modern tebliğ yöntemleri

teknolojinin hayatımıza girmesi ile hızla değişim gösteren ilgi ve algımız, islam aleminin bu konuyu gündemine almasını zorunlu kılmıştır. bunun somut örneklerini şu günlerde bizatihi yaşıyorum.

milli eğitim bakanlığı güdümünde ilim yayma cemiyeti ile birlikte yürüttüğümüz faaliyetlerde ciddi eksikliklerimiz olduğunu fark ettim. muhatabımız olan lise talebelerine ulaşabilmekte o kadar büyük sıkıntılar yaşıyoruz ki bazen umutsuzluğa kapıldığımız dahi oluyor. çünkü çeşitli iletişim araçları aracılığı ile bilinçli bir şekilde kendilerine empoze edilen anlayışlar işimizi gerçekten zorlaştırıyor. hatta bazı içeriklerin çocukların kafasında bir reset etkisi oluşturduğu dahi oluyor. sansür uygulanamayan internet deryasında sorgulama yetisi yetişmemiş çocukların beyni daha o yaşlarda büyük tahribata uğruyor.

biz eski metodları tabi ki uygulamıyoruz. yani çocukları bir araya toplayıp kuru pasta ve çay eşliğinde ilmihal dersi verip kur'an'ı anlatamazsınız. yeni nesil buna çok kapalı ve ailelerin de böyle bir talebi yok. zaten metodun sağlıklı olmadığını uygulanan neslin ne derece islam'a katkı yaptığını gözlemleyerek fark edebilirsiniz. bu noktada çağdaş metodlar üretmek ve nesle dış tehditlerden önce ulaşarak ümmetin geleceğine sahip çıkmak hepimizin üzerine düşen asli bir görevdir.

durumun vehametini size şöyle özetleyeyim; lise 1 öğrencilerinin dersine girdiğimde çocukların islam ve müslümanlar üzerindeki algısını ölçebilmek için bazı sorular sordum. verdikleri cevaplar o kadar korkunç ki! islam'a inanmayanın kafasının kesilmesine izin verilen bir dini yaşadığımıza inanıyorlar. cihad/mücahid dediğimizde kafalarında canlanan figürleri duysanız dehşete kapılırsınız. gün boyu ellerinde olan cep telefonlarında izledikleri videolar bilinçaltlarına düzenli bir şekilde bu tarz mesajlar veriyor. oynadıkları bilgisayar oyunlarındaki detaylar dahi çocukların kafasını karıştırmaya, islam'ın yalnızca zorbalık ve gericilik sunan bir anlayış olduğuna inandırmaya yetiyor. kafalarında oluşan bu önyargının üzerine yaptığınız tüm çalışmalar heba oluyor ve onlara ulaşmamızı ciddi manada zorlaştırıyor.

geçen gün diyanet işlerinin desteklediği gençlik merkezlerinden birinden randevu alarak çocuklara film izletmek istedim. bilal özgürlüğün sesi filmi onlar için gayet başarılı bir seçim olur diye düşündüm ama katılım o kadar az oldu ki programı iptal etmek zorunda kaldım. Çocuklar İslami bir figürün içinde olduğu filme dahi yanaşmadılar. Zarflamak için içinde bir çok kepazelik barındıran çakallarla dans 5'i önerdiğimde ise katılım üç katına çıktı. filmin fragmanına baksanız nedenini anlarsınız. o yaştaki erkek çocuklar için en çekici malzemeleri barındıyor. çok sayıda çıplak kadın ve bolca küfür! filmi tabi ki izletmedim çünkü ben dahi izlemeye imtina ederim. daha üzücü kısmı ise alternatif olarak izletmeye uygun başka bir film veya animasyon bulamamamdı. bu hususta o kadar az çalışma var ki, tüm boşvermişliğimizi gözler önüne seriyor.

önümüzdeki haftasonu iyc, adalet ve medeniyet, tügva ve birkaç tane daha stk'nın bulunacağı bir etkinliğe katılacağım. konuşmamda bu konuyu irdeleyeceğim ancak bu mesele sadece sivil toplumların değil, tüm toplumun meselesi. onun için çocuklarınızı, kardeşlerinizi, kuzenlerinizi veya yeğenlerinizi gözlemleyerek bu konuda neler yapılabileceğine dair fikirler üretmelisiniz. eğer bu gidişata en çabuk şekilde müdahale etmezsek yarın çok geç olacak. inanın bana çok geç olacak.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.