laikliğin toplumun beynine geçirilmiş bir tasma olması

uzun zamandır laikperestler yüzünden toplum gerilmesin diye tartışılmayan konu. zira her gündeme gelişinde gerilenler ayılanlar bayılanlar olduğu için hep layt tartışılıyor. ama artık çok ciddi bir şekilde , bizle hiç alakası olmayan bu kavramın tartışmaya açılması gerekir.


kelime anlamı olarak "ruhban olmayan" anlamına gelen bu kelime nasıl oluyor da hiç şekilde ruhban sınıfının olmadığı bir topluma dayatılıyor? tarihi köklerimizin hiç bir evresinde olmamış bu sınıfın biz de varmış muamelesi görerek topluma dayatılması nasıl bir diktatörlüktür?

bakın bir insanın şahsi anlamda laik olmasından falan bahsetmiyorum. bu hiç bir şekilde kimseyi ilgilendirmez. bir insan laikse , dibine kadar da laikse hatta, hiç kimsenin derdi olamaz bununla. esas mesele laikliğin sahte bir din haline gelmesidir. yani sanki laiklik hayatın her alanına hükmeden bir din . zira buna aykırı en ufak bir söylemde bu gerçek karşımıza kapı gibi çıkıyor. hemen "ama laiklik cart curt " denilerek laiklik dini hortlatılıyor.

önce devleti laikleştirdiler ve sonra toplumu laikliğe göre tanımladılar. ve laiklik adına her tür dayatmayı yapıp adına özgürlük dediler. işte ben buna hadi uza kardeşim derim. ne özgürlüğü kardeşim. sen her şeyi laikliğe göre tanımlıyorsun ve adına özgürleşme diyorsun. bunun hiç bir tarihi, coğrafi, insani geçmişimizle alakası yoktur. osmanlı , 72 dini, 72 siyasi görüşü, 72 ırkı , 72 mezhebi laiklikle bir arada tutmadı. bu sahte din ağından , bağından ve bunun topluma dayatılmasından kurtulmamız lazım. yoksa daha çok tasmayla gezmek zorunda kalacağız.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.