buhara

ipek yolu üzerine kurulmuş semerkant ile birlikte özbekistan'ın kültür başkenti olan tarihte bir dönem türklere de ev sahipliği yapmış orta asya şehri. şehir gerek mimarı yapısı, gerek kültür başkenti olması, gerekse geçmişte birçok bilgine ev sahipliği yapması sebebiyle oldukça önemli merkezlerden birisi haline gelmiş. adı fars destanı şehname'de de geçen buhara'ya, özbeklerin yanı sıra yahudi ve tacik azınlıklar ev sahipliği yapıyor.

özellikle gece çekilen resimlerine baktığımda kaf dağının ardında gerçek olmayan bir şehri seyrediyormuş gibi hissediyorum. kays'ın çölü aşarken gördüğü vahalar misali beliriyor karşımda. ve rilke'nin bir sözü aklıma geliyor " demek yaşanacak yer diye buraya geliyor insanlar, bana kalsa, burada ölünür derim"

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.