu taşımaları yalnızca televizyondan görseydik.

-doğuya giden yolları teröristler kapatmış olsaydı, haraç kesip memur avlasalardı.

-erzurum'da kars'ta artvin'de hayvancılığı bitiren teröristlerle kimse mücadele etmeseydi.

-engelli vatandaşlara haklar tanınmasaydı.

-kadınlara doğum izinleri, istihdam hakkı verilmeseydi.

-kamusal alanlara ve okullara tesettürlüler giremeseydi.

-insanlar masum bir şiir okudukları için ceza evine konulsalardı.

-müslümanlar gizli şekilde ilim almaya çalışıp, yakalandıklarında irticacı diye cezalandırılsaydı.

-"bu kadar artan nüfusu ben nereye koyacağım?" diyen başkanlarla muhatap olsaydık hep.

-abd'nin, israil'in ve bilimum dünya güçlerinin önünde el pençe duran başkanlarımız olsaydı.

............

ah ulan keşke. keşke sadece 10 dakikada aklıma gelenler kadar az sıkıntımız olsaydı. hataları sayarken, 15 yıldır "ülke batıyor", "ekonomik kriz var", "biz bittik" derken tüm yapılanları unutmasaydınız. kötüyü yererken iyinin hakkını verebilecek kadar mert olabilseydiniz.

keşke bu ülkenin hepimizin olduğunu, doğruların ve yanlışların hepimize yansıdığını kavrayabilseydiniz. keşke 3 kuruşa satın alınabilecek ideolojik bağlılığınızı bir kenara koyup dürüst davranabilseydiniz.

keşke 15 yıldır bop eşbaşkanı, ekonomik krizci, din tüccarı, hırsız, şeriatçı gibi yaftalardan kurtulup zihninizi açabilseydiniz.

bize silah satmayı bile reddeden nato, yıllarca kapısında bekleten ve islamofobiyi yetiştiren ab, ortadoğu katili abd, siyonist düşman israil, çıkarcı dost rusya, mezhepçi iran, dağılmış ırak, devlet isteyen kuzey ırak, paramparça suriye... dış siyasette bunlarla uğraşırken ve aynı anda ekonomik anlamda bunlara göbeğinden bağlıyken, ilişki kesmen durumunda edeceğin zararı tahsis edecek yerin olmadan, bu ülkeyi yönetmenin kolay olmadığını anlayabilseydiniz.

daeş, ypg, pyd, pkk, d-hkpc, fetö... keşke asker, polis ve sivil farketmeden nice vatandaşlarımızı bu it sürülerine kurban verirken bir olmamız gerektiğini en az bahçeli kadar idrak edebilseydiniz.

keşke eleştiri yapmakla saçmalamak arasındaki farkı ayırt edebilecek kapasiteniz olsaydı. hepimiz yarınımızdan endişe etmeye devam ederken meselenin siyaset meselesi değil, istiklal meselesi olduğunu fark edebilseydiniz.

keşke yanlışı konuşurken "al bak gördün mü, gitti işte ülke, batıyoruz" demeden önce "burada yanlış var, eksikler var, bu şekilde olmalıdır" diyebilecek kadar suçlayıcılıktan uzak dursaydınız.

ne olacak söyleyeyim. bu tanımın ilk iki cümlesini okuduktan sonra tamamını okumaya bile meyletmeyip "ak partili tanımı, sür aşağı ve eksi!" yapacaksınız.

hoş adamların yaptığı onca emeğe saygınız yok, benim üç beş dakikama mı saygı duyacaksınız? never never never. sevmişim ülkesini değil mi? kim neresine takıyor saygıyı değil mi?

geçmişe bakıp gülümsüyor, bugüne bakıp üzülüyor, yarına bakıp ağlamaklı oluyor insan sizlerle. muazzamsınız, böyle devam.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.