bülent ecevit

#siyaset  #özgürler 

272.
bazı yanlışları olmuştur, bazı yanlışlara sebep olmuştur ama karakterine laf edilemez sanırım. evet muhafazakar camianın algıladığı biçimden çok farklı bir vatanseverlik anlayışı vardı, zaman zaman çok ters düştü ama ben iyi bir insan olduğuna inandım hep. siyasi olarak kötü değil ama becerisi yetersiz bir adamdı.

-bu kadına haddini bildirin çıkışı benim de unutamayacağım hatalarından biridir. ama daha çok iyi yönleriyle hatırlarım onu.
entelektüel birikimi olan bir adamdı. şairdi. devlet terbiyesi almış kibar bir adamdı. aracısız tercümansız derdini anlatabilecek kadar iyi yabancı dili vardı. mesela ambargo olursa ekonomi çöker, ekonomi çökerse bir daha ki seçimlerde halk bizi seçmez diye korkup ajan/rahip salıveren bir adam değildi. başta dedim ya öyle ufak siyasi pazarlıkları pek beceremezdi. stratejik düşünüp, büyük resmi filan görecek kadar becerikli değildi. kıbrıs harekatı zamanında ekonomik tehditlere, silah ambargosuna karşılık 23 amerikan üssünü süresiz kapatarak karşılık verebilirdi o yüzden. kıbrıs demişken, destursuz, paldır-küldür bir adamdı. mesela soydaşlarının canı tehlikedeyken kimseden icazet almazdı. tüm dünyaya rağmen kıbrıs harekatını başlatabilirdi. zaten imaretten, ticaretten hiç anlamazdı. otoyolları, hava limanı ihalelerini, köprüleri müteahhitlere hazine garantili gelirle pazarlayabilir, zorunlu bes, mtv'ye yüzde bilmem kaç, ötv'ye bilmem kaç, her köşe başına bir trafik polisi koyarak 2001 krizini çok rahat teğet geçirebilirdi, en başta bilse zaten kendi ekonomisini düzeltirdi. son zamanlarda ihtiyarlıkta yapışmıştı yakasına. bazen insanları tanıyamıyor, karıştırıyordu. mesela yazar kasa fırlatanları faiz lobisi, dış güşler olduğunu farkedemedi. hafızası da kötüydü. 2001 krizini kendisi çıkarmamış, dönemin cb kendisine anayasa kitabı fırlatması terbiyesizliğini göstermesi ile patlak vermesine rağmen. bunu bir türlü hatırlayıp meydanlarda -eyyyy bilmem kim dediğini necdet sezer'i suçlayamamıştı. hatırlasa kesin yapardı(!).

mala mülke varlığa karşı zaafı olan bir adam değildi.
kadına karşı zaafı olan bir adam değildi. 21 yaşında aşık olduğu rahşanına 70 yaşında hala şiirler yazabiliyordu.
evlat, soy-sop gibi takıntıları zaten hiç olmadı. başta dedim ya, bence iyi bir adamdı.

rudyard kipling 'ten kendisinin tercüme ettiği ve başucu şiirlerinden biri olan "if", dünyaya bakışı ile ilgili iyi bir referans bence.


çevrende herkes kendini kaybeder
bunun da suçunu sana yüklerken
sen kendine hâkim olursan eğer,
bütün âlem senden şüphe ederken
hem yer bırakır o şüphelere
hem kendine inanabilirsen;
bekliyebilirsen usanmadan,
yalanla karşılamazsan yalanları,
kendini evliya sanmadan
affedebilirsen kin tutanları;

hayale kapılmadan hayal kurabilir,
kendini aldatmadan düşünebilirsen eğer;
zafer ve bozgun, bu iki yalancı,
ikisi de gözünde bulmazsa değer;
sözlerini evirip çevirenler
sana tuzak kurarken aklınca
gülüp geçebilirsen bunlara sen;
ömür verdiğin işler yıkılınca
işlere yeniden koyulabilirsen;

döküp ortaya varını yoğunu
bir yazı-turada kaybetsen bile,
kayıplarını dolamaksızın dile
baştan tutabilirsen yolunu;
yüreğine «dayan» diyecek
azimden başka şeyin olmasa da sen
takıp dişini tırnağına
sonuna kadar dayanabilirsen;

halkla kaynaşıp asil kalabilir,
kırallarla dolaşıp alçak gönüllü olabilirsen;
ne düşman ne dost incitemezse seni,
ne küçümser ne büyültürsen hemcinsini;
ve bilirsen her dakkanın değeri
ne kadar yol, ne kadar emektir,
senindir bütün dünya ve nimetleri,
üstelik, oğlum, adam oldun demektir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.