bakıllani

bizans imparatoruna zor anlar yaşatan şahsiyetli bir alim. kaynaklarda şöyle bir hadise geçer: bizanslılar müslümanları küçük düşürmek istiyor. bizans imparatoru, içerisinde bakıllani hazretlerinin de bulunduğu müslüman bir ilmi heyeti huzuruna çağırtıyor. heyet saraya gelince protokol görevlileri tarafından karşılanıyorlar. protokol gereği müslümanlardan sarıklarını çıkartmaları isteniyor. çünkü sarık muhtemeldir ki müslümanlara heybetli bir görüntü verdiğinden bu durum bizans imparatorunun karşısında hoş görülmeyecektir. ee ptorokol görevlileri de işini yapıyor. bakıllani hazretleri görevlilere, ilim adamları olduklarını sarıklarını ve ayakkabılarını çıkarmayacaklarını söylüyor ve bunu da imparatorun hoş görmesini ifade ediyor ek olarak da bunu imparatora bildirmesini söylüyor. zor da olsa imparator bunu hoş karşılıyor ama bakıllani hazretlerine yapılan oyun daha devam ediyor. protokol görevlileri bir müddette ilim adamlarını bekleterek saygısızlık yapmayı da bırakmıyorlar tabi. aradan geçen uzun bir süreden sonra nihayet imparatorun huzuruna çağırılıyorlar. protokol görevlileri onlara kapıyı gösteriyor. kapıyı gösteriyor ama kapıya bakan bakkıllani hazretleri görüyor ki kapı, yüksekliği bakımından oldukça alçak. buna göre imparator müslüman ilmi heyeti huzuruna eğilerek tıpkı rüku'daymış gibi selamlamalarını istiyor. çünkü eğilerek girmek hristiyanlar da saygı ifadesi diğer taraftan müslümanlar da ise Allah'tan başka kimsenin huzurunda eğilmek doğru değil hele de bir hristiyanın karşısında ve ilim adamı olarak.. bakıllani hazretleri bu kapının neden böyle olduğunu çok geçmeden anlıyor. protokol görevlileri buyrun girin deyince olan oluyor bâkıllânî hazretleri keskin ve pratik zekâsı ile bu plan ve düzeneği fark ediyor ve düz girmek yerine arkasını dönerek ve imparatorun bulunduğu tarafın tersine eğilerek alçak kapıdan içeri giriyor. böylece imparatoru arkası ile selâmlıyor. *)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.