karadenizlilerin damak zevkinin olmaması

kastını tam ifade edemeyen bir önerme.
burada damak zevki diye günlerdir tartışılan şey damak zevki değil yörede yapılan yemeklerin çeşit azlığı ve diğer yörelere kıyasla daha farklı bileşenlerden oluşması bir de göreli olarak daha lezzetsiz bulunmasıdır.

diğer başlıklarda cirit atarken coğrafya kaderdir i her yere yapıştırıyorsunuz da burada karadenizlileri gömerken işinize gelmedi herhalde.

neyse, rize'li bir komşu anne ile büyüdüm ben. anne dememeli aslında rize'li bir komşu haminne diyelim ona. 1920 doğumlu idi. derdi ki: yörelerin her şeyi toprağındandır, dağındandır, taşındandır. insan bile bunun istisnası değildir.

horon derdi mesela, horon. küçük alanda oynanır. ama nasıl hareketlidir. kısacık zamanda, küçücük alanda ne kadar hareket eder karadenizli. neden? çünkü arazisi konyalınınki gibi dümdüz alabildiğine uzanan bir ova değil. bozlakla işi olamaz karadenizlinin, vakti yok vakti. yağmur inmeden fındığı toplamalı, çayı kaldırmalı. süresi kısa. bozlakla ne işi olabilir? egeli gibi salına salına ağııır ağır harmandalı oynayamaz, efe efe poz kesemez karadenizli. öyle uçsuz bucaksız salınamaz, arazisi engebeli. dağın başına tırmanıp fındık toplayacak, tepelerin başında tütün dizecek. e yemeği de ona göre olacak. sabah gün doğmadan yola düşecek kadın elbette eve gelip kurulu turşuyu çıkarıp kavuracak. zira o kadın sırtında şelekle sabah hoca okumadan çıkıp, yatsı ile dönüyor.
insanları da elbette engebeli, anlaşması zor, dik olacak. çünkü bu insanlar evine gitmek için yürümüyor, tırmanıyor. diğer insanlarla aralarında dimdik dağlar uzanıyor. baktıkları deniz hırçın akıyor, nehirleri öfkeleri gibi arada taşıp kendilerini boğuyor.

coğrafya kaderdir diye yapıştırıyorsunuz ya sürekli, işte bakınız coğrafya karadeniz'de tam da böyle kaderdir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.