hayalin kendisini değil ona ulaşmak için verilen mücadeleyi sevmek

vakti zamanında "arzu her zaman öteki’nin bir etkisidir, bütünleşilemeyen bir ‘öteki’, çünkü öteki bir kişi değil, bir yer, yasanın özü, dil ve simgesel olandır. arzu, dil ve bilinçdışının bir etkisidir." demişti lacan. buradan yola çıkacak olursak, insana haz verenin arzu etmenin kendisi olduğunu, arzu nesnesi ile olur da bütünleşirse bunun çok büyük bir hayal kırıklığı yaratacağını söyleyebiliriz. zira en ideal formda olan imge, yani hayal dediğimiz şey her zaman gerçeğinden kusursuz görünmektedir gözümüze. ve bu hayal, ulaşılabilir olduğu sürece, yeterince harika gelmeyi bırakıverir. bundan dolayıdır ki, varış noktaları hiçbir zaman yol kadar çekici olmayacaktır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.