film izlerken kötü adamın tarafını tutmak

tüm benliği ile gerçek dünyada yaşayan, en azından onu biraz olsun tahlil edebilmeyi başarmış kimseler, iyinin ve kötünün hiçbir zaman net çizgilerle ayrılmadığının da bilincindedir. sinema ise daha farklı bir işleyiş sunar bize. zira yaratılan illüzyonun amacı büyük oranda izleyiciyi tatmin etmektir. başına dramatik badireler gelen bir kötü karakter anlatılırsa eğer, mazlum konumuna düşeceğinden, izleyici ona sempati duyar ve kahramanın filmin sonunda aldığı zafer yeterli tatmin duygusunu yaratmayabilir. binaenaleyh genelde sinematik evrenlerde iyi ve kötüye net çizgiler çekmeye çalışır senaristler. bu tiyatroda da kullanılan bir taktiktir. tabi son zamanlarda klişe sinema iyice kabak tadı verdiğinden, deadpool tarzı anti kahramanlar da epey sükse yaptı. çünkü onlar daha fani, daha çok bizden gibiler.

hülasa seçim hakkı varsa, kötü karakteri dinleyip, ideolojisini tam anlamıyla öğrenmek isterim şahsen. süpermen gibi klişe iyilik timsallerini sevmem çünkü. hatırlarsanız savaş sırasında bir şehri yıkmış ve sallamamıştı bile kendisi.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.