psikiyatri

Çocukluk travmaları yada bir başka sebeple gelişmiş psikiyatrik hastalıklar geçirmiş kişilerin beyinleri hem fiziksel olarak hem de kimyasal süreçler bakımından normal insanlardan farklılık gösteriyor. Bu sebeple psikiyatrinin, tedavide odaklandığı kısmın değişen beyin süreçlerini eskiye döndürmek olması olağan. Yanlış olan, insanı bütün hayatıyla ele almayıp sadece beynin kimyasına el atarak salt ilaçla tedavinin mümkün olabileceğini zannetmek. İşin terapi boyutu da var elbette. Terapi; terapist, terapist dışındaki klinik koşulları, terapide seçilen yaklaşım, bu yaklaşımın hastaya uygunluğu ve terapist hasta iletişimine göre işe yararlılığı inanılmaz değişkenlik gösteren ve asla bir matematiği olmayan kısmı psikiyatrik tedavinin.

Teoride durum buyken uygulamada daha vahim. Sen içli içli anlatırken doktor araba motoru inceler gibi suratına bakıyor. dsm kriterlerine uygunluğu kontrol eden bir makine gibi gözlerinde "uygundur!" ibaresi belirdiği an ilaç yazmaya koyuluyor. Ben psikolog da görmek istiyorum diye tutturmayı akıl edersen kibirinden kırıla kırıla sevk ediyor psikologa.

Sürecin tamamı aslında bir çok insana sadece çaresizliği öğretiyor. "Sadece doktorun tedavi edebileceği bu hastalıkla gittiğim doktor doğru düzgün dinlemedi bile, ilaçlar da işe yaramadı hala, hiç iyileşemeyecegim."

Basit ve doğal yaşamanın, temiz beslenmenin, terapiyle desteklenen maneviyata dönüşün ve aile sevgisinin birleşerek en azından asgari iyilik halini kazandırmakta ilaçlardan daha etkili olacağını düşünüyorum.


Mutlaka (bkz: köpek gibi büyütülmüş çocuk)