ülke ekonomisinin 15 yıldır çökmesi

makro ölçütler kişinin içinde bulunduğu ekonomik durumu izah edemez. mikro göstergelere bakmakta fazda vardır. senelerdir ülkenin büyüdüğü söylenip benim hane giderlerim büyüme oranından çok daha hızlı ve aynı tüketim alışkanlığına sahip olmama rağmen artıyorsa ve gelirim sabit kalmışsa krize kadar uzanan darboğaz yolunda olduğum manasına çıkar. bu durumda benim önümde iki seçenek var. birincisi gelirimi arttırmak ki iş bulma know-who temelli yapıya iyiden iyiye dönüştüğü şu ortamda hayli güç. ikincisi giderlerimi kısmak. benim giderlerimi kısmam, alışkanlıklarımı değiştirmem ve uyum sağlamam ancak darboğazın etkisiyle zaman içerisinde gelişecek tepkinin sonucunda olacaktır. harcamamı kısmam başkalarının gelirlerinin azalması sonucunu doğuracak zincirleme etkiye yol açacaktır. böyle bir etkinin kollektif hale dönüşmesi makro düzeyde kriz ortamına neden olacaktır.
bugün buğdayın bile ithal edildiği,
vergilerin agresif arttığı,
neredeyse tüm verginin dolaylı vergi kalemlerinden alındığı,
hatalı dış politikaların halka faturalandırıldığı,
kamu kaynaklarının adil dağıtılmaktan çok uzak olduğu,
eğitim imkanlarının her sene gerilediği,
hukuk'a güvenin yerlerde süründüğü,
faiz oranlarının çift hanelerde olduğu ve hiper faiz oranlarına dayanmak üzere olduğu,
ihracatın ithalat temelli ve montaj sanayisine dönük olduğu hepimizin bildiği bir takım gerçeklerdir.
tüm bu gerçekler ışığında siz karar verin kriz var mı yok mu? ekonomi çöküyor mu yoksa şaha mı kalkıyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.