vatanım ruy i zemin milletim nev i beşer

namık kemal vatan makalesinde bu fikre karşı çıkarak aşağıdaki tafsilatı kaleme almıştır.

--- alıntı ---

hele hudûd-ı vatan aradan kalkmak ve insânların mecmû‘u yek-cins ve yek-terbiye bulunmak ve dünyâda yalnız bir lisân kalmak, hulâsa şâ‘irin

“milletim nev‘-i beşerdir vatanım rûy-ı zemîn”

kavli herkese şi‘âr ittihâz olmak bu âlemin başka bir âlem olmasına ihtiyâc gösterdiğinden veyâ hiç olmazsa böyle bir hâlin zuhûru bu âlemi başka bir âlem hükmüne koyacağından insâniyyet için ümîd-i sa‘âdeti ittihâd-ı umûmî zamânına hasr etmekle öteki dünyâya hasr etmek beyninde pek de fark görülemez. binâ’en‘aleyh bir millet için o kadar bir istikbâli nasb-ı ayn ederek ittihâd-ı insâniyyet nâmına fikr-i vatanı ilgâya kıyâm etmek âhiretde râhat ümîdiyle kendini öldürmek kabîlindendir.

çünkü zamânımızca hamiyyetin en büyük muharriklerinden olan vatan fikrini gönüllerden kaldırmak hıfz-ı hukûkun en mü’essir esbâbından olan ateşli silâhı ellerden almağa benzer. bir millet vatan muhabbetinden tecrîd-i nefs eder ise çok zamân geçmez elbette vatanını o muhabbetle me’lûf olanların râyet-i istîlâsı altında görür. nitekim bir kavm âteşli silâhdan keff-i yed eylerse pek az vakt içinde o silâhı düşman eliyle kendi göğsüne çevrilmiş bulur.

dünyâdan vatan fikrini kaldırmak insâniyyete bir hıdmet ve muktedir olanlara bir büyük meziyyet olabilmek zannında bulunanlarda var imiş. biz öyle garib bir maksadı fi‘ile çıkarmak teşebbüsünde pîşvâlığı ihtiyâra cesâret edenlere tayyib-i hâtırla terk eyleriz. biz oturduğumuz yerlerin her taşı için bir cevher-i cân verdik. her avuç toprağı nazarımızda o yola fedâ olmuş bir kahramânın yâdigâr-ı vücûdudur. onu binâ’en‘aleyh bize göre vatanı çin ile sibirya ile hem-kıymet tutmak ihtimâlin hâricinde görünür.

vatan bize kılıcımızın ekmeğidir. dâ’imâ kendimize mahsûs, kendimize münhasır biliriz. dâ’imâ nefsimizden ziyâde sever, nefsimizi uğruna fedâ ederiz.

işte mademki hubb-ı vatan bir hiss-i vicdânîdir ve mademki vicdâniyyât bahs ve ta‘rîz götürmez, vatan husûsunda hikmeten vukû‘ bulacak mu’âhazâtın reddi pek güç bir şey değildir. bâlâda verdiğimiz tafsîlât da bu müdde‘âyı meydâna çıkarabilir.

--- alıntı ---
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.